Bedir Haber

Sahip Olduğumuz Nimetlerin Kıymetini Biliyor muyuz?

Sahip Olduğumuz Nimetlerin Kıymetini Biliyor muyuz?
Cemalettin YAZICI( cemalettin.yazici@bedirhaber.com )
288 views
20 Ekim 2019 - 10:44

Değerli dostlarım, yakın zamanda televizyon kanallarının birinde duygusal bir filim izledim. Konusu dilsiz bir anne, baba ve iki kardeş. Sadece büyük kardeş konuşabiliyor. Zeki bir çocuk, bundan da önemlisi ailesine ve değerlerine bağlılığıyla ön planda. Çiftçilikle ve hayvancılıkla geçimini temin eden aile, işlerini en güzel şekilde yapmaya çalışıyor. Konuşabilen büyük kardeş olan kız çocuğu hem anne-babasıyla ve kardeşiyle ilgilenmesi, sevgisi, saygısıyla gözlerimi yaşarttı. Dilsiz anne-baba kendi kültürel değerlerini çocuklarına verebilmesi birbirine bağlı bir aile ortamı oluşturmuş olması, takdire şayan bir davranıştı. Diyebilirsiniz ki bu bir filim bunda ne var? Ben şahsen filmleri sadece film olarak görmem çünkü yazılan birçok senaryo hayatın içinden olaylardan elde edilmiştir. Velev ki senaryo olarak düşünelim her türlü imkana sahip olan bizler, herhangi bir engeli olmayan fertler ve aileler olarak çocuklarımıza kültürel değerlerimizle, başta inandığımız değerlerle donatabiliyor muyuz?

 Yüce Rabbimiz insanları farklı imkanlarla dener, imtihan eder. Kimi insan varlıklı olmasıyla, kimi yakışıklı veya güzelliğiyle, kimisi de engelli olmasıyla hayatın çarkları içinde ömrünü tamamlar. Burada üç husus büyük önem arz etmektedir. Birincisi; vücudunda herhangi bir engeli olan kardeşlerimizin kendilerini eksik görüp asla aşağılık kompleksine kapılmamalarıdır. Bizim yaratılışımız tamamen Rabbimizin takdiridir. İmkanlarımız ölçüsünde hayattan kopmamak, çalışmak, sosyal hayatın içerisinde olarak normal bir birey gibi hareket etmeli. 

İkincisi; toplum olarak bizler engelli kardeşlerimizi ayrıştırmamak, kendimizi bir yerlere koyup gurura ve kibire girmemeliyiz. Allah’ın bizi ne ile imtihan edeceğini, nasıl bir şeyle sınanacağımızı bilemiyoruz. Şu an biz sağlıklı olabiliriz Allah korusun bir kazayla, hastalıkla engelli hale gelebiliriz. Çocuklarımız veya torunlarımız bu tür bir denenmeye maruz kalabilir. Hiçbirimiz kimseyi engelinden dolayı hor görmemeliyiz. Burada şunu ifade edeyim ki pejmürdelik, pis yaşama, dilenme bu tür davranışlar asla onaylamadığım hayat tarzıdır. Her fert toplumun ayrılmaz bir parçasıdır hiçbirimiz başkasından üstün değildir. Üstünlük ölçüleri Kur’an ve sünnette vurgulanmıştır.

Üçüncüsü; Allah (cc) insanları farklılıklarıyla yaratmış ki ibret alalım ve halimize şükredelim. Gözü olmayan, sağır, dilsiz, eli, ayağı vs. olmayan kardeşlerimiz eğer zihinsel problemi yoksa onlar da Rabbimizin emirlerine muhatap bireyler olarak hayatlarını devam ettirirler. Allah (cc) her birimize imkanlarımız ölçüsünde sorumlu tutacağını unutmayalım. 

Değerli dostlarım, Peygamberimiz (sas) özürlülere pozitif ayrımcılık yapan ilk insandır. Sevgili Peygamberimizin (sas) engelli sahabelerle şakalaştığını, onlara özel bir şefkat ve ilgi gösterdiği ile ilgili birçok anekdot vardır. Asr-ı Saadette engelli olup bizim engelli olarak bilemediğimiz birçok sahabe vardır. 

Sevgili Peygamberimiz (sas) özürlülere iltifat etmiş, ikramda bulunmuş, onlarla birçok kere şakalaşmış, onların sosyal hayata katılımlarını sağlamıştır. Mesela gözleri görmeyen Hz. Abdullah bin Mektum’a (ra) hem müezzinlik hem de idarecilik görevi vermiştir. Ayrıca bacağından engelli olan Hz. Muaz bin Cebel (ra), bizzat Peygamberimiz (sas) tarafından Yemen Valisi olarak tayin edilmiştir. Abdurrahman bin Avf (ra) ve Abdullah bin Mesud (ra) yine bacağından engelli ashaptandır. Yine birçok sahabe engelli olmasına rağmen faziletleriyle ön plandadırlar. Hayatlarını teferruatlı incelediğimiz zaman, durumlarını öğrenmiş oluyoruz.

Değerli dostlarım, her insan bu hayata denenmek ve sınanmak için gelmiştir. Hayat bir müfredat ve nereden nasıl imtihan olacağımızı bilemiyoruz. Her ne ile imtihan olursak olalım mutlaka bunların sabırla ve metanetle aşabileceğimizi unutmayalım.

Rabbimiz: “Allah bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz): ‘Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevla’mızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.’” (Bakara, 2/286) 

Eğer sıkıntılarımızdan bunalırsak, mutlaka Allah’ın tarif buyurduğu şekilde dua edelim…

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
หนัง JAV UNCENSOREDหนังAV JAV JAPANXXX หนังโป๊ญี่ปุ่น หนังXXX หนังหนังav ดูหนังโป๊ญี่ปุ่น หนังxญี่ปุ่นหนังAV JAV หนังโป๊ญี่ปุ่น หนัง JAV CENSOREDtürk ifşatürk pornoหนังavหนัง JAV CENSOREDหนัAV JAV JAPANXXX หนังป๊ญี่ปุ่น หนังXXX หนัง Rate R HD

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

maltepe evden eve nakliyat

ensest porno