Ya bu kadar şanslı olmasaydık?

Ya bu kadar şanslı olmasaydık?

Ne büyük nimet, doğuştan Müslüman olmak, değil mi? Düşünsenize, anne-babamız Müslüman değil ve gözümüzü açtığımızda Müslüman bir dünyada değildik! O durumda, çok şanslıysak bir vesile olur Müslüman olurduk belki ama o kadar şanslı değilsek?.. Ya el yordamıyla, iğneyle kuyu kazarak, tırmalaya tırmalaya, düşünmemiz, araştırmamız ve bulmamız gerekirdi. Çoğumuzun içinde bulunduğu tembellik ve dünyaya düşkünlük hesaba katılırsa, bu ihtimalin ne kadar zayıf olduğu da belli! Öylesine büyük bir avantajla hayata başlamışız ki, kaybetmek tamamen kendi zayıflık ve acizliğimizden…

Şimdi sahip olduğumuz güzellikleri şöyle bir gözden geçirelim mi? Hani “elhamdülillah” diye cevapladığımız, bize sorulduğunda… Hani bizi “üstün” kılan… Hani bizi cehennemden kurtarıp, cennete götürecek olan…

Mesela, elhamdülillah Müslümanız ve Allah’a öyle iman ettik ki, sanki onu her an görüyor gibi, O’nun tarafından gözetildiğimizi bir an unutmadan, tam bir huzurda bulunma huşuunda hayatımızı geçiriyoruz.

Mesela, ibadete öyle düşkünüz ki, secde yapmaktan alınlarımız nasır bağladı.

Mesela, öyle bir teslimiyetimiz var ki, dünya malı gözümüze görünmüyor, neyimiz var, neyimiz yok Allah yolunda harcıyoruz.

Durun! Biraz abarttık galiba. Bizden bahsetmiyoruz görünüşe göre. Zorlamayalım o halde. Zaten bu kadarı çok fazla, değil mi! Olsun, o kadar olmasa da, en azından olması gereken neyimiz eksik!

Mesela, öyle dürüst ve ahlaklıyız ki, hiç yalan söylemedik, hiç kimseyi aldatmadık.

Mesela, öyle insaflıyız ki, hiç kimseye rahatsızlık verip, kimseye zulmetmedik.

Mesela, öyle sabırlıyız ki, hiç öfkemize yenilip çamları devirmedik.

Mesela, öyle kanaatkarız ki, kendimize yetecek kadarından fazla olan malımızdan Allah için harcayıp, ihtiyaç sahipleriyle paylaşmaktan çekinmedik.

Mesela, öyle sadakatliyiz ki, ne ana-babamızı, ne eş ve evlatlarımızı bir kere olsun ihmal edip üzmedik, inandığımız çizgiden bir an olsun sapmadık.

Mesela, öyle cevvaliz ki, tenperverlik yapıp, Allah yolunda parçalanırcasına koşturmaktan bir an geri durmadık.

Mesela, o kadar adiliz ki, hiçbir canlıya zulmetmedik, hiçbir kimsenin hakkını en ufak gasp etmedik.

Mesela, o kadar vefalıyız ki, bir lokmasını bile yediğimiz bir kimse veya topluluğa bir ömür boyu iyi niyet besledik.

Mesela, öyle istikrarlıyız ki, dünya malı ve makam-şöhret bizi asla değiştirmedi, insanlardan bir insan olmaktan bir an vazgeçmedik.

Mesela, öyle onurluyuz ki, devlet büyükleri veya patronların gözüne girmek için yalakalık yapıp değerlerimizden ödün vermedik.

Mesela, öyle güveniliriz ki, tüm bizi tanıyanlar bizim her şeyimize kefil olacak kadar bize güvenirler.

Mesela, ırz ve namusuna o kadar düşkünüz ki, gayrı meşru en ufak bir ilişki ve irtibatımız asla olmadı. Ne görsel, ne de işitsel müstehcenliklere asla bulaşmadık.

Mesela, öyle haya sahibiyiz ki, kadın-erkek ayırt etmeden namusumuzu en ufak tehlikelerden bile koruduk.

Daha onlarca “mesela” ile başlayan birçok şey… Ama yine mi biraz abarttık yoksa?

Şimdi soruyorum, tüm bu misaller gerçekten bizi mi anlatıyor? Yoksa kuru kuruya bir “elhamdülillah”lık mı imanımız var? Boşuna mı Müslümanlığımızla üstünlük taslıyoruz? Dipleri boyladığımız halde, kendimizi zirvelerde mi görüyoruz?

Korkarım, Müslüman olsak da, tüm sıfatlarımızın Müslüman sıfatı olmasını sağlayamadık.

Korkarım, beğenmeyip hafife aldığımız kimi “Gavur”lar kadar bile sıfatlarımızda olgunluğa eremedik.

Korkarım; akıbetimizden endişe etmek yerine, maziyle övünmekten öte gidemedik.

Korkarım; Allah huzurunda hesap vereceğimize gerçekten inanamadık ve maalesef gerçek Mü’minler olamadık.

Müslümanken böyleysek, siz olsanız da benim gibi şu soruyu sormaz mıydınız:

“Ya Müslüman olmasaydık?”

Hacı İhsan ŞAHİN
Hacı İhsan ŞAHİN( haciihsan.sahin@bedirhaber.com )

YORUM ALANI

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.