SON DAKİKA

Bedir Haber

Kimyager Hayvanlar-1

Kimyager Hayvanlar-1
Avatar
Kimyacı( kimyaci@bedirhaber.com )
0 views
08 Haziran 2016 - 7:50

Hayvanlar âleminde gerçekleşen hadiselerde birçok hikmet vardır. Bazı örneklerle hayvanlara ilham edilen kimyagerlik yönlerini inceleyeceğiz. Tabiat denen büyük kitaptan birkaç sayfayı beraber okuyacağız.

Göreceğiz ki, her bir hayvan sanki müthiş bir kimyager gibi, çok büyük bir ustalıkla harika işler başarıyor. Son teknoloji ile üretemediğimiz kimyasal maddeleri üretebiliyor, biyo-kimyasal reaksiyonlar sonucu nesillerini devam ettirebiliyorlar. En gelişmiş bilgisayarların yapamadığı hesapları, düzenleri, sistemleri kusursuzca başarıyorlar. Soğuğa, sıcağa, radyoaktif etkilere karşı önlemler alabiliyorlar. İletişim ağları kurabiliyor ve daha nice, ince hesaplı işler gerçekleştiriyorlar.

Akıl insana verilmiş bir nimettir. İnsan dışında bu nimete mazhar olan varlık olmadığına göre, bu karmaşık kimyasal işlemleri hayvanlar nasıl gerçekleştiriyor? Yapacaklarını nereden biliyorlar? Doğar doğmaz, hikmetli icraatlarına başladıklarına göre, onlara bunları bildi ren kim?

### Antibiyotik Uzmanı Zürafa

Beş metreye varan boylarıyla karada yaşayanların en uzunlarıdır zürafalar. 350 mmHg’lık basınç yapabilen kalp sistemine sahip olan bu devasa hayvanlar, 250 metreye kadar koku yayabilme özelliğine de sahiptir. Yüce Rabbimiz, 5,5 m yükseklikte olan beyninin beslenmesi için zürafalara çok güçlü bir kalp vermiştir. İnsanların kalbindeki pompalama gücü ile fışkırtılan kanın basıncı 120 mmHg (büyük tansiyon) iken, zürafaların kalbinden fışkırtılan kanın basıncı 215 mmHg’dır. Beyinlerini besleyecek kan, ancak bu kadar güçlü bir basınçla kalbinin bulunduğu yerden 3 m yükseklikteki başına çıkabilir. Tabii bu kadar yüksek kan basıncının tehlikeli neticeleri olabilirdi.

Mesela beyin damarları patlayabilir ve beyin kanamasından ölebilirlerdi. Ayrıca kalbinden 2 m daha aşağıda kalan alt bacak bölgelerindeki kan, yerçekiminin de tesiriyle çok daha büyük basınca ulaşır, ayaklarında ödemlere (şişkinliklere) sebep olur ve ayaklarındaki kılcal damarlar bu basınçla genişleyip patlayabilirdi. Fakat bunların hiçbiri olmuyor, çünkü her şeyi kuşatan ilmiyle bütün bunları bilen ve ona göre yaratan, bütün yaratılmışları bir düzen ve dengeyle idare eden (Müdebbir) Rabbim, bunun tedbirini almıştır.

Zürafaların birde kimyagerlik yönü vardır. Zürafadaki koku yayma özelliğini inceleyen bilim insanları, zürafanın derisinde 11 farklı kimyasal maddeye rastlar. Birleştirdikleri zaman daha etkili olan bu kimyasallar, incelendiği zaman birer antibiyotik özellik taşıdıkları ortaya çıkar. Vücudunda oluşabilecek mantar ve bakteriyi önleyen, keneleri uzak tutan ve mikropların büyümesini engelleyen bu maddeler çok kompleks olup laboratuvarlarda birçok reaksiyon neticesinde elde edilir.

“İndole” adı verilen bu antibiyotikleri gerek olunca üretmeyi, hangi üniversitenin kimya bölümünde öğrenmiştir bu uzun mahlûklar?

### Doktor Keçi

Hasta olunca herkes gibi doktora gideriz, değil mi? Önce randevu alırız doktordan. Muayene olduktan sonra doktorumuzun verdiği ilaçları eczanelerden alıp reçeteye göre kullanırız.
Peki, hayvanlar hasta olduklarında onları bir veterinere götüren olmazsa ne yaparlar? Tabiatta yaşan milyarlarca aslan, kaplan, kuş, kedi, köpek vs. ne yapar? Bunlardan sadece biri olan dağ keçilerinin bir türü olan “benzoarlar”dan bahsetmek istiyorum.

Benzoar keçileri; Türkiye, İran, Türkmenistan ve Pakistan’da görülmektedir. Dişiler yavrularıyla beraber yaklaşık 50’li gruplar halinde yaşarlar. Erkekler yalnız veya erkeklerden oluşan gruplar halinde yaşar.

Benzoarlar; siyah, kahverengi, gri, kızıl ve beyaz karışımlı renklerdedir. Dişileri de erkekler gibi boynuzlu ve saç rengi ile aynı renkte sakallıdır. Boynuzlarının içi keskin kılıç’a benzeyen bu dağ keçileri 4 metre yükseğe sıçrayabilirler.

Bir keçi cinsi olan ve Farsça ilaç anlamına gelen benzoarlar, yılan tarafından ısırılınca hep aynı otu, “sütleğen bitkisini” yemesi insanların dikkatini çekmiştir. Çeşitli araştırmalar yapan bilim insanları sonunda sütleğen bitkisindeki “öforbon” maddesini bulur. Bu maddeyi inceleyince hayrette kalmamak elde değil tabi, neden mi? Bu madde bazı kimyasal reaksiyonlar neticesinde yılan zehrini etkisiz hale getiriyor da ondan. Zehirlenen hayvan, o kadar ot arasından bu bitkiyi arar, bulur ve kendinin doktoru olur ve ilacı bedavaya getirir.

Keçiyi, yılanı ve sütleğeni var eden bir olunca şaşırmak yersiz değil mi?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
SON DAKİKA HABERLERİ
POPÜLER VIDEO GALERİLER

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.