bahis siteleri casino siteleri canlı bahis siteleri casino bonus veren bahis siteleri Başımıza Gelen Musibetler Kendi Hatalarımız Sebebiyledir - Bedir HaberBedir Haber

Bedir Haber

Başımıza Gelen Musibetler Kendi Hatalarımız Sebebiyledir

Başımıza Gelen Musibetler Kendi Hatalarımız Sebebiyledir
Avatar
Enes AYDIN( enes.aydin@bedirhaber.com )
65 views
07 Mart 2015 - 9:05

“Musibet”, bir okun tam hedefe isabet etmesi demektir. Başımıza gelen her kötülük musibet (bela) olarak adlandırılır. “Onlara (**mümin**ler) bir musibet isabet ettiğinde **Allah**’tan geldik ve **Allah**’a döndürüleceğiz derler.” buyuruyor Yüce Kitabımız. Başımıza bir musibet geldiğinde kendimizi sorgulamamız ve acaba nerede hata yaptım da başıma bu bela geldi diye düşünmemiz gerekir. Yüce Mevla bize bu durumu şöyle açıklıyor; “Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir. (Bununla beraber) **Allah **çoğunu affeder.” Ayette hitap edilenler, günahkâr **mümin**lerdir. **Günah**ı olmayan **mümin**lerin başına gelen musibetlerin sebebleri başkadır. Mesela onların sabretmeleri ecirlerini arttıracak sebeblerden biri olarak sayılabilir veya günahlarına keffaret olabilir.

Yüce Kitabımızda yine şöyle buyrulur;“Şüphesiz ki **Allah **insanlara hiçbir şekilde zulmetmez, fakat insanlar kendilerine zulmederler.” **Allah **insanlara, gerçeği bulmaları ve inanmaları için fıtri kabiliyetler vermiş ve **peygamber**ler de göndermiştir. Şu halde **Allah **onların sezme, anlama ve kavrama melekelerini ellerinden çekip aldığı için değil, onlar iradelerini kötüye kullandıkları için hak yoldan çıkmışlar, **peygamber**i kabul etmemişler ve cezaya müstehak olmuşlar, dolayısıyla kendi kendilerine zulmetmişlerdir

Uhut’ta, savaş başlamadan önce **Peygamberimiz **(s.a.v.), **İslâm **ordusunun arkadan kuşatılmasını önlemek için, Uhut dağının yamacındaki bir geçidi tutmak üzere yerleştirdiği elli kişilik okçu birliğine ve onların komutanı Abdullah b. Cübeyr’e şöyle talimat vermişti.“Düşmanın bizi öldürüp cesetlerimizi parçaladığına, her parçamızı kuşların kapıştığına şahit olsanız da yerinizden kıpırdamayacaksınız. Yahut bizim müşrikleri son ferdine kadar tepeleyip ganimet toplamaya yöneldiğimizi görseniz dahi, ben size haber göndermedikçe mevzilerinizi terk etmeyeceksiniz!”Savaş başladı; Müslümanlar kısa zamanda üstünlük kurarak müşrikleri bozguna uğrattı. Uyarılara rağmen, sanki her şey bitmiş gibi disiplini elden bırakan mücahitlerden birçoğu kaçan düşmanı kovalamaya, ganimet toplamaya başladı. Okçular da mevzilerini bırakmış, bunlara katılmıştı. Zaten sayıca çok kalabalık olan müşrikler, Uhut’un başka bir yamacından dolanarak Müslüman ordusunun arkasına geçti ve onları çepeçevre kuşattı. Durum tamamen kâfirlerin lehine dönmüştü. Uhut’ta **Müslüman**lar büyük kayıp verdi. **Resulullah **(s.a.v.) yaralandı. Sahabeden, aralarında Hz. Hamza (r.a.) ve Hz. Mus’ab b. Umeyr(r.a.)’in da bulunduğu 70 kişi uzuvları kesilerek vahşice katledildi. Bedir gibi bir zaferden sonra ilk defa böyle bir musibetle karşılaşan **Müslüman**lardan bazıları şaşırmıştı. Nasıl olur, diyorlardı. Biz **Müslüman**ız ve **Allah **elbette bizimle beraber. Öyleyse neden bizi kollamadı da kâfirlerin galip gelmesine müsaade etti?

Bugün de **Müslüman**lar’ın büyük bir kısmı, maruz kaldığı her felaket karşısında bu şaşkınlığı yaşıyor. Suçumuz neydi ki bu musibet bize reva görüldü, diye düşünüyor. Bazen kâfirlerin refah içinde rahat yaşamaları ile kendilerinin düçar olduğu sıkıntıları karşılaştırıp, kalbine şüphe tohumları ekebiliyor. Feryad ü figanla, sitemle, isyanla iman ve akidesini kırıp döktüğü oluyor; böylece “çifte musibet”e uğruyor.

Ümmü Seleme (radıyallahuanhâ) anlatıyor: “**Resulullah **(aleyhissalâtu vesselâm)’ı şunları söylerken işittim: “Kendisine bir musibet gelen müslüman Allah’ın emrettiği: “İnnâlillahi ve innâileyhirâci’ün, allahümmeecirni fi musibeti vahlufli hayran minhâ. “Biz **Allah**’a aidiz ve ancak O’na döneceğiz. Bana bu musibetim için mükâfat ver. Ve bana bunun arkasından daha hayırlısını ver” derse **Allah **o musibeti alır ve mutlaka daha hayırlısını verir.”

Kul keseder(yönelir), **Allahu Teâlâ** halıktır (yaratıcı), kulun isteğine göre yaratır. İnsanoğlu** Allah-ü Teala**’nın razı olacağı şeye yönelirse **Allah **(c.c.) onu yaratır. Kul nefsin hoşuna giden bir şeye yönelirse **Allah **(c.c.) onu aratır. Fenalık isteyen insanın nefsidir. Musibetlere karşı sabır insanın kurtuluşuna vesile olur. Kişi başına gelen musibete sabreder veya daha kötü halini düşünüp **Rabb**ine şükrederse zahmet olan bu hal rahmet olur.

Rabbim bizleri başına gelen musibetlere karşı sabreden, acaba ne hatam var diye kendini muhasebeye çeken ve nimetlerine karşıda şükreden kullarından eylesin. 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

maltepe evden eve nakliyat

ensest porno

dedektiflik bürosu