Allah Müslümanların Yüzüne Neden Bakmaz?

Rububiyetine karşı ikinci şirk ise; Allah’ın rızasını düşünmeden yapılan ibadetlerde dünyevi beklentilere girmek de Allah korusun O’na karşı bir şirktir.

Allah Müslümanların Yüzüne Neden Bakmaz?

Bu gün gençlerimizin en fazla dikkatini çeken hususlardan birisi de niçin Müslüman ülkeler ve topluluklar perişan vaziyetteler? Üçüncü dünya ülkesi dediğimiz topluluklar, kendi içlerinde kine, nefrete, tembelliğe, yanlış işlere en fazla bulaşan halklardır. Acaba inançlarımızda mı bir problem var? Yanlışımız başka bir alanda mı? Yoksa evrensel değerler dediğimiz bütün insanlığın kabul ettiği değerler noktasında, ciddi yanlışlarımız mı var? Bu soruyu öğrencilerimize sorduğumda bana bir kızımız enteresan cevap verdi, dedi ki: “Hocalar hep dua edin diyorlar başka bir şey demiyorlar bundan dolayı geri kaldık” deyince kendi kendime: “Demek ki biz çocuklarımıza ve insanımıza Rabbimizin emirlerini gerektiği gibi anlatamıyoruz.” Yavrumuza şefkatle: “Yavrucuğum Allah’ın rızasını kazanmanın yolu sadece ellerimizi açıp dua etmek değildir. ‘Keşke bunu da becerebilsek.’ Allah fiili duaya çok önem veriyor, sıfatlara önem veriyor. Evrensel değerler diye ifade ettiğimiz doğruluk, dürüstlük, çalışkanlık, yalan söylememek gibi emirler bütün insanlık için geçerlidir. Kim bu değerlere önem verirse o topluluğu Rabbimiz başarılı kılıyor. Bu topluluğun inancı ne olursa olsun.”

Maalesef günümüzde insanlık, Rabbine karşı şirk koşmaya devam ediyor. Birincisi ulûhiyetine karşı şirktir. Müslümanlar daha çok Rububiyetine karşı işlenen şirkten kurtulmadan hakiki imanı elde etmeleri mümkün değildir.

Rabbimizin Rububiyetine karşı şirk iki kısımdır. Birincisi; sebeplere takılmak, başına gelen musibetlere, belalara isyan etmektir. Sabırsızlık göstermek, imtihanlara farklı nazarlarla sabırsızlık, O’na (cc) karşı bir isyandır.

Rububiyetine karşı ikinci şirk ise; Allah’ın rızasını düşünmeden yapılan ibadetlerde dünyevi beklentilere girmek de Allah korusun O’na karşı bir şirktir. Günümüz Müslümanları üzülerek belirtmeliyim ki bu şirklerin hepsini işlemese de bir kısmını işleyerek Rabbimizin, Müslümanların yüzüne bakmamasına sebebiyet vermektedir. Ne zaman ki Müslüman topluluklar ve fertler, Allah’ın koyduğu kuralları dünyevi menfaatlerin önüne geçirmeden inanır ve amel ederse, o zaman hem dünyada başarılı olurlar hem de ahirette hesapları kolay olur. Allah’ın haram kıldıklarına sırf dünya menfaati adına göz yumanlar, ihmalkâr davrananlar, korkanlar ve basit sebeplerle kine nefrete talip olanlar, ahiretlerini berbat edeceklerini hatırlarından çıkarmamalılar.
Özellikle O’nun (cc) emirlerine karşı lakaytlık, emirlerini yapmamak Allah’ı (cc) dinlememektir. Mesela Rabbimiz bize; namazı eda edin, zekâtı verin, iyi insanlar olun, doğru ve dürüst davranın, diyor. Allah’ın emir ve yasaklarına karşı lakaytlık yapmak ise O’nun (cc) emirlerine karşı ciddi bir saygısızlıktır.
Bir kısım hadiseler yaşandıkça ahiretin ve hesabın büyüklüğünü gün geçtikçe daha iyi kavramaya başladım diyebilirim. Ne olur peşin olana talip olup ebedi hayatımızı mahvetmesek. Ne olur en azından inanç noktasında bizimle aynı düşüncede olmayanlar kadar Allah’ın koyduğu evrensel değerlere uyup, en azından bu dünyalarını mamur edenler kadar sünnetullaha uyabilsek.

Cemalettin YAZICI( cemalettin.yazici@bedirhaber.com )

YORUM ALANI

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.