40,2607$% 0.13
46,7252€% 0.08
53,9495£% 0.21
4.320,96%0,56
3.334,69%0,33
10.219,40%-0,06
02:00
Milgram deneyi, insanların otorite sahibi bir kişi veya kurumun isteklerine, kendi vicdani değerleriyle çelişmesine rağmen itaat etmeye ne ölçüde hazır olduklarını ölçme amacını güden bir deneyler dizisinin genel adı olarak biliniyor.
**Otoriteye İtaat: Deneysel Bir Bakış**
Milgram deneyi, insanların erk (otorite) sahibi bir kişi veya kurumun isteklerine, kendi vicdani değerleriyle çelişmesine rağmen itaat etmeye ne ölçüde istekli olduklarını ölçme amacını güden bir deneyler dizisinin genel adıdır. Deneyi gerçekleştiren Yale Üniversitesi psikologlarından Stanley Milgram, bu araştırmasını ilk olarak 1963’te Anormal ve Sosyal Psikoloji Dergisi (İng.: Journal of Abnormal and Social Psychology dergisindeki makalesiyle tanıtmış ve bulgularını 1974’te yayımladığı Otoriteye İtaat: Deneysel bir Bakış (İng.: Obedience to Authority; An Experimental View) isimli kitabında daha derinlemesine incelemiştir.
**İSLAM’DA İTAAT KAVRAMI NASIL ANLAŞILMALIDIR?**
**Otoriteye itaat etmeden önce iyice dinleyip, emri kavrama**
İtaat konusundaki âyetlerin incelenmesinden, bu görevin şuursuzca değil Allah ve Resulü’nün çağrısının iyi bir şekilde anlaşılması ve mesajın gerçek mânada kavranması ile yerine getirilebileceği anlaşılır. Nitekim dört âyette itaat fiili “semi‘nâ” (dinleyip kavradık) fiilinden sonra yer almış (el-Bakara 2/285; en-Nisâ 4/46; el-Mâide 5/7; en-Nûr 24/51) ve bu durumun, itaat fiilinin anlayıp kavrama üzerine bina edilmesinin gerektiğini vurguladığı kabul edilmiştir.
**Adaletli Yöneticiye İtaat**
Kur’an’da Allah ve Resulü ile birlikte müslüman toplumun değerlerini paylaşan yöneticilere de (ülü’l-emr) itaat edilmesi emredilmiştir (en-Nisâ 4/59). İslâm dininin toplumun her kesiminde adaleti tesis etmeyi hedef alması, yöneticilerle yönetilenler arasındaki ilişkiye dair düzenlemeler getirilmesini gerekli kılmıştır. Bu çerçevede yöneticilere itaat, yönetilenlerin sorumluluk alanına giren önemli bir dinî görev olmaktadır. Nitekim kendisi de bir idareci olan Hz. Peygamber, Vedâ haccı sırasında irad ettiği hutbede cennete girebilmek için yerine getirilmesi emrolunmuş (el-En’âm 6/14), onların da kâfir ve münâfıklara uymamaları istenmiştir (el-Ahzâb 33/1).
Allah’a ve Resulü’ne itaati emreden bazı âyetler itaatin imanın bir sonucu ve mümin olmanın temel özelliği olduğunu belirtir (el-Enfâl 8/1; en-Nûr 24/51). Bu özelliğe sahip bulunanların mükâfatları da şu şekilde bildirilir: Zemininden ırmaklar akan cennetlere yerleştirilmeleri (en-Nisâ 4/13), yaptıkları iyi amellerin mükâfatını eksiksiz olarak görmeleri (el-Hucurât 49/14), Allah’ın lutfuna mazhar kıldığı peygamberler, sıddîklar, şehidler ve sâlihlerle beraber bulunup ebedî kurtuluşa ermeleri (en-Nisâ 4/69; el-Ahzâb 33/71).
**
“Aklın kabul ettiği, dinin benimsediği, insan tabiatının ve toplumun uygun gördüğü fiil ve davranış” ve İtaat**
İslâm’da kabul edilen genel ilkeye göre insan toplulukları kural olarak barış ve anlaşma halinde yaşamalıdır (el-Bakara 2/208; el-Enfâl 8/61). Fert ve toplum arasındaki münasebet itaat statüsünde olacaksa bunun “mâruf” çerçevesine girmesi gerekir. “Bilinen, tanınan, yadırganmayıp benimsenen şey” mânasına gelen mârufun Kur’an’daki kullanılışları çerçevesinde “aklın kabul ettiği, dinin benimsediği, insan tabiatının ve toplumun uygun gördüğü fiil ve davranış” diye anlaşılması mümkündür (DİA, XI, 138-139).
Yaygın bir söyleyişle, “Yaratana âsi olunacak yerde yaratılmışa itaat yoktur” şeklinde ifadesini bulan kriter birçok rivayette Hz. Peygamber’e nisbet edilmiştir (Miftaĥu künûzi’s-sünne, “eǿimme” md.).
**İtaat Edilmemesi Gereken Kişi ve Gruplar**
Kur’ân-ı Kerîm’de itaat edilmesi emredilenler yanında itaat edilmemesi istenen kişi ya da gruplardan da söz edildiği görülür. Bunları şu şekilde sıralamak mümkündür: Kâfirler ve münafıklar (el-Ahzâb 33/48), ısrarlı direnişleri ve inatları yüzünden kalpleri Allah’ı anmaktan alıkonulmuş olanlar, nefsânî arzularına uyup işlerinde aşırıya gidenler (el-Kehf 18/28), kötü ahlâklılar ve günahkârlar (el-Kalem 68/10-13), Allah’ın koyduğu sınırları aşanlar (eş-Şuarâ 26/151), yönetimleri altında bulunan kimseleri Allah yolundan uzaklaştıran gruplar (el-Ahzâb 33/64-68). Kur’an bunlara itaati doğrudan bir inanç meselesi olarak ele almakta ve bu hususta yapılan uyarıyı dikkate almayanların durumunu Allah yolundan bir kopuş olarak değerlendirmektedir (Âl-i İmrân 3/99-104; el-En‘âm 6/116-117, 121).
**
“Yaratana âsi olunacak yerde yaratılmışa itaat yoktur”**
Hz. Ali r.a. bir harpte müşriklerden birisiyle savaşıyordu. Zorlu bir mücadeleden sonra adamı yere düşürdü ve kılıcını adamın boynuna dayadı. Bu sırada adam Hz. Ali r.a.’ın yüzüne tükürdü. Hz. Ali adamı öldürmekten vazgeçerek hemen bıraktı ve geri çekildi. Müşrik hayretle sordu:
– Neden beni öldürmüyorsun?

Hz Ali r.a .:
– Seninle Allah için dövüşüyordum ve seni onun yolunda öldürecektim. Fakat sen bana tükürünce nefsim adına hiddetlendim. İşime kendi öfkem karıştığı için niyetim zedelendi. Onun için seni öldürmedim, dedi. Adam:
– Seni kızdırayım da beni çabucak öldüresin diye yüzüne tükürmüştüm. Madem ki dininiz bu kadar saf ve halis, muhakkak hak dindir, dedi ve müslüman oldu.
**MİLGRAM DENEYİ VİDEOSU İÇİN [TIKLAYINIZ](https://www.bedirhaber.com/milgram-deneyi-video,48.html)**
Deneyler nazi savaş suçlusu Adolf Eichmann’ın Kudüs’te yargılanmaya başlamasından üç ay sonra, Temmuz 1961’de başladı. Milgram, deneyleri şu soruya cevap aramak üzere geliştirmişti: “Eichmann ve Yahudi Soykırımında yer alan yüzbinlerce yardakçısı sadece onlara verilen görevi yerine getiriyor olabilir miydi? Onların hepsi yardakçılık suçuyla suçlanabilir miydi?”
**
Deney Nasıl Uygulandı? **
Yale Üniversitesi’nde özel olarak hazırlanan bir bölümde gerçekleşen deneyde, katılımcılar gazete ilanı ile bulundular. Katılımcılarda herhangi bir özellik aranmadı, 20-50 yaş arasından sıradan insanlardı. Sadece ilk deneyde katılımcıların hepsi erkeklerden seçildi.
Katılımcılara deneyin ‘cezanın öğrenmedeki etkileri’ üzerine olduğu söylendi ve deney tamamlandıktan ancak belli bir süre sonra asıl amaç açıklandı. Deney başlamadan önce, diğer bir katılımcının da var olduğu, aralarında kura ile bir ‘öğretmen’ ve bir ‘öğrenci’ seçileceği açıklandı. Seçim kura ile yapılacak, kura da ‘öğrenci’ ve ‘öğretmen’ yazan iki kağıdın katılımcıların seçimi ile yapılacaktı. Ancak ikinci katılımcı, deney grubunun elemanıydı ve her iki kağıtta da ‘öğretmen’ yazıyordu. Dolayısıyla gerçek katılımcının öğretmen rolünde olması kaçınılmazdı. ‘Öğrenci’ ile ‘öğretmen’ birbirinin sesini duyabileceği ancak birbirini göremeyeceği farklı odalarda yer aldılar. Deneyin asıl amacında otoriter figürü temsil eden, özellikle sert ve disiplinli görünen deney gözlemcisi, deney boyunca katılımcının (öğretmenin) yanında kaldı. Deney başlamadan önce katılımcıya, öğrencinin çekeceği acıyı öngörebilmesi için 45 voltluk bir elektro şok uygulandı.
**CEZA: ELEKTROŞOK**
Deney boyunca, öğretmen öğrenciye öğrenmesi için sözcükler listesini bildiriyor ve bu sözcükleri öğrenip öğrenmediğini sorarak kontrol etti, her yanlış cevapta ceza olarak öğretmen, öğrenciye, bağlı olduğu makine ile her seferinde artan miktarda elektroşok uyguladı. Gerçekte ise şok uygulanmıyordu. İşbirlikçi denek gerçek denekten ayrıldığı zaman, geçtiği odada elektroşok makinesine bütünleştirilmiş bir ses kayıt cihazını çalıştırıyordu, bu cihaz da her şok seviyesine karşılık önceden kaydedilmiş bir çığlık sesini çalıyordu. Voltajın birkaç defa artırılmasından sonra (bu, genelde 150 volttu) aktör, kendisini yan odadaki katılımcıdan ayıran duvarı yumruklamaya başlıyordu.
**HAKSIZLIĞA DEVAM EMRİ**
Denek herhangi bir noktada deneyi durdurma isteğini ifade ettiği zaman kendisine sert gözlemci tarafından aşağıdaki sırayı takip eden sözlü uyarılarda bulunuldu:
1. Lütfen devam edin.
2. Deney için devam etmeniz gerekiyor.
3. Devam etmeniz kesinlikle çok önemli.
4. Başka seçeneğiniz yok, devam etmek “zorundasınız”.
Denek bu dört uyarıdan sonra bile hala durmak istediğini ifade ederse deney durduruluyor, tersi durumda ise deney ancak denek en yüksek şok olan 450 voltu 3 kere art arda uyguladıktan sonra durduruluyordu.
**300 VOLTTAN ÖNCE BIRAKAN OLMADI**
Milgram’ın ilk deney dizisinde katılımcıların % 65’inin (40 katılımcıdan 26’sının) deneydeki en yüksek gerilim olan 450 voltu, her ne kadar epey huzursuzluk hissetmiş olsalar da, uyguladıkları görüldü. Hepsi deneyin bir noktasında durup deneyi sorguladı, hatta bazıları kendilerine ödenen parayı geri vereceklerini söylediler. Katılımcılardan hiçbiri 300 volt seviyesinden önce şok uygulamaktan tereddütsüzce vazgeçmedi. Daha sonra bu deney, farklı etkenlerin araştırılması için, çeşitli değişikliklerle yenilendi.
**SIRADAN İNSAN YOK ETME MAKİNASININ PARÇASI OLABİLİYOR**
Milgram deney sonuçlarını şöyle değerlendirdi; “Sadece görevlerini yapan, kendi başlarına vahşi işlere kalkışmayan sıradan insanlar, korkunç bir yok etme işleminin bir parçası olabilmekteler. Ek olarak, yaptıkları işin yıkıcı sonuçlarını apaçık görmelerine rağmen, temel ahlaki değerleriyle çelişen bu görevlerde pek az kişinin otoriteyi reddetme potansiyeli olduğu görüldü.”
**
50 YIL SONRA DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK**
Milgram’ın ünlü ‘İtaat Deneyi’ni, yaklaşık 50 yıl sonra Santa Clara Üniversitesi’nden bilim adamı Jerry Burger küçük değişikliklerle tekrarladı. Bu değişikliklerden biri, ‘öğrenci’ye verilen maksimum voltun orijinal deneydeki gibi 450 değil, 150 volt olarak belirlenmesiydi. Burger bu değişikliği şöyle açıklıyor: “Deneyde, öğrencinin bağırmaya ya da ağlamaya başladığı düzey olan 150 voltta elektroşok uygulayan deneklerin yüzde 79’u, 450 volta kadar çıktı. Dolayısıyla kırılma noktası olan 150 voltta deneyi sonlandırmakta bir sorun görmedim.”
**SÜRPRİZ VE HAYALKIRIKLIĞI**
Burger tekrar deneyinin sonuçlarını, “sürpriz ve hayalkırıklığı” olarak nitelendiriyor. “Zira” diyor, “Tekrar deneyinine katılanların yüzde 63’ü, tanımadıkları bir kişiye, deneydeki son nokta olan 150 volt elektroşok uygulayabiliyor.” “Deney sırasında katılımcılarda olağandışı ya da yanlış bir şey yoktu” diyen Burger, 1960’larda otoriteye daha fazla itaat ettiğini düşündüğümüz kuşakla günümüz insanlarının bir biçimde benzer karakteristikler taşıdığının görüldüğünü açıkladı.
Burger, sonuçları sürpriz olarak karşılasa da, değerlendirmelerinde ihtiyatlı: “Her ne kadar soykırım gibi karmaşık toplumsal davranışları laboratuvar koşullarında elde edilen bilgilerle açıklamak zor olsa da bu tür çalışmalar insanların beklenmedik davranışlarını anlamada önemlidir.” Burger, sonuçları değerlendirdiği American Psychologist dergisinde, deney sonuçlarının Irak’taki Ebu Gureyb ya da II. Dünya Savaşı’nda olanların ancak bir bölümünü açıklayabileceğini belirtti.
**Deneyin Ulaştığı Sonuçlar**
Milgram ulaştığı sonuçları 1974 tarihli makalesi “İtaatin Tehlikeleri”nde (İng.: The Perils of Obedience) özetledi:
1.Katılan deneklerin güçlü vicdani duyguları ile saf otoriteyi çeliştirdim, ve kurbanların acı dolu çığlıklarının eşliğinde genellikle otorite kazandı.
İtaatin hukuksal ve felsefesel açılardan devasa önemi bulunmaktadır, ancak bunlar çoğu insanın somut durumlarda nasıl davrandığı konusunda fazla bilgi vermez. Yale Üniversitesinde sıradan bir insanın sadece bir deney bilimcisinden aldığı emirle başka bir insana ne kadar acı çektireceğini ölçmek için basit bir deney düzenledim. Katılan deneklerin güçlü vicdani duyguları ile saf otoriteyi çeliştirdim, ve kurbanların acı dolu çığlıklarının eşliğinde genellikle otorite kazandı. Yetişkin insanların, bir erk makamının komutası doğrultusunda her şeyi göze almakta gösterdikleri aşırı isteklilik, çalışmamızın acilen açıklama gerektiren en önemli bulgusudur.
2. Temel ahlaki değerleriyle çelişen bu görevlerde pek az kişinin otoriteyi reddetme potansiyeli olduğu görüldü.
Sadece görevlerini yapan, kendi başlarına vahşi işlere kalkışmayan sıradan insanlar, korkunç bir yoketme işleminin bir parçası olabilmekteler. Ek olarak, yaptıkları işin yıkıcı sonuçlarını apaçık görmelerine rağmen, temel ahlaki değerleriyle çelişen bu görevlerde pek az kişinin otoriteyi reddetme potansiyeli olduğu görüldü.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
bursa escort görükle eskort görükle escort bayan bursa görükle escort bursa escort bursa escort bayan