Zaman En Büyük Hazine

Zaman En Büyük Hazine

Zamanın ne büyük bir hazine, dikkatli kullanılmadığında ise, bir daha geri getirmeyeceğimiz en büyük yitik olduğuna vurgu yapmıştık önceki yazımızda. Öyleyse zamanımızı nasıl değerlendirmeliyiz?

**Niyetine Alma, Ertelememe**
“Evet, bu zamana kadar vaktimi zayi ettim, boş işlerle uğraştım, ama buna bir dur demem gerekiyor. “Vicdanımızın sesine kulak verip, sağlam bir niyetle işe başlamalıyız. Yarın değil, hemen. Zira, sevgili **Peygamberimiz** (s.a.v.) “Yarıncılar, helak oldu.” buyurmaktadır.

**Hedef Belirleme**
Büyük mutasavvıf **Hz. Mevlana** “Hedefi olmayanın varlığından şüphe ederim.” diyor. Hedefi, gayesi olmayan bir kişi, nereye gideceğini bilmeden, akıntıya kapılmış bir sal gibi, bir oraya bir buraya yalpalar, durur.

**Zamanı Planlama**
“En kötü plan bile plansızlıktan iyidir.” derler ki bu çok doğrudur. Bir günümü nasıl geçiriyorum, yapmam gerekenler neler, önceliklerimi neler? Günlük, haftalık, aylık yapılması gerekenler planlanarak, günlük uygulanabilir bir program yapmalı, önemli işler önce, zor ve dikkat gerektirenler en zinde zamanlarda yapılmalıdır. Günün sonunda plana uyulup uyulmadığı kontrol edilmelidir.

Amerikalı dört çocuk annesi Marjorie Holmes, yüzlerce makalesi, onyedi kitabı olan bir yazardır. Her gün ayırdığı iki saati hedefli ve planlı bir şekilde kullanarak bu başarıya ulaşmıştır, şöyle demektedir: “Disiplinli ve planlıyım, heveslerime karşı koymayı ve zamanımı tanzim etmeyi erkenden öğrendim.”

**Meşguliyetle Dinlenme**
Bir insan için, uyku, yemek, okul ya da iş gibi günün belli zaman dilimlerini alan faaliyetlerden arta kalan zaman mutlaka olacaktır. Bu vakitlere boş vakitler diyebiliriz. Toplumda sırt üstü yatıp dinlenmek,televizyon seyretmek,saatlerce amaçsız alışveriş mekanlarında dolaşmak, kahvehanelerde oturmak gibi davranışlar bu vakitleri doldurmak için kabul görür. Ama aslında en değerli zamanlarımız o anlarda kaybolmaktadır. **Din**imize göre boşa geçirilecek vakit yoktur. İnşirah Suresi’nde** Cenab-ı Allah** ” …. Demek ki, zorlukla beraber bir kolaylık var. Evet zorlukla beraber bir kolaylık vardır. İşlerinde boşaldığın vakit tekrar çalış ve yorul. Ve her işinde ancak Rabbine sarıl( ondan iste)” buyurmaktadır. Ayet-i kerime’den anladığımız meşguliyet değiştirerek dinlenebileceğimizdir. Ders çalışarak yorulan bir öğrenci onbeş dakikalık molada bir miktar Kuran okuyarak zihnini dinlendirebilir.

**Peygamberimiz** (s.a.v.) ashabıyla giderken yol kenarında boş duran birinin önünden selam vermeden geçerler. Dönüşte aynı yerde aynı şahsa rastlarlar. Bu defa **Peygamber Efendimiz** selam verir. Ashab sorar. “Ya **Rasulallah**, giderken selamlamayıp gelirken selamlamanızın hikmeti nedir? Allah rasûlü cevap verir.” Giderken bomboş oturuyordu.Dönüşümüzde ise elinde bir çöple yere çizgiler çiziyordu. Bir meşguliyeti vardı. Onun için selam verdim.”

Churchill, Nobel Ödülü’nü aldığı altı ciltlik Ikinci Dünya Savaşı Tarihi isimli eserini nasıl yazmıştır dersiniz. Yurt dışı seyahatlerinde, o gitmeden önce kalacağı odaya önce kitaplar yerleştirilir, çalışma odası haline getirilir, o da bu ortamda çalışırdı. 

Tıraş olmaktan tasarruf ettiği zamanlarda kitaplarını yazan, eşi sofra hazırlarken tuttuğu notlarla kitap kaleme alan, bir yerden bir yere giderken yolda dil öğrenen… Bu örnekler çoğaltılabilir, bizim anlamamız gereken, küçük zaman dilimlerinin ıstikrarlı bir kullanımla büyük kazançlar sağlayabileceğidir.

**Uykuyu Azaltma**
Günde ortalama sekiz saat uyuyan bir insan, beş saat uyuyana göre üç saat kayıpta demektir.günde sekiz saat uyuyan insan ömrünün üçte birini uykuda geçirmektedir. Uzmanlarda aslında beş saat uykunun insana yeteceğini söylemektedir. Fakat uykuyu birden beş saate indirmek, fizyolojiyi sarsacağından tedrici bir şekilde uykuyu azaltmaya gitmelidir.

**Peygamberimiz** (s.a.v.) “**Allah**’ım, sabahın erken vakitlerini ümmetime bereketli kıl.” buyurmuştur. Yine sabah namazından sonra uyuyanların sırt ve bel ağrılarına mübtela olacaklarını bildirmiştir.

Burada televizyon, bilgisayar oyunları ve internet gibi zaman hırsızlarından bahsetmemek olmaz. On sekiz yaşına kadar her gün birkaç saat televizyon seyreden genç, o yaşına kadar üç yılını heba etmiş demektir.

Televizyon ve internetin zamanımızın en büyük düşmanlarından olduklarının bilinciyle tedbirimizi alıp, bu modern köleliğe hayır diyerek, kendimize ve ailemize en büyük iyiliği yapmış oluruz.  

Ranâ KÜTÜK( rana.kutuk@bedirhaber.com )

YORUM ALANI

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.