Bedir Haber

Bir Osmanlı Hanımefendisi Prototipi; ASLI SANCAR

Bir Osmanlı Hanımefendisi Prototipi; ASLI SANCAR
Güzide Yazar( guzide.yazar@bedirhaber.com )
270 views
16 Mayıs 2016 - 6:37

1990’lı yılların başında eline aldığı bir kitap albenisi ile Aslı Sancar’ın dikkatini çekmiştir. Amerika’da “coffeetablebook” adıyla anılan sehpa kitabı denilebilecek şekilde hazırlanan bu tarz kitaplar, tamamı okunmayacaksa da görsel tasarı ve spot ifadelerle içeriğine dair meraklısını bilgilendirecek nitelikte eserlerdir. Kitap Osmanlı’yı anlatmaktadır. Anlatırken de ne yazık ki oryantalist bakış açılarının tesiriyle özellikle “harem” gerçeğinin efsaneleşen yönleri,kitabın yekûnunu teşkil etmektedir.Amerika’da doğan, eğitimini İngiliz Dili ve Edebiyatı üzerine yapan, otuz iki gibi çok genç denecek bir yaşta ülkesini bırakıp tercih ettiği Müslüman Türk bir eşle Türkiye’ye yerleşen ve dönem dönem gittiği ülkesinde İslam’a ve Osmanlı’ya dair yanlış bilgilendirmelerden rahatsızlık duyan Aslı Sancar için bu karşılaşma bir dönüm noktasıdır. Amerikalılara ve Batılılara doğru bilgiler aktarmak adına tarihçi olan eşinin de yardımlarıyla çalışmalara başlar.
Türkçe ve Türkçeye tercüme edilmiş eserlerin birçoğu ne yazık ki aynı oryantalist bakış açısının tesiriyle Osmanlı kadınını fantezilerden ibaret ve gerçekliğinden uzak olarak yansıtmaktadır. Bunun sebebi ise “Osmanlı” ve “kadın” kelimelerinin yan yana kullanılması daima haremi çağrıştırmış ve harem, doğal olarak haram nazarlardan sakındırılan bir mekân olmuştur. Osmanlı’nın özellikle on yedinci asırda ziyaretçileri olan seyyahlar, hareme kabul edilmedikleri için 1001 gece masallarında anlatılan kadın unsurunu daha da katmerli bir şekilde harem diye izaha çalışmışlardır. On sekizinci yüzyıldan itibaren kadın gezginlerin de Osmanlı topraklarını ziyaretleri, hareme dair yazılı kaynakların çoğalmasında önemli rol oynamıştır. Aslı Sancar’ın Betül Altınbaşak’a verdiği bir röportajda verdiği bilgilere bakılırsa mesela 1716’da İngiltere’den Osmanlı sefiri kocasıyla birlikte Osmanlı topraklarına gelen Lady Montague’nin gerçeklerle birlikte okuyucuyu etkilemek adına Osmanlı kadını figürünü oryantalist çizgide verdiği görülür. Yine Osmanlı kadınını daha yakından inceleme fırsatı bulan ünlü İngiliz kadın seyyah Julia Pardeo ve Lady Ramsey, sefir eşinin aksine Avrupalıların haksız iddialarına karşı çıkmış ve Türk halkını savunmuşlardır.

İnanmış Olmak İnsaflı Olmayı Gerektirir
İslam’ın aydınlık çehresiyle aydınlanmış her Âdemoğlu ve Havva kızı, insaflı davranışlar sergiler. Aslı Sancar’ın anlatımlarında diğer birçok tarihi eserde kolay kolay şahit olamayacağımız bazı hakikatlere rastlamak mümkün. Osmanlı’nın, İslam’ı en güzel şekilde temsil eden ve kendi döneminde dünyanın en ileri ülkesi kabul edilen İngiltere’de kadınlara tanınan haklardan çok öte imkânlar tanıması bunlardan sadece biridir. Sancar’ın yurtdışında da birçok akademik çevreye kaynaklık eden orijinal Osmanlı tapu, kadı senetleri ve benzerlerinde Osmanlı kadınının sanıldığının aksine Avrupa’nın o dönemdeki en ileri ülkesi olan İngiltere kadınlarının hayal bile edemeyeceği haklara sahip oldukları gerçeğini akılcı ve kaynaklara dayanan anlatımıyla eserlerinde gözler önüne serer.
İstanbul’da yaşadığı dönemde yıllarca Kadın ve Aile dergisine aynı konulu yazılar yazan Aslı Sancar’ın Osmanlı kadınına dair özellikle iki eserini vurgulamakta fayda var. Birincisi, yazarın “[Bu eser] öncelikle Batılılar için düşünüldü, hazırlandı. Batılı okur, öncelikle kaynağı görmek ister. ‘Bu söylediklerinizi nelere dayandırıyorsunuz?’ diye sorar.” dediği Osmanlı Kadını: Efsane ve Gerçek (Ottoman Women: Mythand Reality) isimli kitabıdır. Yılda 300.000 kitabın yayınlandığı Amerika Birleşik Devletleri’nde 2008 yılında bu kitap, ülkenin en büyük yayıncılar birliği olan IBPA tarafından siyaset-tarih dalında prestijli bir unvan olan Benjamin Franklin Ödülü’ne layık görülür. Seyyahların Gözlemleri, Evlerdeki Harem, Haremdeki Cariyeler, Saraydaki Kadınlar, Metafizik Aynasında Osmanlı Kadını bölümlerinden oluşan kısaca Osmanlı Kadını adlı eser, gerçekçi yönleriyle ancak İslam’ın insafını kalp ve kafa izdivacıyla mezcetmiş Aslı Sancar gibi bir yazar tarafından özentili bir şekilde ortaya konmuştur. Bu kitabın her yerde rastlayamayacağınız bir özelliği de hazırlanma aşmasında her ayrıntıda yazardan desteğini esirgemeyen –kendi ifadesiyle- ince estetik bir anlayışa sahip mimar olan oğlu Şahin Sancar’ın kitaba sağladığı katkıdır. Yazar, onun enerjisinin izlerinin kitabın her sayfasında sürdüğünü belirtir. Ne hazindir ki kitap tamamlandıktan birkaç gün sonra Şahin bir trafik kazasında vefat eder. Aslı Sancar, “Bu husus, kitabın değerini benim gözümde birkaç kat büyütür.” der. Avrupa’da düzenlene tanıtım turlarında kitabı eline her alanın “Ne kadar güzel bir kitap!” dediğine şahitlik eden Sancar, asıl fonksiyonlarından çok uzak ve yanlış bir şekilde zihinlere boca edilen haremi, aslî fonksiyonlarıyla Batılı okura anlatmaya devam eder.
Bilimsel çalışmadan ziyade anlatı geleneğinden haz eden Türk toplumu için kaleme aldığı düşünülebilecek ikinci eseri ise Harem adlı romandır. Harem, Osmanlı’da o dönem yasaklanmasına rağmen Çerkez ve/veya Araplarca Kafkasya’dan kaçırılan Sasa’nın sarayda hareme dâhil oluşuyla Didenur’a dönüşümü; Cemile’nin Fransa’da tıp eğitimi almış muhafazakâr bir insan olan Kamil Bey ile evlilik öncesinden başlayan hazırlıklarla beraber gerek saray gerekse evlerdeki “harem” geleneğinin işlendiği bir romandır. İmrenilecek hayatların, acılara rağmen nasıl sabır kalesiyle dik durabileceği idrakinin özel bir anlatımla sunulduğu eser, aile kavramına ehemmiyet veren erkek, kadın herkesin satır aralarına nüfuz etmeye çalışarak okuması gereken bir eserdir. Alışıldık roman üslubundan bir hayli uzak eserde, yazar Aslı Sancar’ın Osmanlı kadını figürünü incelikli bir anlatımla işlediğini görürsünüz. Sanılanın aksine sarayda cariye olmakla alakalı da kişisel fikrini “Saraydaki üç kadından birinin kendi kurduğu vakıflar vardı. Böyle biri olmayı neden istemeyeyim.” şeklinde ifade eder. Ona göre Osmanlı kadını kendisi ve çevresi itibariyle çok temizdi, Allah Teâla’nın cemal sıfatını üzerlerinde taşıyorlardı. Nitekim Osmanlı kadınıyla tanışan tüm yabancı nazarlar onları, çok zarif ve nazik, misafirperver, cömert ve dindar olarak tarif ediyorlardı. Ayrıca yazar, seyyahların anlattığı bir diğer hakikatte değinir: Valide Sultan yahut Osmanlı ailesinden herhangi bir hanım dışarıda arabadayken ezan okunduğunda hemen arabasını durdurur, yere bir şeyler serilir ve vakti girer girmez vaktin namazı eda edilirdi.
Aslı Sancar ile program veya röportaj yapanların genel kanaatine bakıldığındaysa yazarın hayranlıkla ve tane tane anlatımlarında içselleştirdiği Osmanlı kadını profilini en yakın yansıtanlardan biri olmasıdır. Aslı Sancar Hanımefendi’nin gayretli çalışmaları, milletleri yakından tanımakla birlikte tarihin ve dolayısıyla onu yazanların insafsızlığına kurban gitmesine razı olmadığı böylesine bir konunun farklı milletlerin seviyelerine göre işlemesini sağlamıştır. Ayrıca billur duyuları ve duyarlılıklarıyla haremde yer eden muhtereme kadınların aziz ruhlarına manevi sular serpmekle apaydın olan alınlarını,nicesinin gönül aynasında da pak etmiş olmaktadır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
หนัง JAV UNCENSOREDหนังAV JAV JAPANXXX หนังโป๊ญี่ปุ่น หนังXXX หนังหนังav ดูหนังโป๊ญี่ปุ่น หนังxญี่ปุ่นหนังAV JAV หนังโป๊ญี่ปุ่น หนัง JAV CENSOREDtürk ifşatürk pornoหนังavหนัง JAV CENSOREDหนัAV JAV JAPANXXX หนังป๊ญี่ปุ่น หนังXXX หนัง Rate R HD

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

maltepe evden eve nakliyat

ensest porno