Bedir Haber

Muharrem Ayı ve Aşure Günü

Muharrem Ayı ve Aşure Günü
Emekli Müftü Mehmet Gündoğdu( mehmet.gundogdu@bedirhaber.com )
177 views
08 Eylül 2019 - 0:38

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla,
Allah’a hamd, Resulüne salat, selam olsun.

Muharrem Ayı ve Aşure Günü

Muharrem Ayı

İslam medeniyeti tarihinde önemli bir yere sahip olan Muharrem ayı, Rasul-i Ekrem (s.a.s.)’in (Şehrullah) “Allah’ın ayı” olarak nitelendirdiği kutsal bir aydır.

Ayrıca Muharrem ayı, Hicri takvimin de birinci ayıdır. Hz. Ömer’in halifeliği döneminde; Hz. Ali’nin teklifiyle, Hz. Peygamber’in Mekke’den Medine’ye hicret ettiği yıl (Miladi 622), İslâmî takvimin başlangıçı, Muharrem ayı da bu takvimin ilk ayı olarak kabul edildi.

Muharrem ayı, Hz İbrahim’den bu yana, Araplar arasında savaşmanın yasak olduğu haram aylardan biridir. Haram aylar, Zilkade, Zilhicce, Muharrem, Receb aylarından oluşan dört aydır.

İslam dini bu haram ayların ifade ettiği hükmü devam ettirmiştir. Kur’anda da Allah Teala haram aylara saygı gösterilmesini istemiş ve bu aylarda savaşmanın büyük günah olduğunu bildirmiştir. Nitekim;

“Sana haram ayı, yani onda savaşmayı soruyorlar. De ki: O ayda savaşmak büyük bir günahtır. (İnsanları) Allah yolundan çevirmek, Allah’ı inkâr etmek, Mescid-i Haram’ın ziyaretine mâni olmak ve halkını oradan çıkarmak ise Allah katında daha büyük günahtır” (Bakara, 217).

“Ey iman edenler! Allah’ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab’lerinden bol nimet ve hoşnutluk isteyerek Kâbe’ye gelenlere sakın saygısızlık etmeyin” (Maide, 2.)

Rivayetlerden anlaşıldığına göre, haram aylarla ilgili hükümler Hz. İbrahim zamanında konulmuş olup hac ibadetiyle ilişkilidir. Haram aylarda üçü, (zilkade, zilhicce, muharrem) birbiri ardınca gelir. Hac günlerini de içeren bu üç ay islamdan önce hac mevsimi olarak değerlendirilmiştir. Halen bu aylar hac mevsimi aylarıdır.

Bu açıdan bakıldığında, muharrem ayı hac mevsiminin son ayıdır. Bu aylarda savaşmanın yasak oluşu da büyük ölçüde hac ibadetinin huzur ve güven içinde eda edilmesini sağlamak içindir. Haram aylarla ilgili ayetlerde hac ibadetine de değinilmiş, konuyla ilgili hükümlerin insanların iyiliği için konulduğu vurgulanmıştır.

Muharrem ayında oruç

Dini geleneğimizde Muharrem ayında oruç tutmak sevaptır. Hz. Muhammed (s.a.s), bu ayın dokuz, on ve on birinci günleri oruç tutmayı ashabına tavsiye etmişti.

Peygamber Efendimiz buyurur ki: “Ramazan orucundan sonra, tutulan oruçların en faziletlisi Allah’a izafet ile şereflendirilen Muharrem ayındaki oruçtur” (Müslim, “Sıyâm”, 202).

İbni Abbas’ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: “Hz. Peygamber Medine’ye geldiğinde, Yahudilerin Aşûre günü oruç tuttuklarını gördü. “Bu nedir?” diye sordu. “Bu hayırlı bir gündür. Bu, Allah’ın İsrail oğullarını düşmanlarından kurtardığı, bu sebeple de Musa’nın oruç tuttuğu gündür” dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.s.), “Ben Musa’ya sizden daha lâyığım.” buyurdu ve hem kendisi bu günde oruç tuttu, hem de Ashab’ına oruç tutmalarını tavsiye etti.” (Buhârî,Savm, 69; II, 251; Müslim, Savm, 127; I, 795)

Orucun Ramazan ayında tutulmasının farzıyyeti ile ilgili, (Bakara, 2/183,184,185) âyetleri inince, Aşûre orucunu tutmak, nafile (isteğe bağlı) oruç haline geldi.

Aşure Günü

Muharrem ayı, içerisinde insanlık ve islam tarihi açısından, müstesna günlerden biri olan aşure gününü de barındırır.

Aşure, muharrem ayının onuncu günüdür. İsmini Arapça ‘on’ manasına gelen “aşera” kelimesinden almıştır. Dilimizde, bugün pişirilip dağıtılan tatlıya da isim olarak “aşure” şeklinde telaffuzu yaygındır.

9 Eylül 2019 Pazartesi Aşure günüdür. Tarihte bugün, insanlık ve İslam tarihi açısından önem taşıyan, bazı olaylar meydana gelmiştir.

Rivayetlere göre;

Hz Adem, Aşure gününe denk gelen , Cuma günü yaratılmıştır.

Hz İdris Peygamber, Aşure günün de göğe yükseltildi.

Hz Nuh Peygamber’in gemisinin tufandan Aşure günün de kurtuldu.

Hz İbrahim Peygamber’in Nemrut’un ateşinden kurtulduğu gündür.

Hz Musa Peygamber’in kavmini Firavunun şerrinden kurtulduğu gündür.

Hz Yunus Peygamber’in balığın karnından kurtulduğu gündür.

Hz Yusuf ‘un zindandan kurtulduğu gündür.

Hz Yakup Peygamber’in oğlu Hz. Yusuf’la Aşure günün de kavuştu.

Hz İsa Peygamber’in Doğumu ve ölümü bu günde gerçekleşti.

Hz Eyüp Peygamber’in dertlerine şifa bulduğu gündür.

Ancak bu rivayetlerin tamamı kesin olmayan (israiliyat) bilgilerdir.

Öte yandan Muharrem ayının onaltıncı günü Kudüs’ün kıble tayin edildiği ve on yedinci günde Kabe’yi yıkmak üzere Fil ashabının Mekke’ helak gün olduğu nakledilenler arasındadır.

Aşure günü duası

Bazı dua mecmualarında şu dua nakladilir.

“Bismillahirrahmanirrahim. Allahım, Sen, Ebedî’sin, Kadîm’sin, Hayyu-Kayyum, Kerimsin, Hannan-Mennasın.. Sonsuz keremin ve fazlın hürmetine, önümüzdeki yeni yıl içinde bizi, şeytandan, onun avenelerinden ve dostlarından korumanı isterim. Sürekli kötülüğü emreden, fenalık isteyen nefsime karşı yine Sen’den yardım dilerim. Beni Sana yaklaştıracak amellerle meşgul olmamı, benim her türlü derdime deva bahşetmeni ümid ederim. Ey Celal ve İkram Sahibi, Ey Merhametlilerin en Merhametlisi, rahmetini beklerim”

Aşure Aşı

Aşure aşı Nuh (as) ın gemide son günde; bir yemek için, her biri tek başına yeterli olmayan, bir çok yiyeceği bir araya getirip, karıştırarak yaptırdığı aşın adıdır.

Milletimiz, asırlardır sürdürdüğü gelenekle bugün de; “farklılıkların ahenk içindeki ortak tad’a katkı sağlamaları”, “birlik-beraberlik” gibi kültürümüzün özünde hep var olan güzellikleri devam ettirme bilincinde olmanın ifadesidir.

Birbirinden farklı tatları aynı kazanda kaynatıp, aşure aşı yapmaya, birlikte yaşamanın tadına bakıp sevgiyi paylaşmaya devam etmektedir.

Aşure günü, aşure aşının paylaşılması sevginin ifadesi, bolluk ve bereketin simgesidir.

Kerbela

İslam tarihinin en acı olaylarından biri de, Muharrem Ayı’nda, Aşure gününde meydana gelmiştir.

Hz. Peygamber (sav)’in torunu Hz. Hüseyin’in ve çoğu Ehli-i Beyt mensubu 70’den fazla insanın siyasi olaylar uğruna, Kerbela’da Emevîler tarafından şehit edilmesi nedeniyle, Müslümanların hafızasında yer alan büyük bir acıya Kerbela hadisesi denir.

Rabbül Alemin bir daha bu ümmete böyle bir acılar göstermesin, yaşatmasın. Milli birliğimizi, manevi bütünlüğümüzü muhafaza buyursun.

Bütün Müslümanlara düşen görev, tarihin güzelliklerini, yaşadığımız dönemin şartları içinde yeniden yaşamaya gayret göstermek, yanlış ve üzücü hadiselerden ve olaylardan ibret alarak, onların tekrar yaşanmaması için ne gerekiyorsa onu yapmaktır.

Kerbela faciası hakkında müstakil bir yazı yazacağımızdan, bu kadar açıklama ile iktifa ediyoruz.

Vesselam.

KAYNAK:
T.V.D, İslam Ansiklopedisi, “Muharrem”, “Aşûra”, maddeleri.
Şamil, Islam Ansiklopedisi, Muharrem maddesi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
หนัง JAV UNCENSOREDหนังAV JAV JAPANXXX หนังโป๊ญี่ปุ่น หนังXXX หนังหนังav ดูหนังโป๊ญี่ปุ่น หนังxญี่ปุ่นหนังAV JAV หนังโป๊ญี่ปุ่น หนัง JAV CENSOREDtürk ifşatürk pornoหนังavหนัง JAV CENSOREDหนัAV JAV JAPANXXX หนังป๊ญี่ปุ่น หนังXXX หนัง Rate R HD

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

maltepe evden eve nakliyat

ensest porno