Bedir Haber

İlitam Diploma Ulemalığı Mı?

İlitam Diploma Ulemalığı Mı?
Zübeyde MERYEM( zubeyde.meryem@bedirhaber.com )
144 views
11 Ocak 2015 - 21:27

Din görevlilerinin kalitesi noktasında bir rahle-i tedristen geçme ilim ortamlarını soluma ne kadar mühim bir mevzu olduğu hepimizce malumdur. Osmanlı’nın son dönemlerinde beşik ulemalarının artması ve sonrasında medreselerin kapatılmasıyla başlayan süreçte ilim ve irfan hayatında gerileme yaşanmış, bir Fatihayı bilen alim sayılmış hatta  o dönemin tanıklarının ifadeleriyle köylerde cenaze namazı kıldıracak kimseler olmadığı için günlerce cenazeler gömülmeyi beklemiştir. En sonunda bir takım önde gelen ulemanın çabalarıyla imam hatip okulları adı altında okullar açılmış, dinin laik sisteme uydurulması ve takibatı konusunda oluşturulmuş Diyanet işleri  ve imam hatip okulları uzun yıllar bu vazifeleri ifa etmiştir. Rahmetli Adnan Menderes ile birlikte din eğitimi ve Diyanet işleri alanında ülkemiz bir ivme kazanmış daha sonra birçok yerde imam hatip okulları açılmaya başlanmış ve ülkenin din adamı ihtiyacı giderilmeye çalışılmıştır. 

Hali hazırda ülkemizde  vazifeye alınacak din görevlilerinin eğitim seviyesi belirli bir standarta oturtulamamış,  kesin çizgilerle belirlenmemiştir. Bunda siyasi saiklerin, uygulanan devlet politikalarının, eğitimdeki yetersizliklerin,  az veya çok dini eğitim almış kişilerin devlet kadrolarına yerleşmemelerinin ve son zamanlarda sendikaların arzularının yerine getirilmeye çalışılmasının etkisi  vardır.

Son günlerde gündeme taşınan bir mevzu da İLİTAM (İlahiyat tamamlama Programı) okumak isteyen kadrolu personelin bu programa sınavsız geçirilme noktasındaki çeşitli sendikaların arzularıdır. Sayın başkanımızın bu konuya sıcak baktığı noktasında yapılan haberler  konuyu gündeme getirmiş ve bu tartışma mevzusu olmuştur. Haklı olarak ilahiyat eğitimini örgün fakültelerde yapmış olanlar ve İLİTAM’ı sınavla kazanmış olanların tepkilerine yol açan bu teklif çok tartışılacağa benziyor. 

Daha önce de 8 ay fahri görev yapmış olanların sınavsız kadroya alınması çok tartışılmış birçok hak ihlallerini beraberinde getirmişti ve hala da çeşitli ortamlarda kalp kırıcı seviyede tartışmalara bile sebebiyet vermektedir. Din görevlisi alımında ve din görevlilerinin eğitimi noktasında değişken politikalar uygulanması kurumumuza zarar vermektedir. İnsanların kafası karışmakta ve husumetler ve adam kayırmalara yol açmaktadır.

Din görevlilerinin kaliteli  ve eğitimli olması, bulunduğu ortamda ve mekanlarda en ön seviyede bulunması, sorunların halledilmesi noktasında akla gelen ilk kişi olması hepimizin arzusudur. Lakin din görevlilerinin kalitesi sınavsız ilahiyat kapılarını açmak ve başkalarının hakkını gasp ederek olmayacaktır. Din görevlisi seçiminde daha titiz davranılarak eğitimli olanlar hedef seçilmeli en eğitimliden en düşük eğitimliye doğru gerek kademe gerekse maaş noktasında göze çarpan bir iyileştirilmeye gidilmelidir. Buradan daha fazla eğitime daha fazla para mantığı aramak yanlıştır. Bu din görevlilerinin eğitime daha fazla önem vermesi noktasında etkili bir yol olacaktır. İlitamların kalitesi zaten tartışılır. Kendini iyi noktada geliştirmiş ve  ilitam eğitimini sadece belirli noktalarda gerekli olacak  diploma için almış olanlar zaten ilitamın eğitimine  ihtiyaç duymamaktadır.

Din görevlilerinin sınavsız ilitama alınması adaletsizlik haksızlık, hukuksuzluk ve kul hakkı olacaktır. Din görevlilerinin eğitimi daha kuruma alınmadan göreve başlamadan  halledilmelidir. Her kurum eğitimli eleman alırken Diyanetimizin elaman alıp sonra eğitmesi abes bir durumdur. Toplumda yaygın olan yarım doktor candan yarım hoca imandan eder  cümlesi lütfen artık çöpe atılsın. Kurumun kalitesinin artması belirli seviyede olanlara sınavsız okul okutmakla,  belirli süre çalışmış olanlara kadrolar dağıtmakla olmaz. Standartı olmayan  şeyler eleştirilmeyi ve yerilmeyi hak eder. 

Düşünün ki “sağlık meslek lisesini” bitirmiş bir çocuk sağlık bakanlığına sınavla, torpille veya özel bir yöntemle  doktor olarak alınıyor.  Ondan sonra bu doktora diyorlar ki “sen kadrolusun,  sınavsız bir şekilde direkt 6 yıl tıp okuyacaksın  ama ister oku ister okuma bu senin bileceğin şey. Kadron  zaten cepte” Ne kadar uçuk bir düşünce değil mi ? Bu doktorun cana vereceği zayiatı düşünün.  Ama maalesef diyanette   böyle bir düşünce hakim kılınmaya çalışılıyor. Önce kadro sonra eğitim anlayışı ihsas edilmeye çalışıldı  zaten yıllarca. Bu insanları bedavacılığa ve tembelliğe itmekten başka bir işe yaramayacaktır. Kaliteli din görevlisi olmak tabi ki diploma ile ölçülmüyor o bir vicdan işi, samimiyet işi, gönül işi ama alanında yetersiz ve eğitimsiz kişilerin de dine vereceği zayiatı düşünün isterseniz değerli büyüklerim ve veriyorlar da. İlahiyat diploması “Çin işi” haline geldi. Parayı veren ilitam okuyup diploma alıyor. Bu oluşumun kalitesi ortadayken bir de sınavsız hale getirmesi din görevlilerimizin emeksiz ve çaba harcanmamış bir şekilde bir yerlere varma çabası ne görevine ne ilmine hiçbir şey katmayacak sadece bir kağıt parçası hükmünde olan diploma dağıtım törenine dönüşecektir. Beşik ulemalığından diploma ulemalığına hızlı bir geçişin sinyali olacaktır.

Bu uygulama sadece kadrolu din görevlilerini kapsayacak düşüncesi ise zaman sonra yerini “onların ne ayrıcalığı var ben de okumak istiyorum”  diyen fahri ve vekil görev yapanların sonrasında da diğer vatandaşların  taleplerini ayyuka çıkaracak ve herkes bu nimetten yararlanmak isteyecek bu da zaten şaibeli olan fahri alımlarında daha çok adam kayırmaya dönüştürecektir. 

 
Önlisans ilahiyatların açılma maksadı kurumda görevli olanların kalitesini artırmak amacıyla idi lakin şimdiki içler acısı halini hepimiz müşahade etmekteyiz,  zaten okuldan bile sayılmadığı aşikar.  Sonra  durum tamamen değişti alakalı alakasız herkes  buraya doluştu, 5 çocuklu ev hanımından tutun, eli bastonlu neneye varana kadar önlisansı bitirmenin derdine düşmüş insanlar .  Niyet ilim öğrenmeden öte,  ben de terfi ederim bir yerlere fahri hoca olurum sonra kadro açılır da belki kadro kaparım düşüncesi. Niyette ilim olsa bu kadar eser bu kadar hocanın önünde diz kırılır, boyun bükülür. 

İlitamlar belirli bir dönemin mağduriyetini giderme noktasında düşünülmüş bir çare iken giderek yayılması işin suyunu çıkardı tabiri caizse. Her ile bir ilahiyat açılması dahi ilmin kalitesini düşürmüşken neredeyse her ilahiyat fakültesine bağlı bir İLİTAM oluşturma çabası neyin nesi. İlim para ile satılır hale geldiyse kıyameti bekleyelim o vakit. Artık bir dönemin mağduriyeti bitmiş ve ilahiyatlar hem sayı bakımından hem kontenjan bakımından artmıştır. Amirlerimizin hepsi  olmasa da çoğunluğu eğitime önem verdiği için personeline kolaylık göstermektedir. Kolaylık göstermeyen amirler ise işi suistimal etmeyecek görevlilerine artık eğitimini tamamlaması için fırsat sunmalıdır ve bu konuda uyarılmalıdır. 

Kürsülerde bas bas bağırdığımız,  adalet,  kul hakkı  ve hukuk kavramlarını biz çiğnersek toplum ne hale gelir bir düşünelim;  personelin eğitimi diploma dağıtmakla olmaz. Kurumdan ayrılmak için fırsat kollayanların bir an önce kapağı MEB’e atayım diye hayal kuranların ekmeğine yağ sürmekten başka işe yaramayacaktır. Sonradan ah vah edeceğimize sendikaların veya belirli sivil toplum kuruluşlarının, basın yayının bastırması ve neticesini düşünülmeden hareket edilmesi kurumumuzu sıkıntıya sokacaktır ve hala dağılmamış olan şaibeleri daha da artıracaktır. 

Bir dönemin mağdur edebiyatını yapmaktansa ve bedavacılık peşine düşmektense herkes emek harcayarak, çaba sarf ederek bir yerlere varsın. Yoksa bu bedavanın ardı arkası tükenmez. O zaman hafızlık yapanlara hiç sınava sokmadan belge verelim nasıl olsa alacak bir gün deyip… Tüm İHL mezunlarına kadro açalım, ilahiyatı okuyan kardeşler ilahiyatı bırakıp kadroya geçsin, hatta kadro alsın zaten ilahiyat bedava diye sonra okusun…. Bu uzayıp gider. Kadrosu var ve görevli ise lütfen eşit şartlarda yarışsın , sınavlara girsinler kim nasıl bir kapasiteye sahipse ona göre diploma dağıtılsın . Meslek erbabı kalitesiz ise kalite ilitamla artmaz. İLİTAM  bir noktada kendisi kalitesiz kaliteyi nasıl verecek. Ayrıca din görevlilerinin zoraki okuması değil iyi bir eğitimden geçtikten sonra göreve başlatılması elzem. Başta bu halledilmeli. Hasbelkader eğitimsiz olarak başlamışsa diplomadan öte başka çareler düşünülsün,  eğitim merkezlerinde sıkı ve uzun bir eğitimden geçirilsin . İlim için ne zaman ne de para kaybı söz konusudur.  Diyanetimizin bunu karşılayacak bütçesi mevcuttur. Acaba camiler neden boş, acaba Kur’an kurslarına üç-beş  neneden başka  neden kimse gelmiyor diye kafa yoralım . Sanırım her şey bedavadan okul okuma,  kadro alma ve diploma sahibi olmakla olmuyor. 

 
Yüzlerce fahri arkadaş (ki içlerinde çok iyiler var tenzih ederim ) sınavsız kadroya alındığı zaman  tepkiler çığ gibiydi ama kulak tıkandı kimse hakkını helaletmedi, etmiyor. Bazı kesimlerin  zorlamasıyla bir gecede karar alındı veya da siyasi saiklerle karar verildi.  Amacımız tekrar vicdanları rahatsız edecek böyle şeylerin gündeme gelmemesi. Derdimiz kimsenin okuyup okumaması,  kadrosu değil. Eşit şartlar eşit standartlar lazım ki adaletten , haktan, hukuktan kürsülerde dem vuralım değil mi ? Yoksa kimseye ADALETTEN bahsedemeyiz . 

Örgün okuyanlar çok mu kaliteli eleman diyenler olabilir tabiki herkesi aynı kefeye koyamayız İlitam okuyanlar içinde çok kaliteli görevli olduğu gibi örgün eğitim alanlar içinde de kastı sadece diploma olanlar da çok. Yalnız bu gençler belirli sınavlara giriyor ve yıllarını vererek bir yerlere gelmeye çalışıyorlar. Örgün olarak okuyan öğrenci sayısı artmış ve bu gençler ya MEB’ e ya da DİB’e bağlı olarak çalışacak ve hayatlarını burdan kazandıkları ile idame ettireceklerdir. Çözümler geçici değil kalıcı ve kuşatıcı olmalıdır.

Günü kurtarma çabasından çok köklü çözümler üretilmelidir. Fikirler dikkate alınmalı karşıt görüşte olanlar da anlaşılmaya çalışılmalıdır. İLMİN İZZETİNİ LÜTFEN MUHAFAZA EDELİM. PARAYLA NE SAADET NE EĞİTİM OLUR !!! Büyüklerimize saygıyla. 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
หนัง JAV UNCENSOREDหนังAV JAV JAPANXXX หนังโป๊ญี่ปุ่น หนังXXX หนังหนังav ดูหนังโป๊ญี่ปุ่น หนังxญี่ปุ่นหนังAV JAV หนังโป๊ญี่ปุ่น หนัง JAV CENSOREDtürk ifşatürk pornoหนังavหนัง JAV CENSOREDหนัAV JAV JAPANXXX หนังป๊ญี่ปุ่น หนังXXX หนัง Rate R HD

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

maltepe evden eve nakliyat

ensest porno