Bedir Haber

İffet Terâzisinde Kariyer Reflekslerimiz

İffet Terâzisinde Kariyer Reflekslerimiz
Refik KANLICA( refik.kanlica@bedirhaber.com )
152 views
22 Eylül 2014 - 9:15

Kişilerin yaşadıklarını hakikat, hakikati yaşadığı dar çerçeveyi tanımlama aracı olarak ele aldığı bir modern zaman diliminde, islâmi kavramların yerli yerinde kullanılması zarureti hâsıl olmuştur. Dînin yaşanılabilir ahlâki örnekliğine ait dindarlık dili, müntesiplerin rastgele pratiklerine indirgenemeyecek kadar ciddi bir işçiliği gerektirmektedir.

Istılahlarda tartışma olmadığı doğrudur; fakat bu, gelişigüzel bir din dili perişanlığını netice verecek tavizlerin önünü açmayı mübâh kılmamalıdır.

Dini değerlerin ifâdeleri de dînî usûl çerçevesinde inşâ edilmelidir. Şer’î ilimlerle meşgul olan ulemânın belki birinci vazifesi, mihver değerler/kavramlar etrafında koparılan fırtınalarla mücâdele edebilmek dinanizmini hiç bir zaman kaybetmemektir. Bu dinanizme iffeti önceleme ferâseti de denilebilir.

Sadece kadın-erkek münasebetlerinde “şehvet”le bağlantılı işlenen bir iffet konusunun, hayâti bir konu olarak, irâde ile birlikte ele alınması, toplumun her kademesinde karşılığının bulunması elzemdir. Hele hele dini temsil noktasında karakol durumundaki ilim sahibi kişilerin sözünde-özünde afîf kalmaları, dine olan namus borçlarıdır. Buna rağmen islâmî terminolojinin bir kariyer emtiası olarak hoyratça tüketilmesi gerçeği, maalesef bir gulyabâni olarak hemen her köşe başında karşımıza çıkmaktadır.

“Bedenî hazlara ve nefsânî aşırılıklara ilgi duymaktan kurtarılmış bir ruhî yapıya sahip olmak” (DİA, 21/507); “bir şeyi yapabilecek durumda iken o şeyden vazgeçebilmek” (Semîn Halebî, ed-Dürrü’l-Masûn) anlamına gelen iffet, fıtrat çizgisinde istikâmet üzere gidecek olan insan için son derece önemli bir erdemdir.

Bir zaaflar düğümü olan insan, sahip olduğu kuvveleri, ifrât ve tefrîtten uzak şekilde “denge” (adâlet/vasat) unsuru olarak kullandığı zaman ancak kemâli heceleyebilir. İnsanda bulunan gazab, akıl ve şehvet kuvvelerine ait denge unsurları, sırasıyla şecâat, hikmet ve iffet olarak belirlenmiştir.

Gerek mensur gerek manzum yazılan Arapça’nın kadîm kaynaklarında iffet kavramı, bugün neredeyse unutulmuş olan istiğnâ anlamında
kullanılmıştır.

Buna göre afîf insan, zaaflarına zebûn olan kişi değil, vazgeçebilen kişidir. İffetli kimse, ödül peşinde değil davasının sadakatinde olan kimsedir. 

Zaten İslam irfânı bir iffet irfânıdır. Bu irfân medeniyetini asıl asâletine kavuşturan sır ise, epistemolojik serüvenin sicil kaydı diyebileceğimiz ulemâ ve âriflerin iffet terâzisindeki özgül ağırlıklarıdır. Daha hicri ikinci asırda ‘er-rıhle fî talebi’l-hadîs’ ile kıtalararası bir ilmî seferberliğe imza atan müslüman nesiller, gittikleri yerlerde islamın izzetini müstağnî duruşlarıyla layıkıyla temsil etmişler, fâni dünyânın fânî beklentilerine köle olmamışlardır.

Haddizâtında her bir ilim, insana kemâle götürücü bir donanım armağan eder.

Tefsir, vahy bilincimizi taze tutar.

Hadis, nebevi pınardan kanmaklığımızı resmeder.

Fıkıh, asırlar boyunca tükenmek bilmeyen bir Suffe heyecânı çerçevesinde, bitmek bilmeyen paradoksal meselelere kılı kırk yaran istinbâtlar ile çözümler bulur.

Tasavvuf, bir ruh haritası çizer insana. Maddenin kölesi olmuş akıllara, ledünnî kelimeler fısıldar.

Tasavvufta mürîd demek, irâdesinin hakkını verebilen yiğit demektir. İlginç olan şu ki, bugün bir kariyer merdiveni olarak tasavvufi referanslardan beslenen münevver kimseler, ilmî ve irfânî bir iffet istiğnâsına taşra kalabilmektedir. Gönül dili olması gereken sûfi kalemler, tamir edilecek milyon dert varken, eyyâma ayak uydurup siyâsi söylemlerin akıntısına kapılabilmekte, müslüman irfânına ait farklı kazanımları yok sayabilmektedir.

Akademik seyr u sülûk acımasız bir rekâbeti mübah görebilir; fakat asâleti ıskalamamalıdır.

Hakikatin kör cümleler, sağır söylemler ile bir mühlik kaosa mahkum edildiği şu günlerde, şer’î disiplinler sahasında söz sâhibi kimselerin müstağnî bir iffet kariyerine dikkat kesilmeleri gerekmektedir.

Mevki makam ve gelecek ihtirâsları, “emr-i bi’l-ma’rûf nehy-i ani’l-münker”  hassasiyetini unutturmamalıdır. Müslüman âlim, sadece küffâra cihâd için söz söylemez; mahallesindeki yangın için de feryâd eder.

Samiha Ayverdi’nin yıllar önce yazdığı şu cümleler, sanki günümüzde de geçerlidir: “Amerika’nın keşfi ve Rönesans’ı idrakten sonra garbın büyük sanayi devrine girmesiyle maddi refahı ve maddeye tasarrufu arttıkça kahrı da artıyor ve duygu iffeti ise her geçen zamanla biraz daha eksiliyordu”.

Hâli hazırda müslüman nesiller maddî bir refâh yakalamış görünse de bu muvakkat sarhoşluk ile berâber bir “duygu iffeti” depreminin yaşandığı inkar edilemez.

Ferâseti bir akademik dipnot olmaktan çıkarıp, amelî bir tefekküre dönüştüreceğimiz günlerin uzak olmadığı mülahazasıyla sözü şâire bırakalım:

“Evlat, nârdan eyyâm geçer, hazân bahâr olur,

Sâlihler sabrıyla bedbîn leyâl nehâr olur.”

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
หนัง JAV UNCENSOREDหนังAV JAV JAPANXXX หนังโป๊ญี่ปุ่น หนังXXX หนังหนังav ดูหนังโป๊ญี่ปุ่น หนังxญี่ปุ่นหนังAV JAV หนังโป๊ญี่ปุ่น หนัง JAV CENSOREDtürk ifşatürk pornoหนังavหนัง JAV CENSOREDหนัAV JAV JAPANXXX หนังป๊ญี่ปุ่น หนังXXX หนัง Rate R HD

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

maltepe evden eve nakliyat

ensest porno