bodrum rus escorteskort izmir

Bedir Haber

The particular huge aspect will be the good thing about replica watches .

yabancı dizi izle

“Böyle Tanımıştım”

“Böyle Tanımıştım”
Avatar
İzzet ÖZCANOĞLU( izzet.ozcanoglu@bedirhaber.com )
12 views
09 Ekim 2015 - 11:40

Aldığı bu acı haber onu derinden sarstı. Ölüm hayatın bir gerçeği buna bir itirazı yoktu lakin ona acı veren arkadaşıyla –dünyanın telaşesi işte- epeydir görüşemiyordu. Böyle bir insana vefasızlık yapılmamalıydı. Son pişmanlık neye yarar? İstese de artık vefasını gösteremeyecek onu arayamayacaktı. Susanna Tamaro’nun “Yüreğinin Götürdüğü Yere Git” romanında dile getirdiği bir cümle sanki kendi durumunu anlatıyordu:

“Ölüler bize yokluklarıyla değil onlara söylemek isteyip de söyleyemediğimiz şeylerden dolayı üzüntü verir.” Zihninde onunla yaşadıkları canlanıverdi…

Sınıf rehber öğretmeni boy sırasına göre kimin nerede oturacağını belirlediğinde kimle oturacağım merakı son bulmuştu. Kendi tercihine bırakılsaydı seve seve sıra arkadaşlığına kabul edeceği bir öğrenciydi Ali. Okulda ilk onunla tanışmıştı. Meslek lisesinin bu haşarı sınıfının en temiz, en dürüst, zararlı alışkanlığı olmayan derslerinde de başarılı bir öğrenciydi Ali. Aynı sırayı paylaşmanın yanında teneffüslerde de birlikte olurlar, on dakikalık arada okulun bahçesini defalarca adımlayıp, sınıflarının karşısındaki tuvalette birlikte saçlarını tarayıp derse girerlerdi. Öğle araları yemekhane kuyruğuna geçip aynı masada yemeklerini yerlerdi.

Okullar açılalı aşağı yukarı bir aylık bir süre geçmişti. Yemekhane çıkışı havadan sudan konuşurlarken arkadaşı okulun mescidine gitmeyi teklif etti. Bir anlık şaşkınlıktan sonra isteksizce gidelim diyebildi. Aslında bu tarz alışkanlıkları olan biriydi. Yazları Kur’an Kursuna
gider, caminin hocası kendisine müezzinlik yaptırırdı. Okulda namaz kılmayı hiç mi hiç düşünmemişti. Arkadaşını da kırmak olmazdı. Ertesi gün yemekhane çıkışı yine aynı teklif ve yine kırmamak için kabulleniş. Arkadaşını kırmama adına mescide gitmeler bir müddet sonra usanç vermeye başladı. Diğer arkadaşları gibi yemeğini yedikten sonra öğleden sonraki ders başlangıcına kadar okulun spor salonuna gidip masa tenisi oynamak, tribünlere çıkıp voleybol oynayanları izlemek ya da kantine gidip televizyon izlemek istiyordu. İstiyordu istemesine ama mescide gittikleri için istediklerini yapamıyordu. Bu duruma bir son vermeliydi. Açıkça konuşmalıydı Ali’yle.

Söylemek istediklerini kurallı cümleler haline getirmeye çalışıyordu zihninde. İfadelerini özenle seçmeliydi. Özenle seçmeliydi zira sadece Ali’nin değil hiçbir insanın üzülmesini, kendinden dolayın üzülmesini istemiyordu.

-Bak yanlış anlama ben namaza karşı değilim fakat ibadetler kul ile Allah arasında kalmalı. İnsan gönüllü değilse içinden gelmiyorsa zorlanmamalı ve daha neler neler.

Zihninde söyleyeceği şeyleri netleştirmişti. Arkadaşının uygun anını kollamaya başladı. En uygun zaman öğle yemeğinden sonra konuşmaktı. Yemekhaneden çıkarken Ali’nin atık rutinleşen ‘hadi mescide gidelim’ teklifinden önce ‘sana bir şeyler söylemek istiyorum’ diyebildi zorla. Neden zorlandığına bir türlü anlam veremedi. En samimi arkadaşı değil miydi Ali. Sorun söyleyeceklerinde miydi yoksa… Yoksa söyleyeceklerine iç alemi izin vermiyor muydu? Hani bazen ağzımızdan çıkanlara yüreğimiz eşlik etmez ya ve bir süre sonra pişman oluruz söylediklerimize.

-Seni dinliyorum.

-Şeyy hafta sonu birlikte gezelim mi?

– Olur, nasıl olsa yazılılar iki hafta sonra başlayacak.

Söyleyememişti. Oysa epeydir zihnini söyleyecekleriyle meşgul etmişti. Hepsi boşa gitmişti işte. Dersler tümüyle bitip evin yolunu tuttuğunda yine aynı konuşmalar beyninde cirit atıyordu:

-Kardeşim lütfen ısrar etme! Bak seni kırmak istemiyorum lakin kırmak zorunda kalabilirim. Ne olur bırak peşimi. Ne olur zorlama beni. Ben mescide gelmek istemiyorum anla artık…

***
Lise 1 öylece geldi geçti. İç alemindeki isyanları arkadaşına bir türlü söyleyemediği gibi; Ali’nin manevi hayatına katkı yapacak her türlü teklife bazen isteyerek bazen istemeyerek “evet” dedi. Yıllar sonra dönüp maziye baktığında o “evet”ler onu öyle şeylerden korumuştu ki… Gidilmemesi gereken yerlere gitmemiş, olunmaması gereken yerlerde olmamıştı. “Her gencimiz Ali gibi olsun yahut Allah her gence Ali gibi bir arkadaş nasip etsin.” duası her dem dilindeydi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

maltepe evden eve nakliyat

ensest porno