İslam Yaşatma Dinidir

İslam Yaşatma Dinidir

İslam barış dinidir yaşamayı ve yaşatmayı tercih eden bir dindir. Maalesef son dönemde Müslümanlar yaşamayı değil öldürmeyi tercih ediyorlar canlı bombalardan tut kürtaj olaylarına kadar birçok hadisede Müslüman imajına ve kimliğine yakışmayan ifadeler ve olaylar duymaktayız. Peki, Kur’an bu konuda bizlere neler söylemektedir bu yazımızda onlara değineceğiz.

Öncelikle İslam dinine göre adam öldürme çeşitleri açısından 5’e ayrılır bunlar: amden (kasten),şibh-i amd(kasıtlıya benzeyen),hataen, şibh-i hata(istemeden adam öldürme ve ona benzeyen) ve sebebendir.

Amden ve şibh-i amd ifadelerinden kastımız durduk yere hiçbir günahı olmayı bir kişiyi başkasının öldürmesine denir. Kur’an’da NİSA 93.AYETİNDE: Kim bir mümini kasden öldürürse onun cezası, içinde ebedî kalmak üzere gireceği cehennemdir. Allah ona gazab etmiş, onu lânetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır. Buyurmuştur ki kim böyle bir günahı işlediyse hem dünyası hem ahiretini heba etmiş demektir o halde bu günahtan uzak durmak gerekmektedir.

Hataen veya hataya benzeyen adam öldürmeye gelince bu ise farkında olmadan bir kişinin başka bir kişiyi öldürmesine denmektedir. Örnek trafik kazasında ölen kişidir ki öldürme kastı yoktu ama engel olamadı kaza oldu ise bu ölüm çeşidine hataen deriz bu konuda Kitab-ı Kerimimizde NİSA SURESİ92.AYET: Müminin mümini öldürmesi olacak iş değildir, ancak yanlışlıkla olursa başka. Kim yanlışlıkla bir mümini öldürürse mümin bir esir (köle) Azad etmesi ve öldürülenin ailesine teslim edilecek bir diyet vermesi gerekir; ancak onlar diyetten vazgeçip bağışlarsa o başka. Eğer yanlışlıkla öldürülen, kendisi mümin olmakla birlikte, size düşman bir topluluktan ise, öldürenin mümin bir köle Azad etmesi gerekir. Eğer öldürülen, aranızda anlaşma bulunan bir topluluktan olursa, vârislerine teslim edilecek bir diyet ile mümin bir köle Azad etmesi gerekir. Bunları yapmaya gücü yetmeyenin, Allah tarafından tövbesinin kabulü için art arda iki ay oruç tutması gerekir. Allah alîm ve hakîmdir (her şeyi hakkıyla bilir, tam hüküm ve hikmet sahibidir). Şeklinde açıklanmıştır.
Sebeben adam öldürmeye gelince örneğin belediye doğal gaz borusu için kuyu kazar kişi bu kuyuya düşer ölürse bu sebeben adam öldürmeye girer.

CANLI BOMBALARIN HÜKMÜ?
Bizler İslam’ın cihad emrini yanlış anlıyoruz burada bahsedilen cihad masumları öldürme değil, canlı bomba olmak değil göğüs göğüse savaş meydanında cihad ve savaştır bunu yaparken kural olarak: düşmana acımasız saldırmama, ölülere saygı ve ölülere işkence etmeyin, sivillere ve masumlara saldırmayın, Müslümanları hedef almayın, düşmana insani yardım ve savaş son çare gibi kurallar getirmiştir cihada. Gelelim 21.yy da cihad kavramı bize neler söyler; bizlerde onlar gibi bilgi ve teknolojide ilerlemedir cihaddır. Sen çalışma bilim ve fen de geri kal sonra cihad de canlı bomba ol bu İslam’ı yanlış anlamadır. Peygamberimiz büyük cihadın kişinin nefsiyle cihad etmesi olduğu söylemektedir. Ama bugün Müslümanım diyenler canlı bomba olup masum, suçlu demeden herkesi öldürmeye çalışmaktadır bu konuda Kitabımız şöyle buyurmaktadır MAİDE 32.AYET İşte bundan dolayı İsrail oğullarına kitapta şunu bildirdik: Kim katil olmayan ve yeryüzünde fesat çıkarmayan bir kişiyi öldürürse sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir adamın hayatını kurtarırsa sanki bütün insanların hayatını kurtarmış olur. Resullerimiz onlara açık ayetler ve deliller getirmişlerdi. Ne var ki onların çoğu bütün bunlardan sonra, hâlâ yeryüzünde fesat ve cinayette aşırı gitmektedirler.

Ayrıca Peygamberimiz Mekke’nin fethinden sonra Beni Hanife, Sakif kabileleri ve ortaklarının başlattıkları Huneyn savaşında müşrik ölüleri arasında Peygamberimiz, öldürülmüş bir kadın gördü. “Nedir bu gördüğüm şey?” dedi. Oradakiler, “Bu bir kadındır. Halid b. Velid’in kuvvetleri öldürdü” dediler. Peygamberimiz orada bulunan bir kişiye “Halid’e yetiş! Resülüllah seni çocuk, kadın ve hizmetçi öldürmekten menediyor de!” buyurdu. Orada bulunanlardan biri, “Ey Allah’ın Elçisi! Onlar müşriklerin çocukları değiller mi?” dedi. Peygamberimiz, “Sizin en hayırlılarınız da müşriklerin çocukları değiller miydi? Her çocuk, fıtrat üzere doğar ve masumdur” buyurdu. (Ebû Davud, “Cihad,” 111) demek ki İslam da ne canlı bomba olup masumları öldürme yoktur o halde böyle İslam’ı kullananlara fırsat vermemeliyiz. Hele İŞİD gibi hem öldürüyor hem de Allah diyor sen hangi Allah’ın emrine uyuyorsun Allah Teâla yaşat diyor bizim ki öldürüyor. Bunlar en çok İslam’ın imajına zarar verdi insanlar İslam ve Müslüman deyince terör akıllarına geliyor. Rabbimiz Müslümanın vasıflarını söylerken FURKAN SURESİ 68.AYETİNDE: Onlar, Allah’la beraber başka bir tanrıya yalvarmazlar. Allah’ın muhterem kıldığı bir canı haksız yere öldürmezler. Zina etmezler. Kim de bunları yaparsa günahının cezasını bulur. Buyurarak bizlere muhteşem bir ölçü sunmaktadır.

KÜRTAJ(DOĞMAMIŞ CANA KIYMAK) ?
Bu hadisede yine Müslümanların başına bela olan diğer bir vakadır. Bu da son dönemde meşhur olmuştur daha doğmamış bir cana kıyıp bunda mutluluk arama Müslüman kadın ve erkeğe yakışmaz. Bu konuda Rabbimiz ENAM 151.AYET: De ki: “Gelin Rabbinizin size neleri haram kıldığını ben okuyup açıklayayım: O’na hiçbir şeyi ortak yapmayın, anneye babaya iyi davranın, fakirlik endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin, çünkü sizin de onların da rızkını veren Biz’iz. Kötülüklerin, fuhşiyatın açığına da gizlisine de yaklaşmayın. Allah’ın muhterem kıldığı cana haksız yere kıymayın. İşte aklınızı kullanırsınız diye Allah size bunları emrediyor. Buyurarak geçim korkusuyla evlatlarınızı öldürmeyin demektedir. Bir araştırmaya göre istenmeyen çocuklar genelde engelli dünyaya gelmektedir hem zihinsel hem bedensel o halde biz çocuklarımızı öldürmeyelim yaşatalım tıpkı İslam’ın emri gibi yaşatmayı seçen taraf olalalım. Bu konuda tek istisna vardır o da eğer çocuk doğması halinde annenin ölme endişesi varsa kürtaj yapılabilir denmiştir.

Sonuç olarak ise Rabbim yaşatmayı tercih eden Müslüman olmayı bizlere nasip etsin diyerek şu ayetle yazımızı bitirelim: BAKARA SURESİ 178.AYETİ: Ey iman edenler! Öldürülen kimselerin hakkını almak için size kısas farz kılındı. Hür hür ile köle köle ile dişi dişi ile kısas olunur. Ama kim, maktûlün velisi tarafından affedilirse kısas düşer. Bundan sonra, diyeti ona güzel bir şekilde ve tam olarak ödemek gerekir. Bu esneklik Rabbiniz tarafından bir kolaylık ve lütuftur. Artık kim bundan sonra karşıdakinin hakkına tecavüz ederse, Ona son derece acı bir azap vardır.

Hüsrev Simavi( husrev.simavi@bedirhaber.com )

YORUM ALANI

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.