40,2607$% 0.13
46,7252€% 0.08
53,9495£% 0.21
4.320,96%0,56
3.334,69%0,33
10.219,40%-0,06
02:00
Trump, Türkiye ve Mamdani Üzerinden Yükselen Siyasi Aynalama: İki Ülkenin Aynı Soruları
Amerika’da Trump’ın yenilgisi ve New York’ta Mamdani’nin kazandığı seçim, hem ABD içinde hem de Türkiye’de benzer tartışmaları ateşledi. Yorumlarda öne çıkan en belirgin nokta şu: İki ülkenin siyasi gerilimleri birbirine şaşırtıcı ölçüde benziyor. Lider kültü, kutuplaşma, dinin siyasete alet edilmesi, dış güç tartışmaları ve seçim meşruiyeti konusundaki ortak refleksler, geniş bir perspektife ihtiyaç olduğunu gösteriyor.
Birçok kişi Trump’ın İsrail ile kurduğu yakın ilişkiyi hatırlatarak, bu tutumun Müslüman dünyasıyla çeliştiğini belirtiyor. Özellikle İsrail’e verilen sınırsız destek ve bombaların masum sivilleri hedef aldığı bir dönemde, bazı liderlerin Trump’la kurduğu sıcak ilişkilerin sorgulanması gerektiği ifade ediliyor. Bu çelişki, hem dini hem siyasi bir kırılma olarak görülüyor.
Amerika’daki seçim tartışmaları, Türkiye’deki geçmiş seçimlerle ilginç biçimde karşılaştırılıyor. Bir kısım yorum, İstanbul seçimlerinin iptal edildiği dönemi hatırlatarak, iktidarın muhalefeti küçümseyen söylemlerinin aslında kendi geçmişleriyle çeliştiğini vurguluyor. İronik şekilde, bugün başka ülkelerde eleştirilen uygulamaların bir benzerinin daha önce Türkiye’de yaşandığına dikkat çekiliyor.
Bazı görüşler, dünyanın neresine gidilirse gidilsin siyasetin temel reflekslerinin pek değişmediğini savunuyor. Güç sahibi olanın “haklı” görülmesi, demokrasinin araçsallaştırılması ve özgürlük iddialarının pratikte karşılık bulmaması, Batı dahil her yerde ortak sorunlar olarak değerlendiriliyor.
Hem ABD’de hem Türkiye’de dinin siyasette araç olarak kullanılması eleştiriliyor. ABD’de Evanjeliklerin siyasal gücü, Türkiye’de ise dini söylemlerin oy tabanını konsolide etmek için sıkça devreye sokulması karşılaştırılıyor. Bu durumun, iki ülkede de demokratik dengeyi bozduğu ve toplumu kutuplaştırdığı dile getiriliyor.
Trump’ın kaba üslubu, sürekli yalan söylemesi, kendisini eleştirenleri aşağılaması ve her konuda en iyisini bildiğini iddia etmesi, birçok kişiye başka bir lideri hatırlatıyor. Bu benzerlik, popülizmin coğrafya tanımayan evrensel bir siyaset biçimine dönüştüğünü gösteriyor.
New York’taki seçim sonucunun Türkiye’de yankı bulması da dikkat çekici. Bazıları Mamdani’nin başarısının Türkiye’de “yeni bir siyasal figür” beklentisini güçlendirebileceğini düşünüyor. Sistemden yorulan seçmenin, adalet ve demokrasi vurgusu yapan yeni bir profili destekleyebileceği dillendiriliyor. Özellikle geçmişte bazı siyasetçilerin önünün kesilmesine yönelik yöntemlerin tekrar edilmemesi gerektiği vurgulanıyor.
Yorumlar bir araya getirildiğinde şu ortak sonuç ortaya çıkıyor:
Görünen o ki, dünya siyasetinde değişim rüzgârı hem Amerika hem Türkiye için aynı soruyu sorduruyor:
Gerçekten yeni bir dönem başlayabilir mi, yoksa güç sahipleri eski düzeni sürdürmekte ısrar mı edecek?
bursa escort görükle eskort görükle escort bayan bursa görükle escort bursa escort bursa escort bayan