Bedir Haber

Hicret ve Sürgün

Hicret ve Sürgün
Selim ÖZDEMİR( selim.ozdemir@bedirhaber.com )
221 views
10 Kasım 2015 - 15:52

Sürgün, bir şeyi uzaklaştırma, yerinden ayırma; suçluya uygulanan bir ceza türü; bir kimsenin yerleştiği beldeden başka bir yerde oturmaya zorlanması anlamlarına gelir. Hicret ise kelime anlamı olarak genelde bir kimsenin yurdunu terk ederek başka bir yere gitmesi demektir. İslam terminolojisinde ise Allah Resulü’nün (s.a.v) Mekke’den Medine’ye göçmesi olayını ifade eder. Yazımızda, sürgün ve hicret kavramlarının dar bir çerçevede karşılaştırılması yapılmaya çalışılmıştır.

Sürgünde, içinde problemini taşıyan bir suç ve bu suça karşılık bir ceza anlamı olduğunu söyleyebiliriz. Suçluyu mekan ayrılığına itme ile suçla mekan arasında bir bağlantı olasılığı mı kuruluyor ve böylece suçlunun maddi varlığından kurtulmayla sorun çözülmeye mi çalışılıyor sorusu akla geliyor. Oysaki burada üzerinde durulması gereken husus, sürgüne neden olan suçun bir düşünce aksiyonunun olması, oluşumundan sonra da az çok etkisini varlık aleminde sürdürmesi ve ruhunu yaşatması hususunda bir tecrübeye sahip olmasının, başka bir manayla sürgün vermesinin olasılıktan uzak görünmediğidir. Çünkü sürgünde sürekli bir ıstırap hali vardır ve böylece bu halin, sürgüne neden olan düşünceyi zihninde sürekli canlı tutabileceğini söyleyebiliriz.

Tarihi tecrübe, böyle bir sorunun nesnesi olmuş birey ve toplumun başka bir aksiyonun tetikleyicisi olduğu gerçeğini yadsınamaz bir şekilde ortaya koyuyor.

İslâm’da hiç bir şey putlaştırılamaz, isterse bu, içinde doğup büyüdüğümüz, yakınlarımızın malımızın, ticaretimizin, acı tatlı her türlü hatıralarımızın ve daha nice güzel şeylerimizin bulunduğu yer olsun. Müslüman nerede inancını yaşayabiliyorsa, vatanı orasıdır. Merhum Elmalılı Hamdi Yazır’a göre, kişinin bulunduğu memlekette Allah’a ibadet etmesi kolay olmaz; dinini açığa vurmakta zorluklarla karşılaşır, daralırsa, orada bağlanıp kalmamalı, ibadetlerini serbest yapabileceği yere gitmelidir. Hicret edip o darlıktan genişliğe çıkmak için ne gerekiyorsa yapmak ve Allah’a kulluk etmek müminin prensibi olmalıdır. (Hak Dinî Kur’ân Dili, V, 37909)
Hicret teorik değil, fiili bir olaydır. İnsan kendini hicrette düşünmekle hicret etmiş olmaz. Hicret, zulümle, inançsızlıkla mücadele etmek için ülkesini terk etmektir. Bu manada zulüm ve küfür olduğu müddetçe hicrette devam edecektir. Buradan hareketle, her türlü inançsızlık ölçüsünü terk etmeyi, simgesel anlamda bir hicret diye görmek de mümkündür. Hicret, bizzat dinin getirdiği bir prensiptir, hem düşünce hem de aksiyonu içinde barındıran bir kavramdır. Bu manada şöyle der şair;

Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır
Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır
Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır
Senden umut kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır.

Sonuç olarak, sürgün ve hicret kavramı birbiriyle tam örtüşmese de düşünce ve aksiyonu geliştirmesi açısından benzerliklere konu olabilmesi ihtimali, kavramların sınırları dahilinde görünmektedir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
หนัง JAV UNCENSOREDหนังAV JAV JAPANXXX หนังโป๊ญี่ปุ่น หนังXXX หนังหนังav ดูหนังโป๊ญี่ปุ่น หนังxญี่ปุ่นหนังAV JAV หนังโป๊ญี่ปุ่น หนัง JAV CENSOREDtürk ifşatürk pornoหนังavหนัง JAV CENSOREDหนัAV JAV JAPANXXX หนังป๊ญี่ปุ่น หนังXXX หนัง Rate R HD

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

maltepe evden eve nakliyat

ensest porno