Bedir Haber

Mahlukat’a Allah Hesabına Bakabilmek

Mahlukat’a Allah Hesabına Bakabilmek
Arif Zühtü SOFUOĞLU( arifzuhtu.sofuoglu@bedirhaber.com )
142 views
11 Kasım 2015 - 19:08

Büyük bir âlim, yetmiş yıllık tahsil hayatını dört kelimeyle özetler: Mana-i harfi, mana-i ismi, niyet ve nazar. Bu kelimeleri izah etmeye çalışalım.
Mana-i harfi kâinat’a ve kâinatta tezahür eden olaylara onların yaratıcısı olarak Cenabı Hakk hesabına bakmak demektir. Her olayın iki yüzü vardır. Bir yüzü Cenab-ı Hakk’a, diğer yüzü ise halka. Halka bakan cihet Hakk’a bakan cihete tenteneli bir perde olmalıdır. Yoksa onun önüne geçmemelidir. Yani esere bakıldığında müessiri, nimete bakıldığında mün’im-i hakikiyi, sanata bakıldığında sanatkârı, sebeplere bakıldığında müsebbib’ul esbabı (sebepleri yaratanı) hatıra getirmelidir.
Bu hakikati fehme yaklaştırmak için ayna örneğini verebiliriz. Aynanın iki yüzü vardır. Bir yüzü parlak, diğer yüzü mat. Mat yüzü ne kadar kesifse parlak yüzü o kadar berrak olur. Kul, aynanın kesif yüzü gibi olmalıdır. Her hal ve tavrıyla sanatkârını göstermelidir. İnsan Allah’ın yarattığı en mükemmel sanat eseridir. Cenab-ı Hakk’ın esma-i ilahisini en iyi yansıtan aynadır. Yunus Emre’nin çok tekrarlanan;
“İlim ilim bilmektir, İlim kendin bilmektir, / Sen kendini bilmezsen, Bu nice okumaktır.”
şiirinde bu hakikat ifade edilir. İnsan kendi zatına Hakk nazarıyla bakınca O’nun esmasının yansımalarını görür. Yani zatına mana-i harfiyle bakan o Zat’ın sanatını seyreder. İnsan kâinatın bir özeti olması hasebiyle aynı nazarla kâinata bakmakta bizi aynı hedefe ulaştıracaktır. Sanatkarın sanatını inceleyen mahir bir talebe, marifetullah’a ulaşır. Tüm ilimlerin özü, esası ve hedefi marifetullahtır. Yani kişiyi Yaratıcısına ulaştırmasıdır. Sanatkârını tanıtmayan eser değersizdir. Büyük sanatkârlar sanatını eserlerine nakşeder. Onların sanatını izleyen sanatkârını seyretmiş gibi olur. Mükemmel eser sanatkârını haykırır. Mükemmel sanatkâr eserinin her atomuna mührünü basar. Kâinattaki tüm mahlûkat mana-i harfiyle bakılınca Allah der. Fizik kanunlarına göre hareket eden cisimler ses çıkarır. Bu kaideden hareketle sürekli hareket halinde bulunan her bir atom sani’ini haykırır. Her eser vechinde aynanın güneşi göstermesi gibi sanatkârını gösterir, tanıttırır. Her bir eser bize rabbisini tanıtan muarref bir muallim olur.
Recaizade Mahmut Ekrem bu hakikati şöyle ölümsüzleştirir;
Bir kitabullah-ı azamdır sera ser kâinat / Hangi harfi yoklasan manası hep Allah çıkar.
Kur’an-ı Hâkim bize, kâinata ve hadiselere mana-i harfi nazarıyla bakmayı öğretir. Önümüze bin-bir renk ve desenleriyle serilmiş olan tabiata tabi/sanat eseri nazarıyla bakmayı emreder. Bu nazarla etrafına bakan kimse Cenabı Hakk’ı daha iyi tanır ve hayran olur (hayret makamı). İnsan bilmediğinin düşmanıdır derler. Kişi yaratıcısını tanıdıkça sever, sevdikçe O’nu üzmemek için isteklerine ram olur. Allah’ı iyi tanıyan mutlaka sever (muhabbetullah makamı). Seven sevdiğine ittiba eder. Yalnız sevdiğini düşünür, O’nun nazarından silinir masiva. Kalb sarayını O’ndan başkasından (putlardan) temizleyince, kasrına nüzul eyler o Rahman. Bu hakikati Erzurumlu İbrahim Hakkı Hz.leri şöyle seslendirir;
Dil beyt-i Hüdadır anı pak eyle siva’dan / Kasrına nuzül eyleye Rahman gecelerde.
Sen kendini (nefsini) kaldır aradan, görünür sana ayan-beyan Yaradan.
Kâinat’a, insana ve hadiselere mana-i ismi nazarıyla bakılınca, yukarıda zikrettiğimiz hakikatlerin tam tersi tezahür eder. Nazarlar sanatkâr’a değil, sanat eserlerine yönelir. Sanat eserleri insanı materyalizm’e sürükler. Eser, sanatkârını haykırırken tüm bu seslere kulak tıkayan bedbaht, inkâr bataklığına sürüklenir. Ayağı bu şekilde kayan talihsizler, işledikleri cinayetin cezası olarak cehennemi hak eder.
Mahlûkata bir kitap nazarıyla bakılırsa; o kitabı okuyan, mana-i harfiyle okuyunca; mahlûkata kâtibin yazdığı bir harf nazarıyla bakar. O yazılan harfleri okuyarak ifade ettikleri hakikatleri fehmetmeye çalışır. Kur’an’ın ilk emri olan “ikra=oku” emrine bu zaviyeden bakılabilir. Okunan her bir harf kâtibini gösterir. Mahlûkat kitabına mana-i ismiyle bakılırsa, harf kâtibini değil kendisini (süslü yazıyı) gösterir. Kâinat kitabını okuyan kari; kâtibi değil, harf üzerindeki nakşı görür, hata eder. Nakşın güzelliklerine hayran olur nakkaşı unutur. Sanat eserine kul olur sanatkârı inkâr eder. Oysaki bir tek sanatkâra kul olan, O’nun eserlerine kul olmaktan kurtulur.
Mana-i ismiyle kâinata bakan kişi, eserden müessire ulaşamaz, eserde boğulur. Eserin yaratılış amacına aykırı davranmış olur. Mana-i harfi ile bakan kişi ise, eserden müessire ulaşarak marifetullah’a vasıl olur ve muhabbetullah’a erer. Muhabbetullah makamına vasıl olan kişi, huzur-u daimiyi bulur. Hem dünyada hem de ukbada mutlu olur.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
หนัง JAV UNCENSOREDหนังAV JAV JAPANXXX หนังโป๊ญี่ปุ่น หนังXXX หนังหนังav ดูหนังโป๊ญี่ปุ่น หนังxญี่ปุ่นหนังAV JAV หนังโป๊ญี่ปุ่น หนัง JAV CENSOREDtürk ifşatürk pornoหนังavหนัง JAV CENSOREDหนัAV JAV JAPANXXX หนังป๊ญี่ปุ่น หนังXXX หนัง Rate R HD

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

maltepe evden eve nakliyat

ensest porno