bahis siteleri casino siteleri canlı bahis siteleri casino bonus veren bahis siteleri Bugün Kaç Kişinin Kalbini Kırdık Acaba? - Bedir HaberBedir Haber

Bedir Haber

Bugün Kaç Kişinin Kalbini Kırdık Acaba?

Bugün Kaç Kişinin Kalbini Kırdık Acaba?
Avatar
Kadir GÜNEŞ( kadir.gunes@bedirhaber.com )
7 views
18 Mart 2015 - 10:41

Günlük iş yoğunluğumuzun olması ve bununla beraber gelen stres -sıkıntılar, bizleri bazen ağresif davranmaya itebiliyor. Fakat bu ağresif davranışımızın sonucuna baktığımız zaman istisnasız hepimizde, bir pişmalık ve “keşke” yapmasaydım duygusu hakim olmaya başlar. Ne yazık ki bazen iş işten geçer ve telafisi mümkün olmayan olaylar ortaya çıkabilir. Oysa bizler **Efendimiz** (s.a.v)’in **sünnet**tinden uzak bir hayat yaşamazsak, ne stres olur nede sıkıntı. Çünkü dünyada ki en iyi psikolog da gelse veya en iyi doktor dahi gelse ; ’’tebessüm etmek sadakadır.’’ Gibi bir ilacı ortaya koymaya ne takatları el verir nede ilimleri yeter. Ama bizler islami açıdan bir çok şeyi uygulamadığımız gibi veya gereken değeri vermediğimiz gibi Efendimiz’in **sünnet**i olan tebessümü de unutuyoruz.

“Adam, sabah kahvaltıda yumurtanın sarısı çok pişmemiş diye eşine sinirleniyor. Kendisince dünyanın en önemli bir mevzusuymuş gibi davranıp eşini iyice fırçaladıktan sonra bir hışımla evden çıkıyor. Arabasına binip iş yerine doğru giderken halen sinirli hali yüzünden ve trafikteki araç sahiplerine küfür etmesinden anlaşılıyor. Daha kafasında evdeki tartışmayı düşünürken kırmızı ışıkta duran aracı, son anda fark edip frene asılıyor ve bir manevrayla çarpmaktan kurtuluyor. İş yerine geçince sebepsiz yere personeli fırçalamaya başlıyor. Tabi bundan etkilenen elemanlar, kendini işe veremeyip şirkete yeterince verimli olamıyorlar. Gelen müşteriler ile iş bağlantıları istedikleri seviyede gerçekleşmiyor. Böylece şirket büyük zarar görüyor.’’ Bir yumurtanın, pişip pişmeme konusundaki sinirli halimiz, vucüt reaksiyona geçip gün boyunca bu olayların etkisinde kalıyor ve beraberinde çok kalp kırmalar ve iş hatalarını getirmiş oluyor. Bundan dolayı da ufacık bir tartışmanın bizlere neleri getirebileceğini göstermiş oluyor.

Genel manasıyla üzüntülerimizin tamamına baktığımız zaman, hepsi dünyalık işler olduğunu göreceğiz. Mesela bir vakit **namaz** kaçırdık diye sinirlenip ağlayanımız varmı? Ya da yapmamız gereken bir ibadetimiz aksadığı zaman yeterince üzülüyor muyuz? Ama incir çekirdeğini doldurmayacak mevzulara gelince, fırtınalar çıkartıp, herkesin kalbini kımaktan geri kalmıyoruz. Bizler her işimizde tebessüm ile yaklaşmadığımızdan dolayı karşı taraftanda sıcak bir davranış göremiyoruz. Oysa bizler konuştuğumuz kişiye öncelikle güvenin temsili olan tebessümü vermeliyiz ki karşı taraftaki muhatabımızın bizim zararsız biri olduğumuzu anlasın.

Evden çıkarken bakkal olur, fırın olur veya herhangi bir esnaf ile karşılaşınca tebessüm ile beraber bir de selam verince o zaman her iki taraf işlerinde bereket ve samimiyet göreceklerdir. Yukarıda yazdığımız örnekte olduğu gibi eğer bizler en ufak şeylerde tartışma ve kalp kırma tarafını seçersek o zaman karşı taraftan da iyilik ile muamele etmelerini bekleyemeyiz. Kendimize göre büyük sorunlarımız olsa da karşımızdaki kişinin kalbini kırmak için bu bir sebep degildir. Belki makamca üstün olabiliriz, belki zengilik olarak ondan daha varlıklıyız, ama bunların hiç biri insan kalbinin zerresi dahi olamaz. Çünkü dünyalık şeyler, zamanla gelebilir fakat, kırılan kalpleri ne onarmaya nede olanları unutturmaya gücümüz yeter. İnsan sevince Allah için sevmeli, kızınca dahi Allah için kızmalıdır. Eğer nefsimiz işin içine girince o zaman daha kötü oluyor ve daha çok kırıyoruz.

Hani bir gün Hz. Ali bir müşrik ile kavga ediyor. Onu tam öldürecekken adam ağzına gelen bütün küfür ve hakareteleri edip yüzüne tükürüyor. Bunu üzerine Hz. Ali, adamı salıveriyor. Oradaki olaya şahit olanlar soruyorlar “Neden bıraktın adam? Öldürme fırsatı eline geçti. Üstelik o kadar da küfür etti. Buna rağmen öldürmedin ve bıraktın” diyorlar. Hz. Ali ise şu cevabı veriyor; ’’Evet öldürecektim. Ama öncesinde sadece Allah için öldürecektim. Fakat bana küfür etmeye başlayınca, korktum ki nefsimden dolayı öldürürüm. O yüzden onu öldürmekten vazgeçtim.’’ Değerli kardeşlerim kalp kırmadan once bu kıssayı aklımıza getirelim ve sonrasında ona göre davranalım. Çünkü nefsimiz bizlere her zaman iyi şeyler yaptırmayabilir.
 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

maltepe evden eve nakliyat

ensest porno