Fitne (Fiten)

Fitne (Fiten)

Kelime olarak imtihan, anarşi, bozgunculuk, günah, şirk, bela ve daha başka manalara… Zarara, günaha sokmak, insanları isyana kışkırtmak anlamlarına gelmektedir. Fiten ise fitne kelimesinin çoğuludur. Bu konuda Rabbimiz bizlere Enfal Suresi 25. ayette “Sadece içinizden zulmedenlere erişmekle kalmayacak olan bir azaptan sakının ve bilin ki Allah azabı çetin olandır. Bu azap herkese gelecektir işte bu azapla anlatılan fitnedir.

**FİTNENİN GÖSTERGELERİ**
Ebu Hureyre (Ra) peygamberimizden şöyle rivayet etmiştir: 2 Müslüman ordu birbiriyle savaşmadıkça kıyamet kopmaz. İki grup hak iddiasında bulundukları halde savaşırlar. Yalancı deccallar ortaya çıkacak bunların sayısı 30 adettir. Bunların hepsi ben Allahın resulüyüm iddiasında bulunurlar kendileri için. İlim azalır(dolayısıyla âlim azalır) ve depremler çoğalır, işte o zaman(kıyamet) yaklaşır. Fitneler ortaya çıkar, öldürmeler çoğalır yani cinayetlerdir onlar çoğalmadıkça kıyamet kopmaz. Mal çoğalıp artmadıkça yani zekatı verecek ihtiyaç sahibi kalmadıkça, bazıları zekat verelim diyecek ama o kişi benim ihtiyacım yok diyecek böyle olmadıkça kıyamet kopmaz. Binalar çoğalacak, yükselecek ve kabrin yanından geçen kişi keşke ben de senin yerine olsaydım demedikçe kıyamet kopmaz. Güneş batıdan doğmadıkça, o doğunca onu gören insanlar iman ettik derler topluca Rabbimiz ise; onlara imanı fayda vermez ve bu çalışmaları hayır olmaz der Rabbimiz. Bu olmadıkça kıymet kopmaz. Elbise satmak isteyen satıcı müşteri için elbiseyi açar ama daha elbisesini toplayamadan ansızın kıyamet kopuverir. Devesini sağıp gelen kişi daha sütü içemeden kıyamet kopuverir. Havuzu dolduran kişi havuzun suyunu kullanamadan kıyamet kopuverir. Yemek pişiren kişi daha yemeğini yiyemeden ansızın kopuverir kıyamet(buhari fiten).

Demek ki binaların artması, ilmin azalması veya alimlerin azalması veya kalmaması, mal çoğalması, güneşin batıdan doğması ve öldürmelerin çoğalması fitne alametleridir. Bunlar çoğaldıkça demek ki fitne ve kişinin imtihanları devam edecektir. Onun için bizler bunlardan uzak durmaya ve kendimizle dinimizi korumaya devam etmeliyiz.

**FİTNE OLAN YÖNETİCİLER**
İbni Abbas(Ra) Peygamberimizden şöyle rivayet etmektedir: kim amirinde(yöneticide) bir kötülük görürse sabretsin. Eğer buna sabretmeyip bozgunculuk yaparsa cahiliye döneminde ki ölmüş gibi ölür demiştir(buhari fiten). Bu hadise şu ilaveyi yapmalıyız yöneticimiz bize Allah’ı açık inkar ettiğini görüyorsak ona itaat etmeyiz sözü dinlenmez denilmiştir bunun için mecellede Allah’a isyan edilene itaat edilmez şeklinde külli bir kaide konulmuştur. Demek ki bir kişinin Allah’a isyan ettiğini görüyorsak bu anne babamız dâhil onu dinlememeliyiz. Bu konuda Enes b. Malik(Ra) Peygamberimizden şöyle rivayet etmiştir: insanlar bir dönem Haccac-ı Zalimin uygulamalarından şikâyet ettiler. Ben de onlara sabredin çünkü sizden sonra öyle bir zaman gelecek ki fenalıklar sürüp gidecek ve ta ki Rabbinize kavuşuncaya kadar devam edecek dedim. Ben bu fenalığın devam edeceğini Peygamberimizden işittim dedim(Buhari fiten). Demek ki her dönemde fitneler bitmiyor devam ediyor.

**FİTNELER NASIL ORTAYA ÇIKTI?**
İbni Mesut(Ra) peygamberimizden şöyle işittim demiştir: insanların en şerli olanları kendileri öldüğü halde yaptıkları devam edenlerdir(buluş, icat vs.)(buhari fiten). İnsan bu hadisi okuyunca hemen aklına ki hayırda çığır açarsa sevabı kim de şerde çığır açarsa günahı çığır açan kişiye yazılır hadisi geliyor demek ki silahı bulan kişiye günah olarak öldürülenler yeteceği gibi hayır için yol, yurt, yuva okul, cami açanlara da sevabının yeteceği geliyor demek ki fitne zamanında yaptığımız şeye de dikkat etmeliyiz. Yaptığımız şey insanlığa faydalı olabilir ya da insanlığın başına bela olacak şeyleri yapmış olabiliriz.

**FİTNELERDEN EN TEHLİKELİSİ: MÜSLÜMAN KARDEŞİNE SİLAH DOĞRULTMAK**
Ebu Hureyre(Ra) Peygamberimizden şöyle rivayet etmiştir: kardeşinize silah doğrultmayın zira şeytan kendisine hız verir de doğrulttuğun silah ile kişi kardeşini vurur da bu sebeple cehennem çukuruna yuvarlanır(buhari fiten). Bugün bu fitnenin her ikisini de yaşıyoruz. Birincisi Müslüman Müslümanı öldürüyor ve bu suretle cehennemlik oluyor maalesef ölen de öldüren de Allah diyor. Ayrıca öldürenler Allah için bunu yaptığını söylüyor. İkincisi ise maalesef kendi eş ve çocuklarımızı öldürüyoruz ve bunu niye yaptın denildiğinde namus için yaptık diyorlar? Kim masumların öldürülmesine razı olur ama dönem fitne dönemi ve en şiddetli fitne de cinayet masum demeden, suçlu demeden öldürmektir.

**FİTNE DÖNEMİNİN EN HAYIRLISI KİMDİR?**
Ebu Hureyre(Ra) peygamberimizden naklediyor: Efendimiz şöyle buyurdu: fitne dönemi olacak bu dönemde oturan ayakta durandan daha hayırlıdır, ayakta duran yürüyenden daha hayırlıdır, yürüyen koşandan daha hayırlıdır, bu yolda yürüyen fitneye gidenden daha hayırlıdır. Kim bu dönemde sığınacak bir yer veya korunak bulursa oraya sığınsın(buhari fiten). Demek ki fitne döneminde yerimiz, konumumuz çok önemli onun için kişinin kiminle dostluk ve arkadaşlık ettiğine iyi bakması gerekir. Ya da kimin yolunda olduğuna iyi bakıp korunması gerekir fitnelerden. Bu dönem de ayrıca sözümüze dikkat etmeli dilimizi yalandan, iftiradan uzak tutmalıyız zira dilini ve gönlünü tutan kurtulur.

**FİTNE BANA ZARAR VERMEZ DİYENLER…**
İbni Ömer(Ra) peygamberimizden şöyle rivayet etmektedir: Allah bir kavme azap ederse o kavmin hepsine azap gelir. Amellerine göre sonra dirilirler(buhari fiten). Yani insanların üzerine fitne gelecek ama bizi, evladımıza gelmeyecek bu mümkün değil ortada bir yangın olursa hepimizi yakar kimseyi ayırmaz.

Sonuç: Bugün biz bu fitnelerin bazılarını hatta bir çoğunu yaşıyoruz o halde bu fitnelerden kurtulma adına dinimizi, neslimizi, aklımızı ve canımızı korumaya çalışmalı bu konuda çok gayret etmeliyiz. Zira bu ateş bizi içine alabilir.

Hüsrev Simavi
Hüsrev Simavi( husrev.simavi@bedirhaber.com )

YORUM ALANI

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.