40,2607$% 0.13
46,7252€% 0.08
53,9495£% 0.21
4.320,96%0,56
3.334,69%0,33
10.219,40%-0,06
02:00
Esmaî (الأصمعي), başının üzerinde nar dolu bir sepet taşıyan bir cariye gördü.
Derken bir adam usulca ona yaklaşarak sepetten bir nar çaldı; cariye bunu fark etmedi.
Esmaî, adamı takip etti ve adamın yolda karşılaştığı bir yoksula o narı verdiğini gördü.
Bunun üzerine Esmaî adama gidip şöyle dedi:
“Hayret doğrusu! Nar çaldın, seni aç sandım; ama onu bir yoksula sadaka olarak vermen çok tuhaf.”
Adam şöyle cevap verdi:
“Hayır kardeşim, vallahi ben Rabbimle ticaret yapıyorum!”
Esmaî şaşkınlıkla sordu:
“Rabbine böyle mi ticaret yapıyorsun?”
Adam dedi ki:
“Onu cariyeden çaldım, bu bana bir günah olarak yazıldı.
Sonra onu yoksula verdim, bana on sevap yazıldı.
Böylece Rabbim katında dokuz sevabım kaldı.
Ne dersin, bu Allah ile bir ticaret değil mi?”
Esmaî (Allah ona rahmet eylesin) şöyle dedi:
“Onu çaldın, bu sana günah olarak yazıldı.
Onu sadaka olarak verdin ama Rabbin onu senden kabul etmez;
çünkü Allah temizdir ve ancak temiz olanı kabul eder.
Sen, pis bir elbiseyi idrarla yıkayan kimse gibisin.”
Subhânallah! Günümüzde ne çok bunun gibi insan var…
Haksız oldukları hâlde tartışırlar ve kendilerini haklı zannederler;
haramı kendilerine helal kılmak için mazeretler uydurur ve savunurlar.
💚 Allah’ım! Bizi bağışla, bize merhamet et ve bizi salih kullarının arasına yaz. 💚
İnsan davranışlarının en hassas ölçütlerinden biri, amellerin kaynağı ve niyetidir. İslam ahlâkında bir amel, ancak helal bir yolla elde edildiğinde değer bulur. Bu nedenle “iyi bir iş” yapmak, her zaman iyi bir niyetle başlamak zorundadır. Helal olmayan bir sürecin sonucunda yapılan iyilik, Allah katında kabul görmez.
Esmaî’nin bir adamla yaşadığı meşhur kıssa, bu hakikati çarpıcı bir biçimde gözler önüne serer. Adam haram bir eylemi—hırsızlığı—sadaka verme bahanesiyle meşrulaştırmaya çalışır. Kendi mantığıyla “bir günah, on sevap” hesabı yaparak kendini kazançlı çıkmış gibi gösterir. Oysa Esmaî’nin cevabı bu düşünceyi kökten çürütür: Allah temizdir ve sadece temiz ameli kabul eder. Haramdan gelen bir malın sadakası bile kabul edilmez. Çünkü kirli bir elbiseyi kirli suyla temizlemeye çalışmak mümkün değildir.
Günümüzde de aynı yanılgıya düşen pek çok insan vardır.
Bazıları haram kazancı “hayır işlerinde kullanarak” kendilerini temize çıkarmaya çalışır.
Bazıları yanlış davranışlarını mantık oyunlarıyla haklı göstermeye, hatta dine dayanak bulmaya uğraşır.
Bu durum, hak ile batılın karıştırılması ve nefsin kendi arzularını meşrulaştırma çabasıdır.
İnsan, kendisini haklı göstermek istediğinde aklını ve dilini her türlü bahaneye zorlayabilir; fakat Allah katında geçerli olan şey, kalbin temizliği ve kazancın helalliğidir.
İslam’da takva, sadece ibadetlerdeki samimiyetle değil, günlük hayattaki dürüstlük ve helal hassasiyetiyle ölçülür. Bir mümin, yapacağı iyiliğin kabul edilip edilmeyeceğini şu iki soruyla düşünmelidir:
Bu sorulardan biri bile şüpheliyse, amel eksiktir.
Kıssanın mesajı nettir:
Haramdan gelen iyilik kabul edilmez.
Allah katında değerli olan, hem kaynağı hem niyeti temiz olan ameldir.
💚 Allah bizleri helalinden kazanıp helal yoldan infak eden kullarından eylesin. Bizi nefislerimizin oyunlarına düşürmesin ve hak ile batılı ayırt edebilmeyi nasip etsin. 💚
1
Rukye İle Tedavi haram mı?
5563 kez okundu
2
FELÂK SÛRESİ: YARATILANLARIN ŞERRİNDEN ALLAH’A SIĞINMA
5431 kez okundu
3
İslami Finansın Çelişkili İşlemi mi, Alternatif Bir Çözüm mü?
5391 kez okundu
4
YOGA HELAL Mİ?
3590 kez okundu
5
🔹 Cinsel Haz Taşımayan Temasların: Helallik Sınırı!
3410 kez okundu
bursa escort görükle eskort görükle escort bayan bursa görükle escort bursa escort bursa escort bayan