Hased

Hased

Bu haftaki yazımızda toplumda büyük bir rahatsızlık olan ve kalbi hastalıklarımızdan biri olan haset yani kıskanma konusu üzerinde durmak istedik. Niye mi çünkü haset maalesef toplumun her zümresinde ve grubunda karşılaştığımız büyük bir sorundur. Din adamlarından müftüsünden-vaizine, imamından-müezzine, hademesinden-işçisine, amirinden-memuruna toplumun her köşesinde karşılaştığımız en büyük sorunlardan bir tanesidir. Biri ötekini öteki berikini çekemediği bir dönemdeyiz. Hatta daha ileri gidip benim çocuğumu onunkinden az seviliyor deyip eniştenin biri öz yeğenine öldürmek kastıyla yüzüne asit dökerek çocuğun gözünü kör etti maalesef kişilerde bu hastalığın sebebi hasettir işte.
Peki, hasedin anlamı nedir?
Haset yani toplumdaki ismiyle kıskanmak, kendinde olmayan şeyi başkalarında olmasını istememek anlamına gelmektedir. Ayrıca verilen nimetin gitmesini istemek anlamına da gelmektedir. Bunun en güzel örneği fakir bir kişiye Allah sana bir inek vermek istiyor ama sana bir komşuna iki inek vermek istiyor demesi üzerine kişi Allah bana ne bir inek versin ne de komşuma 2 inek versin şeklinde cevap vermiştir. Demek ki fakirlikten ölsek hatta kıvransak buna razıyız ama komşumuzun ineği olmasına razı değiliz işte bu hastalığa kıskanma yani haset denir.

Bu hususta Yüce Kitabımızda Rabbimiz Felak suresi 5.ayetinde: Ve haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden. Allaha sığınırım. Ayetiyle iman edenlere eğer bu durum olursa Rabbimize sığınmamız gerektiğini tavsiye etmektedir. Peygamberimiz bu zümrelerin şerrinden korunmak için gece yatmadan önce Felak ve Nas (muavvizeteyn) koruyucu surelerini okumayı ve vücudumuzu sıvazlayıp uyunması gerektiğini söyler.

Sadece kendimize değil aile fertlerine yapılmasını tavsiye eder çocuklar vs. için. Hz. Aişe ‘den Hz. Peygamberin şöyle bir halini rivayet etmektedir: “Hz. Peygamber her gece yatağına girdiğinde avuçlarını birleştirir, içlerine üfler ve İhlas, Felak ve Nas surelerini avucunun içine okur, sonra ellerini vücudunun ulaşabildiği her tarafına sürerdi. Önce başından ve yüzünden başlar, vücudunun ön taraflarını sıvazlardı ve bunu üç kere tekrarlardı:’ Bu hadisi Sünen yazarları da bu şekilde rivayet etmişlerdir.

Peygamber oğlu olman seni hasetten(kıskançlıktan) alıkoyar mı?
Bu sorunun cevabını MAİDE SURESİ 27.VE 31.AYETLERİ şu şekilde vermektedir: Onlara Âdem’in iki oğlunun gerçek olan haberini oku: Onların her ikisi birer kurban takdim etmişlerdi de birininki kabul edilmiş, öbürününki kabul edilmemişti.

Kurbanı kabul edilmeyen, kardeşine: “Seni öldüreceğim” dedi. O da: “Allah, ancak muttakilerden kabul buyurur, dedi. Yemin ederim ki, sen beni öldürmek için el kaldırırsan, ben seni öldürmek için sana el kaldırmam. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım.

Ben isterim ki sen, kendi günahınla beraber benim günahımı da yüklenesin de cehennemliklerden olasın. Zalimlerin cezası işte budur!” Nefsi, onu kardeşini öldürmeye itti. O da onu öldürüp ziyan edenlerden oldu. Derken Allah, kardeşinin cesedini nasıl örteceğini göstermesi için yeri eşen bir karga gönderdi. Kabil: “Yazıklar olsun bana! Şu karga kadar bile olup da kardeşimin cesedini örtemedim!” dedi ve pişmanlığa düşenlerden oldu.

Buyurarak Peygamber oğlu bile olsa kişinin dikkat etmesi gerektiğini söylemektedir. Nitekim bu kıskançlık sonucunda dünyanın ilk cinayeti işlenmiş ve kötü çığır başlamış oldu ki bugün hala öldürmeler devam etmektedir. Ona cinayet işleten temel sebep HASETTİR. Yani kıskançlıktır. Kurbanı kabul olan kardeşini kıskanmıştır.

Peygamberimiz bu kalbi hastalığı şu şekilde tarif etmiş ve çaresini şu şekilde sunmuştur: Haset, ateşin odunu yediği gibi iyi amelleri yer bitirir. Sadaka ise suyun ateşi söndürdüğü gibi günahları söndürür.” (Sünen-i ibn-i Mâce)

Haset edildiğinde günah olmayacak 2 zümreyi peygamberimiz şöyle tarif etmiştir:
(İslam’da) başkalarına haset etmek yoktur, sadece iki kişiye gıpta edilebilir: Allah’ın kendisine mal verip de onu en uygun yerlerde harcama imkânı ve yetkisi verdiği kimseye; bir de, Allah’ın kendisine hikmet/ilim/Kur’an bilgisi verip de onu hayatın tatbik eden ve başkalarına öğreten kimseye.” [Buhari, İlim 15] demek ki bu iki zümreye özenmek ve onlara imrenmek bize günahtan ziyade iyilik kazandıracaktır.

Sonuç:
Bugün başta bizim memleketimiz sonra tüm İslam coğrafyasında yapılan, işlenen bazı hataların en büyük sebebi hasettir. Adam diyor hocam onlarda biz de Müslümanız bize bunu neden yapıyor dendiğinde verilecek en güzel cevap onun seni kıskanmasıdır diyebiliriz ancak. Tıpkı Hz. Âdem as oğullarından biri diğerini nasıl öldürdü ve bunu yaparken ikisi hem aynı dine hem de aynı anne babaya sahip iken bunu niye yaptı diyoruz?

İşte cevabı; ona bu zulmü yaptıran hasettir onun çocukları da aynı hastalıkla imtihan olacaklardır. Bizim en büyük düşmanımız nefsimizdir onun kullandığı silahta hasettir vesselam…

Hüsrev Simavi( husrev.simavi@bedirhaber.com )

YORUM ALANI

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.