SON DAKİKA

Bedir Haber

Elementler Yığını mıyız?

Elementler Yığını mıyız?
Avatar
Kimyacı( kimyaci@bedirhaber.com )
0 views
14 Mart 2016 - 19:05

Dört büyük kitapta da ilk insanın topraktan yaratıldığı sonra kendisine bir ruh üflendiği yani hayat verildiği açıkça belirtilmiştir. Yüce kitabımız Kur’anda yaratılışla ilgili ayetlerden; “Andolsun biz insanı kuru bir çamurdan, değişmiş cıvık balçıktan yarattık…” (Hicr, 26) ayetinden ilk insan Hz. Âdem’in toprak ve sudan yaratıldığı anlaşılmaktadır. Gerçekten de vücudumuz yerkürede bulunan elementlerin bir karışımıdır. Tabii olan 98 elementten çoğu bugüne kadar tespit edilmiştir. İlk insan Hz. Âdem’dir ve onun yaratılışı bir mucizedir. Bilim ise bunu anlamakta aciz kalır.

Cansızdan Canlıya
Günümüzde bilinen en küçük madde olan kuarklar, proton ve nötronları oluşturur. Onlardan çekirdek, sonra atom sonra molekül sonra büyük bir molekül olan aminoasit onlarında birleşmesiyle proteinler oluşur. Fakat bu yolculuk sonunda; “Cansız olan varlıklar nasıl canlı vücudu meydana getiriyor?” meselesi büyük bir soru işareti olarak duruyor.

İnsanın aslı, topraktır yani elementlerin karışımı ve terkibidir. Şimdi vücudumuzdaki elementlerden bazılarından bahsedelim:
Çinko (Zn), büyümemiz ve gelişmemiz için gerekli bir elementtir. Metabolizmanın idare sisteminde görev alır. Eksikliği; unutkanlığa, hareket gücünün düşmesine, koku ve tat alma duyusunun zayıflamasına sebep olur.
Magnezyum (Mg), doku hücrelerini ayarlamada, damar kireçlenmelerini önlemede, vücudun genç ve dinç kalmasını sağlamada görev alır. Alkol, çok tehlikeli bir magnezyum hırsızıdır. İdrar yoluyla magnezyum miktarını azalttığından kalp spazmı, kaslarda kramp, titreme, aşırı sinirlilik ve sürekli kulak uğuldamasına sebep olur.
Mangan (Mn), beyin fonksiyonlarının işlevinde yer alır. İyot (I2) zekâyı açmada görevli bir elementtir. İyot, eksikliğinde guatr hastalığı ortaya çıkar. Deniz ürünleri harika iyot kaynağıdır.
Demir (Fe), vücut için vazgeçilmez bir mineraldir. Hamilelikte ve büyüme çağında fazla demir tüketilir. Böyle kişilerin bol yeşil sebze ve C vitamini içeren gıdaları tüketmesi gerekirken çay ve kahveyi de az içmesi gerekmektedir.
Kadmiyum’un (Cd) görevi tansiyonu ayarlayıp onun düzgün çalışmasını sağlamaktır. Flor’un (F), kemik ve diş teşekkülünde önemli bir yeri vardır. Diş çürüklerinin büyük ölçüde sebebi, vücuttaki flor eksikliğidir. Altı yaşına kadar olan çocuklara flor takviyesi yapılmalıdır.
Krom (Cr), yağlı ve şekerli maddelerin metabolizmasını olumlu yönde etkiler.
Bakır (Cu), birçok enzim fonksiyonunu ayarlar ve kalbin çalışmasını düzenler. Bakır beslemesi ile kırık kemiklerin kaynaması hızlanır. Vücudumuzdaki bakırın %10’u karaciğer ve beyinde, geri kalanı ise kandadır.
Selenyum (Se), dokuları, kansere yol açan serbest radikallere (kurşun, kadmiyum, kükürt dioksit, nitrat, nitrit vb.) karşı koruyan bir enzimin önemli bir bileşim maddesidir. Ayrıca vücudu zehirli maddelerden temizler.
Potasyum (K), kasların hareketliliğini dengeler.
Sodyum (Na) ile potasyum (K) minerallerinin karşılıklı olarak dengelenmesi sonucu hücrenin dışındaki potasyum; hücrenin içine, hücrenin içindeki sodyum; hücrenin dışına taşınmakta ve böylece hücrenin içi ve dışı arasında elektrolitik denge sağlanmış olmaktadır.
Kalsiyum (Ca), vücut ağırlığının %1 ila 2’sini oluşturur. Kemiklerde ve dişlerde fosfor (P) ile beraber kalsiyum fosfat [Ca3(PO4)2] şeklinde bulunur. Bu bileşim, yetişkinliğe kadar gevşek yapıdadır. Bu sebeple kemikler esnektir ve kırılma durumunda kolay kaynar. Zamanla bu esneklik kaybolur, kaynama güçleşir.
Ana karnındaki yavru, kemik gelişimi için annenin diş ve kemiklerinden kalsiyum çeker. Kalsiyum, süt ve süt ürünlerinde bulunur. Fosfor’un (P) %85’i kalsiyumla beraber kemiklerdedir. Fosfor, sinir hücrelerinin koruyucu kılıfının meydana gelmesini kolaylaştırmada görevlidir. Vücudun
enerji deposu olan nükleik asitlerin yapısında yer alır. Yağlı maddelerin vücut içine taşınmasında, şekerli maddelerin de vücut tarafından emilmesini kolaylaştırmada görevlidir. Fosfor; et, balık, yumurta ve süt gibi protein açısından zengin besin maddelerinde bulunur. Vücudumuzdaki fosforla 2200 adet kibrit çöpü yapabiliriz.

Bütün Bunları Kim Yapıyor?
Daha pek çok element vardır vücudumuzda. Hepsi çok hassas ölçülerle tayin edilmiş ve insan denen ayaklı kimya laboratuvarına yerleştirilmiştir. Harika işler bu elementlere gördürülmektedir. Eğer hem insan laboratuvarında hem de büyük tabiat laboratuvarında cereyan eden hadiseler, gerçek sahibinden bilinmezse, bakın karşımıza nasıl bir durum çıkıyor?
Bir kimya laboratuvarı düşünelim. 98 değişik vasıftaki maddeler kavanozlara doldurulmuş. Bir müddet fırtına ve sarsıntı oluyor, şişeler devriliyor ve içindekiler dökülüyor. Maddeler birbiri içine girip karışıyor. Bir müddet sonra görüyoruz ki ortaya harika eserler çıkmış. Hoş kokulu çiçekler, lezzetli meyveler, güzel sesli kuşlar, mükemmel varlık insan… Bunların hepsi hayat sahibi mahlûklardır. Kavanozdaki maddelerden çok hassas ölçülerle alınıp meydana geliyor. Öyle ki karışımlarda gramın binde biri kadar fazla veya eksik olsa canlı meydana gelmeyecek.

Aklı olan elbette böyle bir şeyi kabul etmez. Kâinat laboratuvarında yaratılan mucizevî eserler en büyük laborantı gösterir ki, o da İlahi Kudret’e sahip olandır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
SON DAKİKA HABERLERİ
POPÜLER VIDEO GALERİLER

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.