Bedir Haber

Sadakat

Sadakat
Avatar
Nedim Bulut( nedim.bulut@bedirhaber.com )
46 views
23 Mart 2015 - 13:12

Sadakat, bağlılık… Araya hiçbir şart koymadan sevmek… Sadakat muhatabına sevgi, saygı, sorumluluk ve sabırla muamelede bulunmak. Peki bu kavramlar neden önemli? Çünkü sevgi bağlanmak, dayanmak, inanmak demektir. Çünkü saygı kırmadan, dökmeden, pişmanlığa varacak davranıştan kaçınmaktır. Saygı kişiyi/kişileri olduğu gibi kabullenmektir. Çünkü sorumluluk paylaşmak, sahiplenmek, ortak olmaktır. Çünkü sabır beklemek, hedefine ulaşmak için anahtardır. Acıya katlanmak, zorluklara göğüs germektir.

Peki vazife, mükellefiyet ve sorumluluk ölçüsünde kime, neye, ne kadar sadakat göstermeliyiz?

Evvela Allah’a, Peygambere ve Kur’ani Kerim e; sonra da annemize, babamıza, eşimize, çocuklarımıza, komşularımıza, hocalarımıza; Devlete ve millete karşı da sorumluluklarımız vardır. Hepsine karşı ayrı ayrı sadakat göstermeliyiz.

Allah’a karşı sadakat: Allah’a gönülden iman eden müminlerin en belirgin özelliklerinden biridir. Allah yolunda gösterdikleri samimi sadakat, onların ihlas sahibi kimseler olduklarını ortaya koymaktadır. Çünkü bir insanın Allah’a iman etmesi, hiçbir dünyevi çıkar beklemeden yaşaması, hayatı boyunca Allah’ın rızasını kazanmak için çaba göstermesi, sahip olduğu ve sevdiği her şeyi O’nun rızasına ulaşabilmek için kullanması ve kendisine isabet eden zorluklara sabredebilmesi için kesinlikle güçlü bir sadakat ve bağlılık duygusuna ihtiyacı vardır. Allah’a karşı duyulan bağlılık ve teslimiyet ne kadar içten ve kuvvetli olursa, insan Allah’a o denli yakınlaşma fırsatı elde edecek ve O’nun rızasını kazanmakta göstereceği çaba ve şevk de o kadar artacaktır.Bu nedenle sadakat, mümini diğer insanlardan ayıran en temel özelliklerden biridir.

Müminlerin Cenâb-ı Hakk’a karşı vazife ve mükellefiyetleri olduğu gibi Peygambere karşı sadakat göstermeleri gerekir.Hz. Resûlullah’a karşı vazife ve sorumlulukları vardır. Kur’ân bunları O’na inanmak, itaat etmek, sevmek ve salât ve selâmda bulunmak şeklinde ifade etmektedir.

Peygamber Efendimiz’e iman etmek; “O hâlde Allah’a, peygamberine ve indirdiğimiz aydınlatıcı Kur’ân’a iman edin. Allah, sizin yaptıklarınızı çok iyi bilir.” (Teğâbun Süresi, 64/8) “Müminler ancak, Allah’a ve Resûlü’ne gönülden inanmış kimselerdir…” (Nûr Süresi, 24/62)

Efendimiz’e İtaat Etmek; Allah Resûlü’ne itaat etmek, sünnetine tabi olmak, O’na iman etmenin en bâriz şartı ve göstergesidir. Peygamber’e itaat, Resûlullah’ın sünnetine sarılmak, söz ve hareketlerini yerine getirmekle vücuda gelir. “Ey Resûlüm de ki: “Ey insanlar, eğer Allah’ı seviyorsanız, gelin bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah Ğafur’dur, Rahim’dir (çok affedicidir, engin merhamet ve ihsan sahibidir). De ki: “Allah’a ve Resûlullah’a itaat ediniz. Şayet yüz çevirirlerse, bilsinler ki Allah kafirleri sevmez.” (Ali İmran Süreler, 3/31, 32)

Hz. Peygamber’i sevmek, O’na hem iman ve hem de itaat etmenin bir tezahürüdür. Hz. Peygamber’e inanan, O’nu sever, seven de sevdiğine itaat eder. O’nun dediklerini yapmayan, O’nu tam sevmiyor demektir. Peygamber Efendimiz de bir hadislerinde: “Beni ananızdan, babanızdan, çoluk çocuğunuzdan ve herkesten çok sevmedikçe gerçek mânâsıyla iman etmiş olmazsınız.” (Buhârî, İman 8) buyurarak bu sevginin gerekliliğine dikkatleri çekmiştir.

Efendimiz’e Salât ve Selam Getirmek ;Müminlerin, Hz. Peygamber’e karşı yapmaları gerekli vazifelerden biri de, ona salât u selam getirmeleridir. “Muhakkak ki Allah ve melekleri Peygambere hep salât ederler. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin ve tam bir içtenlikle selâm verin.” (Ahzâb Süresi, 33/56).

Kur’an-ı Kerim, yüce Allah’ın katından beşeriyetin en hayırlısına indirilmiş en hayırlı bir kitaptır. Kur’an, bütün özellikleriyle Cenab-ı Hakk’ın “Kelam” sıfatını yansıtır ve her yönüyle Allah’a aittir. Kur’an’ı sevmek, ona karşı saygılı ve hürmetli olmayı gerektirir. Edep ve saygı, sevginin tabii sonudur. Okumak,okutmak,emir ve yasaklarını öğrenerek onlarla amel etmek bizim sorumluluklarımızdır.Sevgili Peygamberimiz (as.): “Sizin en hayırlınız Kur’an’ı öğrenen ve öğretendir” buyurarak önemini belirtmiştir.

Anne ve babamıza karşı sorumluluklarımız; Anne babaya karşı saygılı davranmak, Anne babaya iyilik yapmak ve güzel davranışlar sergilemek, Kötü söz söylememek, bir “Öf” bile dememek ve anne babanın kalbini kırmamak, Geçim sıkıntısı içindelerse geçimlerini sağlamak için uğraş vermek, Her zaman güler yüzlü, seveceni tatlı dilli yaklaşmak ve kabalık yapmamak, Bir evlat olarak onları memnun bırakmak,– Anne baba yardıma muhtaç duruma düştüğünde yardım etmek, yaşlanıp bakıma muhtaç olduklarında onlara sevgiyle hizmet etmektir.

Eşlerin birbirine karşı,çocuklara karşı sorumlulukları; ailede eşin önce kendisini yetiştirmesi, koruması, görev bilincinde olması, yükümlülüklerini yerine getirmesi, sonra da eşi, çocukları, büyükleri ve akrabalarına karşı nasıl davranacağını bilip, bunlara karşı yükümlülüklerini yerine getirmesidir.

Ailede maddi sorumluluklarımız barınma, yeme içme, giydirme, eğitim, meşru ölçüler içerisinde gezme, eğlenme ve dinlenme ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Manevi sorumluluk ise eşin ve aile bireylerinin ruhen sağlıklı olmaları, manen gelişmeleri, kültürel açıdan seviye kazanmaları, iyi insan, iyi Müslüman olmanın donanım ve birikimini kazanmaları için elden gelen gayreti sarf etmektir.

Çocuklar, her şeyin gerçek sahibi olan Allah’ın insanoğluna lütfettiği en güzel ve şükrü en meşakkatli nimetlerden biridir hiç şüphesiz. En güzel nimet olmasının yanında şükrünün eda edilmesi de en ciddi titizliği isteyen, büyük bir sorumluluktur. Çocuklar, anne babaları için dünya hayatında gurur ve övgü kaynağı olabileceği gibi, utanç kaynağı da olabilirler. Bu ikisi arasındaki durum, anne babaların çocuklarına verdiği eğitim ve terbiye ile ilgilidir. Kur’an-ı Kerim’de; “Mal ve oğullar, dünya hayatının süsüdür” buyrulur.
Hz. Peygamber örneğinden, ailelerin çocuklarına karşı görevleri olduğunu öğreniyoruz. Bu görevlerin ilk basamağı ve diğer eğitim çalışmalarının karşılığının olmasının ilk adımı; helal rızıktır.

Rabbimiz, şöyle buyurur: “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten
koruyun…” [Tahrim 6] “Hiçbir baba, çocuğuna güzel edepten daha üstün bir şey bağışlayamaz.” [Tirmizi] Ailelerin çocuklarına karşı görevleri içerisinde en önemli hususlardan biri de, onları kâmil bir Müslüman ahlakıyla yetiştirip, terbiyelerine büyük hassasiyet göstermeleridir. Çocuğun kulağına ezan okumak, akika kurbanı kesmek, sünnet ettirmek sorumluluklarımız arasındadır.

Ülkemize karşı sorumluluklarımız ise, Seçme ve seçilme hakkını kullanmak,Vergisini dürüstçe ve zamanında ödemek, Askerlik yapmak, Kanun ve kurallara uymak, saygılı olmaktır. Memurların, tarafsızlık ve devlete bağlılık, davranış ve işbirliği, emirlere uymak, işbaşında bulunmak, devlet malım korumak, anayasaya ve kanunlara bağlı kalmak ve milletin hizmetinde kanunları uygulamak zorundadırlar.

Komşu ve iş arkadaşlarımıza,dostarımıza karşı da sorumluluklarımız bulunmaktadır. Hiç kimseye zarar vermemek; Başkalarına yardım etmek; Büyüklere saygı, küçüklere merhamet göstermek; Dargın durmamak; Dargınları barıştırmak; Dostları ziyaret etmek; Misafirleri ağırlamak; Dâvete gitmek; Din Kardeşinin İyiliğini İstemek; Başkalarının kusurlarını araştırmamak;Hastaları Ziyaret etmek ;Cenazelere Katılmak.

Neticede bir insan Allah’a karşı hesap vereceği bilinciyle hareket etmeli.Toplumdaki saygınlığını korumak için de kendisine. Ailesine ve en yakınından başlayarak çevresine karşı sorumluluklarının farkında olamalıdır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

maltepe evden eve nakliyat

ensest porno