Bedir Haber

Evlilikte Ortak Dil Önemli mi?

Farklı kültürlerden gelen eşler, aile olduktan sonra ortak yuvaya katacakları maddi manevi güzellikler, onların ortak dili olacaktır.

Evlilikte Ortak Dil Önemli mi?
Cemalettin YAZICI( cemalettin.yazici@bedirhaber.com )
174 views
10 Mart 2016 - 16:19

Hayatı tabii seyri içerisinde yaşayan insan, birçok safhadan geçerek büyür, gelişir ve imtihanlara tabi tutulur. Normal şartlarda hayal edemediği hususlarla zamanla denenir. Olaylar ve fikirler, onu karakterinin ve anlayışının mecrasına çeker de çoğunlukla ya fark edemez ya da fark ettiğinde iş işten geçmiş olur. İnsan hayatının en büyük imtihanı da böylece evlilikle başlamış olur. Kadın ve erkek, birbirlerinin örtüsüdür. Bir elmanın iki yarısını temsil eden hanımefendi ve beyefendi birbirlerinin eksikliklerini tamamlayan iki unsurdur.

Farklı kültürlerden gelen eşler, aile olduktan sonra ortak yuvaya katacakları maddi manevi güzellikler, onların ortak dili olacaktır. Eşlerin gerek hitap şekilleri, gerekse renkten zevke her türlü oluşturdukları ortak dil bir zenginlik ve aileyi birbirine bağlayan kopmaz bir bağdır. Bu dilin oluşumunda, inanç değerlerimize uygunluğu ise ailenin dünyasının da ahiretinin de cennet hayatı olmasına vesile olacaktır.
Eşler arasında problem olacak konuların, evlenmeden önce karara bağlanması, ileride olacak sıkıntıların azalmasına sebebiyet verecektir. Allah ve Resulü (sas) ortak paydasında buluşulduğunda meseleler daha kolay hallolacaktır. İki emaneti bize bırakan Allah Resulü (sas) bunları; Kur’an ve kendi sünneti olarak ifade ediyor. Bu iki emanete sımsıkı sarılan sapıtmayacağı gibi başkasını da saptırmaz. Birinci önceliğini bu iki yanıltmaz kaynağa vermeyenler, maalesef afaki meseleleri problem yaparak, yuvaların yıkılmasına sebebiyet vermektedirler. Tarih, fanilere bel bağlayanların, bir gün çok pişman olduklarını göstermektedir. Her ne sebeple olursa olsun, İslam’ı hakkıyla anlama gayreti içerisinde olan eşlerin, aile olduklarında iki temel kaynağı hayatlarına bir ölçü olarak koyduklarında örf, adet, klik anlayışı hatta siyasi anlayışların farklılığı bile, ailenin ortak sevgi dilini yok etmemeli.

Ailenin ortak meyvesi olan yavrular, anne-babanın oluşturduğu sevgi dilinden istifade edebilmeliler. Bunun gelişmesi, silsile halinde devam edecek ve tatlı dilli, güler yüzlü nesiller çoğalacaktır. Ailede ekilen bu sevgi dili, yeryüzüne hâkim olmaya başlayacaktır.
Karı-koca arasında oluşan nezaket ve nezahet dalga-dalga etrafa yayılacak ve huzurlu bir toplumun oluşmasına zemin hazırlayacaktır. Eşlerin farklı kültürlerden hatta inançlardan gelmesi, onların anlaşamaması manasına gelmez. Önce inandığı değerlerde ortak hareket etmeliler, sonra hayata geçirme konusunda da birbirlerine verecekleri destek ise hayatı daha yaşanılır kılar.

Her şeyden önemlisi, ekonomik özgürlüğünü elde eden hanımefendiler, sanıyorlar ki hayat sadece paradan ve makamdan ibarettir. Evlenince dinin yarısını tamamlayan eşler, ayrıldıklarında bu yarısını kaybetmiş oluyorlar. Hayatın her karesinin imtihanlarla dolu olduğunu kabul etmezsek, problemlerin üstesinden gelmemiz mümkün değil. Hele ayrılan eşler, çocuklarına nasıl bir kötülük yaptıklarını ileriki günlerinde anladıklarında, iş işten geçmiş olacaktır. İnsan yanlışta ısrar etmemeli, mutlaka kendisine bir hayırhah seçmeli ki yanlışlarda ikaz edilebilsin. Bizim cennetteki arkadaş ve komşularımız, burada beraber olduklarımız olduğunu hatırdan çıkarmamalıyız. Yevmulmahşerde yüzüne tüküreceğimiz bizi yanlışa sevk edecek insanlara prim vermemeli.

Birçoğumuzun bildiği bir hikâyeyle konumu tamamlamak istiyorum:
Birbirlerini severek evlenen bir çift vardı. Evliliklerinin üzerinden bir ay geçmişti ki aile kurumunun hayal ettikleri gibi olmadığını fark ettiler. Nişanlılık ve tanışma dönemlerinde ne kadar da birbirlerini üzmeyeceklerine dair sözler vermişlerdi. Ne hikmetse yeni kurulan bu yuva eşlerin birbirlerini en küçük eleştirileri, kalplerin kırılmasına ve küskünlüklere sebep oluyordu.

Bin-bir umutla evlenen bu iki insan, ilişkilerini gözden geçirmeye karar verdiler. Böyle gitmezdi hayat, mutlaka hayatı yaşanılır hale getirmek gerektiği üzerinde uzun uzun konuştular. Erkeğin aklına bir fikir geldi. Karısına: “Bir ağaç fidesi alalım, bu fideyi bir-iki ay sulayalım yalnız ikimiz ayrı ayrı yapacağız bu işi” hanımı da makul buldu bu düşünceyi ve bir meyve ağacı fidesi aldılar. Birbirlerinden gizli ağacı suluyorlardı. Bir gece yine ağacı sulamak için bahçeye çıktıklarında karşılaştılar. İkisinin de gözleri doldu. Birbirine sımsıkı sarıldılar. Anlaşılan oydu ki bu iki kumru, mutlu bir aile hayatı sürdürmeye ve ufak tefek meseleleri dert etmemeye karar vermişlerdi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
หนัง JAV UNCENSOREDหนังAV JAV JAPANXXX หนังโป๊ญี่ปุ่น หนังXXX หนังหนังav ดูหนังโป๊ญี่ปุ่น หนังxญี่ปุ่นหนังAV JAV หนังโป๊ญี่ปุ่น หนัง JAV CENSOREDtürk ifşatürk pornoหนังavหนัง JAV CENSOREDหนัAV JAV JAPANXXX หนังป๊ญี่ปุ่น หนังXXX หนัง Rate R HD

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

maltepe evden eve nakliyat

ensest porno