Yüzdeki Giz

Yüzdeki Giz

Kah hafif bir kalem eseri, kah derin. Hepsi bir dokunuşun alameti. Ressamın tuvaline yansıyanlar, şairin mısralara özenle dokunuşu ve bıraktığı iz. Bu izleri okumak sabır işi…

Zamanın amansız karmaşasına öyle kaptırmışız ki kendimizi; başımızı kaldırıp etrafa bakamaz hale gelmişiz. Ne dersiniz biraz yavaşlayıp hep beraber bakalım mı tefekkür niyeti ile…

Her gün bir çok insanla karşılaşırız, ya sohbet eder ya da göz ucuyla temas eder geçeriz. Neler kaçar gider de bilmeyiz…Yüzlerin taşıdığı manaya pek kayıtsız kalmışız…

Bende uzun uzun baktım bugün yüzlere. O izlerde ne fırtınalar , ne sakin denizler varmış meğer hayatı yüklenmiş. Her iz bir hikaye anlatmaya başlar size. Sanki dere kenarında oturmuş da, nice hikayeleri birden dinliyorsunuzdur. Hiç bir kitapta yazmayan gerçekler olduğunu görürsünüz. Bilmediğiniz şeylerin çokluğunu fark edersiniz. Anlık ifadelerden çıkardığınız kelimeler, yeni bir ansiklopedi olur zihninizde.

Yüzlerde ki gizi okurken, kendi kitabınızı yazarsınız.Dünyanın en zengin dilidir o. Yüzde saklı kelimeler her okunuştu başka manalarla çıkar karşınıza. İfadeler hayatın can parçasını yansıtır sanki. Kütüphanelere sığmayan manayı tek yüzde bulursunuz.
Saklı bir okyanus gibi derindir yüzdeki izler.

‘Deniz aldatır bir mesel.’ İçinde barındırdığından dem vurmuyor dalgalar. İnciden mercandan nasiplenmek için dalmayı bilmeli. Yüzeysel bakıldığında gel-git yaşanan dalga izlerinden başka bir şey değildir görünen. Öyle ya dalmak gerek. Derinde cevher saklı. Yüzlerin gizi gibi… Bakmaktan öte görmek gerek…

Bir ömür gizli yüzlerde. Bahar var bir yanında; neşeli coşkulu. Bir yanda kış; sert hırçın. Sonra yıllar var. Aylar, günler, ‘an’ lar var. Bir an-ı seyyalenin dokunduğu izler var… İzlerde saklı ömür tortuları…

Yüzlere bakmak kainata bakmak gibi, alemlere bakmak gibi. “Adeta alemde ne varsa,insanda numunesi vardır” diyor Bediüzzaman.
Yüzler ise insanın dışa açılan penceresi. Kalbin habercisi. Hislerin yalın hali. Bazan soğuk bir öfkenin teşhirini yapan, bazen baharda leylakların tebessümü gibi sıcak ve mis kokulu.

Yüzleri tüm doğruları ile okumak isterdim. En çok da yönü başka simalara dönük olanları. Böyleleri bir simada binlerce iz taşır. Sevinçlerinde nahif tebessümleri, hüzünlerinde acımtrak bakışları, her duyguya mahsus ifadeleri kainatın teşhiri sanki…

Hasılı; baktığım yüzlerde hayatın ta kendisini görüyorum. Her ne ki yaşanıyorsa yeryüzünde, yüzlere düşmüş izleri….

Zeynep Rana( zeynep.rana@bedirhaber.com )

YORUM ALANI

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.