Bedir Haber

Kalp-2

Kalp-2
Arif Zühtü SOFUOĞLU( arifzuhtu.sofuoglu@bedirhaber.com )
271 views
01 Ağustos 2015 - 11:22

Bazı mutasavvıflar kalb ile öteler ötesinin temaşa edildiğini ifade ederler. Kalb maddi alemle manevi alemi birbirine bağlayan bağdır. Kalb ile cismani alemden öteler ötesinin rasat edildiğini belirtirler. Latife-i hamse denilen beş özelliğin işletilmesiyle kul, rasat etme kabiliyetini kazanır. Latife-i hamse kalb, ruh, sır, hafi ve ahfa şeklinde tavzih edilir. Bu beş latife kalbin iç içe olan derununu sembolize eder. Kalb ruhun gözü, onun özel temaşagahı olup uluhiyet hakikatına ait sırlar, ancak gönül ufkundan ruh gözüyle temaşa edilebilir. Kalb zamanla ruhun gözü, kulağı haline gelir, gelir de nokta-i istinad ve nokta-i istimdat buudlarıyla sezgimiz onun bakışı, aklımız kritikçisi, irademiz de sevk ve idarecisi olur. İnsan iç içe bu latifelerle öteler ötesini farklı boyutlarda seyreder. Bu latifeleri farklı uzaklıkları gösterebilen teleskoplara benzetebiliriz. İnsan sır teleskopuyla belli mesafeleri, hafi teleskopuyla daha uzakları ve ahfa teleskopuyla öteler ötesini rasat edebilir. Sır Salih kullarda, Hafa kamil müminlerde olan bir hususiyet iken ahfa ise ancak seçkin kullara has bir özelliktir. Hafa evliyaların karı iken ahfa ancak peygamberlere has bir hususiyettir. Her kul istidadı ölçüsünde gaybi hazinelere bu rasathanelerden vakıf olur. Kalbteki sonsuz muhabbet, sonsuz bir cemal-i bakiye malik bir zat’a tevcih etmek için verilmiştir. Kul kalbi vasıtasıyla vuslata erer.

Vicdan (=kalb=ruh)’un anasır-ı erbaası (dört unsuru); irade, zihin, his ve latife-i rabbaniyedir. Her birinin gayeler ötesi bir gayesi vardır.İradenin gayesi ibadetullah (Allah’a ibadet etmek)tir, zihnin marifetullah (Allah’ı hakkıyla bilip tanıma), Hissin muhabbetullah (Allah’ı her şeyden çok sevmek), Latife-i rabbaniyenin ise müşahadetullah (Allah’ı temaşa etmektir)tır. Müşahadetullah  yani öteler ötesinin rasat edilmesi…Bu rasat ameliyesi yukarıda da izah edildiği gibi kalb, sır, hafi ve ahfa teleskoplarıyla gerçekleşir.

Vicdan, düşüncenin farklı boyutları olan; taakkul, tefekkür,tezekkür,tahattur, tahlil ve terkip gücüne sahip bilginin ve marifetin kaynağıdır. Akıl günümüz insanın bilgisinin aksine, beynin bir rüknü değil, Kur’an ayetlerinin ifadesine göre kalbin bir hassasıdır.

Kalb ile insan arasında sıkı bir ilişki vardır. İnsan mülk cihetiyle kalbin zarfı (kabı, kapsayıcısı),melekut cihetiyle ise mazrufudur (zarfın içine konulan mektup). Yani beden cismaniyet boyutuyla kalbi sarmalar, muhafaza eder. Meleküti boyutuyla ise kalb bedeni kapsar demektir.

Kalb insanı kemalata çıkaran bir merdiven (kulun miracının gerçekleşeceği mekan), cismaniyet aleminde ötelerin izdüşümü, insan bedeninden ruhani alemlere açılan bir kapı, benliği şekillendiren biricik laboratuar  ve hayr ve şerrin en önemli test merkezidir.

Kalb Allah’ı zikrederek, akıl Allah’ın yarattıklarını düşünerek yüce Allah’a bir yönelme meydana gelir. O’nun huzurunda olma bilinci gelişir. Kalbin asli vasıtası sahibini yaratıcısına vardırmasıdır. Bu yolculukta biniti bedeni, azığı ise ilimdir. Kalb kulu tevhide ulaştırır ve Allah’ın esrarını keşfetmesine yardım eder.

Kalbte yukarıda saymış olduğumuz marifet-i rabbaniyenin mahalli olan latife-i rabbaniye’ye mukabil bir de lümme-i şeytaniye vardır. Latife-i rabbaniye bir bakıma manevi kalbi besleyen damarlardır. Bu damarların tıkanmasıyla maddi kalbin bay-pass geçirmesi misillü hastalıklar zuhur eder. Bu hastalıkların kalbe sirayet ettiği mahalle, şeytanın vesvesesini üflediği anafora lümme-i şeytaniye denir. Rabbani ilhamın yansıdığı aynanın hemen yanı başında şeytani ilhamın üflendiği nokta bulunur. Bundan dolayı kalb halden hale girmektedir. İnsanın şeytanın bu tarassutundan kurtulmasının en emin yolu zikrullahtır. Diğer savunma yolu ise, kalbi heva ve şehevi arzulardan temizlemektir. Günah kirleri kalbe siklet verir, kalbi yerçekimi gibi cismani aleme çeker ve ruh ali alemlere yükselemez. Kalb tevbe-evbe-inabe kurnalarında temizlenerek hafifler ve miracını yaşar.

Kalb beden gibi hasta olur ve hatta ölür. Kalbin hastalığı şüphe ve nifaktır. Ölümü ise, günahlardan kirlenip kaskatı kesilmesi ve ilahi marifeti temaşa edememesi şeklindedir. Ölmüş kalbler nur-u hidayetle dirilir. Ayrıca cinayetkar hırs kalbi deler. Bu delik hırsın müspete kanalize edilmesiyle yamanır. Kur’an kalbin mühürlenmesinden bahseder. Sadece kalbin değil kulak ve gözlerinde mühürlenmesinden dem vurur. Mühürlenen kalb bir bakıma ölmüş demektir. Mühürlenen kulak öteler ötesinden akseden sesleri işitemez, mühürlenen göz kainatta Televvü eden binbir esma-i ilahiye’nin gölgelerini temaşa edemez olur. Kur’an’da bildirilen kalbe ilişen hastalıklardan birisi de kaskatı kesilmesidir. Bu şekilde olan kalbin yumuşaması ve incelebilmesi için zikirle ferahlaması gerektiği ifade buyrulur.

İbn-i Arabi (r.a), kalbin fonksiyonlarını yukarıdaki tafsilata mukabil genel hatlarıyla şöyle açıklar; ruhun (=kalbin) Allah’ı zikri müşahededir. Müşahede varlık aleminde Allah’ın icraatlarını ve isimlerini görmek; kainatı, Allah’ı gösteren bir ayna gibi değerlendirip her yerde Allah’ın kudret eserlerini temaşa etmektir. Bu ufka ulaşan ruh, kendi yüksek seviyesinde Cenab-ı Hakk’ı zikrediyor demektir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
หนัง JAV UNCENSOREDหนังAV JAV JAPANXXX หนังโป๊ญี่ปุ่น หนังXXX หนังหนังav ดูหนังโป๊ญี่ปุ่น หนังxญี่ปุ่นหนังAV JAV หนังโป๊ญี่ปุ่น หนัง JAV CENSOREDtürk ifşatürk pornoหนังavหนัง JAV CENSOREDหนัAV JAV JAPANXXX หนังป๊ญี่ปุ่น หนังXXX หนัง Rate R HD

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

maltepe evden eve nakliyat

ensest porno