DOLAR

40,2607$% 0.13

EURO

46,7252% 0.08

STERLİN

53,9495£% 0.21

GRAM ALTIN

4.320,96%0,56

ONS

3.334,69%0,33

BİST100

10.219,40%-0,06

İmsak Vakti a 02:00
İstanbul AÇIK 31°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
xslot trbet tarafbet orisbet betturkey betpublic bahiscom betebet betlike mariobet betist 1xbet trendbet istanbulbahis zbahis royalbet betwild alobet aspercasino trwin betonred bizbet
a

Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Rusya’da Konferans verdi

Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Rusya’da Konferans verdi
0

BEĞENDİM

Moskova’da The Ritz-Carlton Hotel’de gerçekleştirilen Rusya müslüman liderlerinin ve Rusya Büyükelçisi Ümit Yardım’ın da katıldığı, “Avrasya toplumunda İslam medeniyet mirasının rolü ve önemi” konulu uluslar arasi İslami eğitim ve bilim konferansı’nda konuşan Diyanet işleri Başkanı Görmez, önemli açıklamalarda bulundu.

Başkan Görmez’in konuşmasından bazı başlıklar şu şekilde;

**“Tevhid ile Teslis arasında diyalog olmaz…”**

**“Müslüman**lar ile **Hristiyan**lar arasında insani,** ahlaki**, sosyal, kültürel ilişkiler olur. Fakat tevhid ile teslis arasında diyalog olmaz.”

Daha Amerika’nın keşfedilmediği 1492 yılında, Batı dünyasının parçalara bölünmüş olduğu zamanlarda Üsküp’te inşa edilen Mustafa Paşa **Camii**nin yanında kilise ve sinagog olduğunu hatırlatan Başkan Görmez, Üsküp’de katıldığı bir cami açılışında yabancı büyükelçilere; ”Cami altında bir kilise var, altında da sinagog. Lütfen cami üzerindeki tarihe ‘1492′ ye bakar mısınız? Bu tarih Yahudilerin Avrupa’dan kovulup İstanbul’a sığındıkları yıl. Ama 1492 yılı aynı zamanda Caminin Üsküp’de yapıldığı yıldır. Bizim medeniyetimiz burada cami sinagog ve kiliseyi yan yana inşa ettiği zaman diliminde Amerika keşfedilmemişti. dediğini aktardı.

“Müslümanlar ile Hristiyanlar arasında insani, ahlaki, sosyal, kültürel ilişkiler olur. Fakat tevhid ile teslis arasında diyalog olmaz.” diyen Başkan Görmez, konuşmasında Katoliklerin Ruhani lideri Papa Francis ile görüşmesine değindi. Başkan Görmez, Papa Francis’e; ”Eğer Müslümanlar ile Hristiyanlar arasında yeni ilişki geliştirmek istiyorsanız kilisenizin 10 yıllar önce belirlediği dinler arası dialog başlığı altında bu ilişkileri geliştiemek mümkün değil. Bilakis kendi medeniyetlerimiz ve dinlerimizin temellerinden hareketle birlikte yaşama ahlakı ve hukuku çerçevesinde Kudüs kriterleri başlığı altında yeniden düşünmeliyiz diyerek çağrıda bulundum.” dedi.

**“İslam’ın adını kirletenler Allah’a ve insanlığa isyan halindedir…”**

“İslam adına şiddet üretenler, onun aziz ismine leke sürenler Allah’a ve insanlığa isyan halindedirler.”

Deaş gibi yapılanmalara da değinen Başkan Görmez; “**Dini** ve dini metinleri, içindeki manayı ve hikmeti yok sayarak sadece harflerden teşekkül kanunlar mesabesinde görmek İslam dünyasının en büyük tehlikesidir. İslam adına şiddet üretenler, onun aziz ismine leke sürenler Allah’a ve insanlığa isyan halindedirler” dedi.

“Biz yeryüzünün ifsadina mı katkida bulunuyoruz yoksa imarına mı? İnsanlığın en büyük meselesi, sorusu bu olmalıdır.” Modern zamanlarla birlikte ortaya çıkan ve kendisini de hakikati de ilk üç neslin inhisarında zanneden tehlikeli bir anlayış var. Kendi hakikatlerine ve dini anlayışlarına inanmayanları, İslam’ın ana yolunun tarih boyunca prensibi olan  ‘ehl-i kıble tekfir edilmez’ düsturunu yok sayarak kolaylıkla tekfir eden bu zihniyet, kendi dışındaki bütün inanış ve mezheplerle savaşmayı cihad olarak kabul etmeye başlamıştır.”

**“Avrasya toplumunda İslam medeniyet mirasının rolü ve önemi”** konulu uluslar arasi İslami eğitim ve bilim konferansı’nda konuşan Diyanet işleri Başkanı Mehmet Görmez,

**”Günümüz medeniyetinin getirdiği sorunlar, dinlerin misyonu ve rolleri”** gibi çok önemli bir başlık altında toplanmış bulunuyoruz.   Günümüzde insanlık öyle bir noktaya geldi ki tabiat bizi taşıyamamaya başladı. İnsanların işlediklerinden dolayı kainatın düzeni bozuldu. Dünyada varlık Allahın yeryüzündeki ayetleri iken maddeye indirgendi. Varlığı arkasındaki mana, fiziğin arkasındaki metafizik ötelendi. Bilgi kirlendi, bilgi sadece aklın verilerine indirgendi.  Oysa vahiy dediğimiz yeryüzünde bütün medeniyeleri kuran bilgi kaynağı, öteye itildi. İnsan sadece bedensel varlığa, maddi varlığa indirgendi. İnsanlık haz ve hız peşinde koşmaya başladı. Alem sadece dünyaya indirgendi öte dünya bir tarafa bırakıldı. İnsanlar yeryüzünü imar etmeye geldikleri halde insanların yapıp ettikleriyle yeryüzünü ifsad edilmeye başlandı. İslam dünyasına baktığımız zaman İslam dünyasının muhtelif yerlerinde ateşler yükselmeye devam ediyor.  İslam medeniyetinin en büyük merkezleri olan Şam, Bağdat, Kudüs, dünyanın muhtelif yerlerinde Mülümanlar üzülerek ifade edeyim acımasızca birbilerine karşı savaş ve davranış karşısına girdiler.”

**
“Tam da bunların gölgesinde bu toplantıları yapmak İslam bilginleri için İslam alimleri için entellektüelleri için dünyanın sorunları ile ilgilenen münevverleri için son derece önemli bir vazife” **olduğunu söyleyen Görmez konuşmasına şöyle devam etti.  

“Ayette, Allah sizi yerden, topraktan yarattı ve sizden yeryüzünü imar etmenizi istedi, Allah bizi yeryüzünü ifsat etmeye göndermedi, Allah bizi yeryüzünü ıslah etmeye gönderdi. Allah bizi yeryüzünü imar etemeye gönderdi.  İbni Haldun bu ayetten Umran başlığını taşıyan büyük bir felsefe ortaya koymuştur.Yeryüzünde insanoğluna düşen en büyük vazife, herşeyden önce yeryüzünü imar etmek. Biz yeryüzünü imar etmeye geldik. Bizler yeryüzündeki ifsadı önlemeye geldik.  Yeryüzündeki mefseleti önlemek ıslah etmek  ve imar etmek için geldik.  Ancak üzülerek ifade etmek isterim ki insan oğlu ifsat ettiği halde ıslah ettiğini zannederek büyük bir yanılgının içine girmiştir.“

**“Kainatın ayetleri Kitabın ayetlerinden ayrılmaz…”**

“Günümüz mediniyetinin getirdiği sorunlar” başlığı altında konuşmasını sürdüren Görmez,

“Sorunları çözmek konusunda, biz müslümanlara düşen görevler nelerdir? biz müslümanlar yeryüzünün ifsadına mı katıkda bulunuyoruz yoksa ifsadı önlemek ıslah etmek için bir çaba içinde miyiz?  Biz, yeryüzünün imarına en büyük katkıda bulunan medeniyetin çocukları olarak bugün hangi durumdayız, hangi hallerdeyiz işte bunun üzerinde durmalıyız.” dedi.

Görmez şöyle devam etti;

**“Dünya müslümanlarının, islam aleminin en büyük sorunu nedir** diye bana sorsanız benim kanaatim bugün islam dünyasının en büyük sorunu din konusunda doğru ve sahih bilgiye ulaşmak. Din konusunda  sahih bilgi üretimi , ve bu bilgisinin  müesseselerde doğru usul ve yöntemle doğru bir metedoloji  sorunun öğretilemesi sorununun  en büyük sorun olduğunu düşünüyorum . Dini ve dini metinleri, içindeki manayı ve hikmeti yok sayarak sadece harflerden teşekkül kanunlar mesabesinde görmek İslam dünyasının en büyük tehlikesidir…”

**Bilgiyi dini ve dünyevi diye ayırmadan, kainatın ayetlerini kitabın ayetlerinden ayırmadan aklı ve vahyi karşı karşıya getirmeden, aklı ve kalbi karşı karşıya getirmeden ilim hikmet ve marifeti ahlak adalet ve merhamet ile birleştirerek bir eğitime dönüştüremezsek insani, İslami sorumluluğumuzu yerine getirmemiş oluruz.**

Bugün müslümanlara düşen en büyük görev, ”Öncelikle din konusunda doğru bilgi, sahih bilgi, ilim hikmet ve marifeti birletirmek ilik hikmet ve marifeti ahlak adalet ve merhametle birletirerek kendi çocuklarımıza, kendi genç nesillerimize  öğretmeden biz içine girdiğimiz durumdan kurtulmamız mümkün değidlidiir. Elbette hiç kimse İslam dünayasında olup bitenlerin sadece dinden kaynaklanığını mezheplerden kaynaklandığını iddia edemez. Bugün islam dünyasında olup bitenler, 200 yıllık sömürgeler, dikta rejimleri, işgaller, savaşlar, onların gölgesinde cahaletle yetişen yaralı bilinçler, nesiller ve bu nesillerin kin ve öfke ile kendi düşüncelerini kendi ideolojilerini din zanederek islamın yerine koyarak yaptıkları yanlışlardan kaynaklanıyor. Ancak bununla birlikte, kendiklerine dinden nasıl mesnet buldukları üzerinde durmak zorundayız. İim, hikmet ve marifet bu üç kavram birlikte ele alınmadığı takdirde,  İslamın bilgi anlayışını ortaya koymak mümkün değildir. 

**“Rusya iki önemli  İslam tecrübesine ev sahipligi yapmaktadır..”**

İslam dünyasının kurduğu iki büyük medeniyeti kaybettik. Biri Endülüs diğeri Mavera’ün Nehir Medeniyetidir.”

Rusya’nın iki önemli islam tecrübesine ev sahipliği yaptığını belirten Görmez;

“Bunlardan biri Mavera’ün Nehir medeniyeti digeri ise Idil ural ve Volga havzasinda ortaya cikan ceditcilik tecrubesi dir. “Mavera’ün Nehir’de islam bilgisi hikmete donusmustur. Marifete donusmustur. Tasavvufa donusmustur.” dedi.

Mavera’ün Nehir’deki İslami mirasa değinen Görmez;

**“Müslümanlar bu topraklara elinde kılıcla gelmediler.** Bu topraklar aslında islam medeniyetinin kayip çoçuklarıdır. İlim hikmet ve  marifet bu ahlak, adalet ve merhamet bu topraklarda filiz vermiştir. Bu topraklar Maveraünnehir Medeniyeti’ne ev sahipliği yapan, Farabi’yi, İbn Sina’yı, Hoca Ahmed Yesevi,’yi  yetiştirmiştir.  Taşkent, Semerkant, Buhara, Kazan, Farab, Mergina… Bütün Hadis alimlerimiz bu topraklarda yetişti. İmam Buhari yetişti. İmam Serahsi, İmam Mergina, Alim Can Barudi, Musa Carullah Bigiyev Fahrettin Razi’ler yetişti. Bizler maalesef İslam dünyasının kurduğu iki büyük medeniyeti kaybettik. Biri Endülüs diğeri Maveraünnehir Medeniyetidir.”  diye konuştu.

**Mavera’ün Nehir Medeniyeti**

Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Rusya’dan müslüman liderlerin katıldığı “Avrasya toplumunda İslam medeniyet mirasının rolü ve önemi” konferansındaki konuşmasında Görmez,

“İki yıl sonra bolşevik ihtilalin 100. yılı olacak. Bu 100 yıllık fasıladan sonra bugün Moskova da barış içinde bu konuları konuşuyor olmak çok güzel. Ama aslında Rusya topraklarının başından itibaren buralara taşınan islam medeniyetinin buralarda oluşturduğu birlikte yaşama ahlakı birlikte yaşama hukuku ve ilkelerinin etkisini gözardı etmemek lazım.” 

Konuşmasında bir hatırasını da paylaşan Görmez, şöyle konuştu;

“Kazan’da kütüphanede bir kaç kitap görebilmek için izin talebinde bulunmuştum, o dönemki Sovyetler Birliğinin Ankara’daki büyükelçiliği önünde günlerce beklediğimi hatırlıyorum, O zaman mümkün olmamıştı, şimdi oralardaki müslümanlarla Moskova’da bir araya geliyoruz. bu konuları değerlendiriyoruz…”

**“Rusya’nın İslam tecrübesi aslında bugün Avrupa’nın oturup tahsil etmesi gereken bir tecrübedir”**

Rusya’nın islam tecrübesi aslında bugün avrupanın oturup tahsil etmesi gereken bir tecrübedir. Bunu açıkça belirtmek istiyorum. Zira Katerinadan sonra burada farklı inaçların birlikte yaşama ahlakı ve hukuku çerçevesinde nasıl yaşayacaklarına dahil çok önemli temelle atılmıştır. 

O zaman bazı insanlar müslüman çocukların Rusça öğrenmelerinin caiz olup olmadığını tartışırken Şehabetin Mercanü şöyle diyecektir,  ”Bu topraklarda yaşayan müslüman çocukların Rusça’yı ana dilleri gibi öğrenmeleri caizi bırakın vacipdir.. Herkes birlikte yaşadığı toplumun dilini bilecek ki onunla ilişki kuracak, onunla dialog kuracak. Dolayısyla bu topraklarda büyük bir tecrübe var, bu tecrübeyi eğer Rusya’yı idare eden iaderciler çok iyi değerlendirir ve kullanır ise gerçekteden dünya örnek olabilecek, birlikte yaşama ahlakı ve birlikte yaşama hukukunun ilklerini ortaya koyacak çok önemli bir tecrübe olabilir. 

Hem Mavera’ün Nehir tecrübesi hem de idil ural volga bölgesinde ortaya çıkan cedidcilik tecrübesi, ve buralarda yaşayan müslümanların geliştirdiği tecrübeler bilgi, ahlak, medeniyet, yeryüzünü imar tecrübesi bugün sadece Rusya’da yaşayan müslümanlar için değil, Rusya’da yaşayan halklar için, ortokslar için yahudiler için, ateistler ve inanmayanlar içinde  bir teminattır.  Eğer bu tecrübe çok iyi tespit edilirse, güzel bir örneklik teşkil edecektir. diye konuştu. 

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.

bursa escort görükle eskort görükle escort bayan bursa görükle escort bursa escort bursa escort bayan