ALLAH’A DAYAN

ALLAH’A DAYAN

Allah’a dayan demek şudur: öncelikle sebepler planında üzerimize düşeni yapıp gerisini Allah’a bırakmak demektir. Yani öncelikle çalışmalı gayret etmeli daha sonrasını dualarla Rabbimize havale edersek Rabbim açılmayacak kapıları bile bize açar. Örnek mi ilk örneğimiz Allah’ın peygamberlerinden halilim yani dostum ifadesiyle tanınan İbrahim peygamberdir. O devrinin en zalim ve zorba kişisi olan Nemrud’a başkaldırmış ve ona haddini bildirmiştir. Ayrıca babasının putlarına inanmamış onu ve kavmini Allah’ın var ve birliğine davet etmiştir. Onun bu davetine inanmayanlar onu tehdit etmişlerdir. İbrahim as onların bu tehdidine karşılık Mümtehine suresi 5.ayetinde: Onun ve beraberinde olanların duası şudur: “Ey Yüce Rabbimiz! Yalnız sana güvenip dayandık, Sana yöneldik ve sonunda da Senin huzuruna varacağız. “Ey Ulu Rabbimiz, bizi kâfirlere deneme konusu kılma, affet bizi. Çünkü Sen Aziz ve hakîmsin (mutlak galip, tam hüküm ve hikmet sahibisin). Rabbine dayandığını haykırmış Allah’a inanan bir müminin asla inanmayandan özür dilemeyeceğini ifade etmiş ve Allah’a dayanıp güvenmiştir ona bunu yaptıran şey imandır.
Meyden ve Eyke halkına gönderilmiş Şuayp as için Allah’a dayanması ise o bu iki halkı hakka davet etti kavmi ise onun davetini hem kabul etmedi hem de onu ölümle tehdit ettiler. Şuayp as bu tehditlere oralı olmadı ve Allah’a dayandı. Kur’an bu durumu ifade ederken Araf suresinin 88. Ve 89. Ayetinde Halkından kibirlenen eşraf grubu: “Bak Şuayp!” dediler, “yeminle söylüyoruz: Ya tekrar dinimize dönersiniz. Ya da seni de, sana inanan taraftarlarını da ülkemizden süreriz! “Şuayp şöyle cevap verdi: “Peki, istemesek de mi dinimizden döndürüp süreceksiniz (Ya istemezsek ne olacakmış! Allah bizi sizin o batıl dininizden kurtardıktan sonra kalkıp tekrar dininize dönecek olursak Allah’a büyük bir iftira atmış oluruz. Allah göstermesin, sizin inancınıza dönmemiz kesinlikle mümkün değil! Rabbimizin ilmi her şeyi kapsar. Biz yalnız Allah’a dayanırız. Ey bizim Rabbimiz! Bizimle şu halkımız arasında Sen âdil hükmünü ver, haklı haksız açığa çıksın. Sen elbette hüküm verenlerin en iyisisin!” diyerek onların bu tehdidi karşısında her şeyi göze aldılar ve dinden dönmediler. Bir peygamber asla kâfirlerin tehdidinden korkmazdı çünkü mümin Allah’a inanıyor ve ona inanıyor. Ve her şeyi yaratan odur.
Yahudileri mısırdan kaçırıp Firavunun zulmünden kurtaran bir diğer büyük peygamber Musa as dır. O da Yahudileri mısırdan kaçırırken Kızıldeniz kenarına gelmiş artık kaçacak yer olmayınca beraberindekiler Musa as için yakalandık dediklerinde Musa as şöyle dedi: Şuara suresi 61. Ayetinde birbirini görecek kadar yaklaşınca Musa’nın arkadaşları: “Eyvah! Bize yetiştiler!” dediler. Hayır, asla!” dedi, “Rabbim benimledir ve O muhakkak ki bana kurtuluş yolunu gösterecektir! Dedi Allah’a dayandı ve Allah’a dayananların mükâfatı ise bu surenin devamı olan ayette şöyle anlatılmaktadır: Biz Musa’ya: “Asanı denize vur!” diye vahyettik. Vurur vurmaz deniz yarıldı, öyle ki birer koridor gibi açılan yolun iki yanında sular büyük dağlar gibi yükseldi. Diyerek Allah inananları yarı yolda bırakmadığı gözükmektedir yeter ki onun kapısına iltica edip tam sığınalım. Duamızı gafletle değil tam inanarak ve ona sığınarak edelim ki bizi dünya sıkıntılarından kurtarsın.
Ve kainatın iftihar tablosu Mekke’den Medine’ ye hicret esnasında müşrikler onu takip ettiler ve Sevr mağarasında yakaladılar Hz Ebubekir ra korkunca ALLAH RASÜLÜ Kur’an dan şu ayeti okudu Tevbe suresi 40.ayet: Eğer Siz Peygambere yardımcı olmazsanız, Allah vaktiyle ona yardım ettiği gibi yine yardım eder. Hani kâfirler onu Mekke’den çıkardıklarında, iki kişiden biri olarak mağarada iken arkadaşına: “Hiç tasalanma, zira Allah bizimle beraberdir.” diyordu. Derken Allah onun üzerine sekinetini, huzur ve güven duygusunu indirdi ve onu, görmediğiniz ordularla destekledi. Kâfirlerin dâvasını alçalttı. Allah’ın dini ise zaten yücedir. Çünkü Allah azizdir, hakîmdir (mutlak galiptir, tam hüküm ve hikmet sahibidir).
Sonuç: bu ayetler ve peygamber örnekleri bize dayanacağımız kapıyı ne güzel anlatmaktadır. Demek ki derdimizin olmasından daha ziyade derdin bir sahibinin olduğu önemli ve diğer önemli olan ise ona dayanabilmedir. İnsanların ne dediği değil Rabbimizin takdiri önemlidir. Unutmayalım yeis bataklıktır ve ilahi yardım sebeplerin bittiği yerde başlar. Ona dayandıktan sonra korkacak bir şey yoktur. Rabbim isterse denizler açılır, gözler görmez ve ateş yakmaz olur. O istesin ve yeter ki ol desin olmayacak iş yoktur. Vesselam.

Avatar
Hüsrev Simavi( husrev.simavi@bedirhaber.com )

YORUM ALANI

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.