Bedir Haber

Ey inananlar! Siz doğru iseniz sapıtan size zarar veremez

Ey inananlar! Siz doğru iseniz sapıtan size zarar veremez
15 views
16 Mart 2024 - 14:18

يا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا عَلَيْكُمْ اَنْفُسَكُمْۚ لَا يَضُرُّكُمْ مَنْ ضَلَّ اِذَا اهْتَدَيْتُمْؕ اِلَى اللّٰهِ مَرْجِعُكُمْ جَمٖيعاً فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

“Ey inananlar! Siz kendinize bakın, doğru yolda iseniz sapıtan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah’adır. İşlemekte olduklarınızı size haber verecektir” (Mâide sûresi, 105)

Allah’ın dinini yüceltme yolunda koşturan mü’minlere düşen temel vazife, tıpkı bir göz doktorunun, katarakt hastasının gözündeki tabakayı kaldırıp her şeyi tekrar ayan beyan görmesini sağlaması gibi, insanların gözündeki perdeyi kaldırarak her şeyi olduğu gibi görmelerini sağlama adına ortaya çıkıp ellerini işin altına koymaktır. Peygamberlerin, sahabe-i kiramın ve tüm salih alimlerin vazifesi de budur. Buna isterseniz emr-i bi’l-ma’ruf nehy-i ani’l-münker (iyiliği tavsiye edip kötülükten alıkoyma) vazifesi de diyebilirsiniz.

Maruf denildiğinde ilk olarak dinin güzel gördüğü ve emrettiği konular anlaşılır. Fakat dinin temel disiplinlerine muvafık olarak insanların güzel gördükleri şeyler ve yapageldikleri örfler de buna dahil edilir.

Münker denildiğinde de, din-i Mübin-i İslâm’ın çirkin gördüğü ve yasakladığı hususlar anlaşılır. Ama aklın ve insan tabiatının çirkin bulduğu şeyleri de buna dahil edebiliriz. Nitekim Hanefi fukahası nezdinde de aklın çirkin ve güzel bulduğu şeylerin kendine göre bir yeri vardır.

Başka bir ifade ile mümin ellerin önemli bir vazifesi işte bu maruf, iyilik kategorisine giren olumlu ve güzel davranışlara teşvikte bulunmak, münker, kötülük kategorisine giren olumsuz ve çirkin davranışlara karşı da insanları uyarmaktır. Buna, insanları ister dünyevî ister uhrevi açıdan olsun faydalı şeylere yönlendirme ve yaklaştırma; yine uhrevi veya dünyevi açıdan zararı olan şeylerden de sakındırma ve uzaklaştırma vazifesi de diyebilirsiniz. Yerine getirilmesi gereken bu misyon, Kur’ân’da çokça tekrar edildiği üzere kısaca tebşir (müjdeleme) ve inzar (uyarma) kelimeleriyle özetlemek de mümkündür. Nezd-i Ulûhiyette en büyük vazife bu olduğu içindir ki Allah en sevdiği kullarını, yani peygamberlerinin ellerine bu vazifeyi vererek görevlendirmiştir.

Aziz kardeşlerim!

Dolayısı ile öyle eller vardır ki; Peygamberlerin eli gibi düzenleyici ve düzelticidir. Çapak gördüğü göze yumruk olmaz. Kimseye hissettirmeden, bir ana şefkatiyle o çapağı alır, temizler. Yüzün ve gözün güzelliğini çapağa feda etmez. Değdiğini bozmaz, düzeltir. Düzelteceğim diye “düz” hatta “dümdüz” etmez. Çünkü bu eller, amuda kalkıp da dünyayı düzeltme iddiasına soyunan “ters”lerin elleri değildir.

Değerli müminler!

Bir de yine eller vardır ki, her şeyi karıştırır. Münasebetsiz ellerdir bu eller. Olur olmaz yere sokulur. Girmemesi gereken yerlere girer. Karıştırıcı eller, pislikten kurtulmaz. Çünkü karıştırma aşkı her şeyi kapsadığı için, bunlar arasına pislik de girer. Bu tür eller bulaştığı pisliğin faturasını kendi karıştırıcılığına kesmez. “Oralarda ne arıyordun?” diyene, “Öyle her şeyi ve her yeri karıştırırsan, boyuna kadar necasete batarsın” diyene söyleyecek bir sözü yoktur. Yüce Kur’an’daki tarifi ile; وَلَا تَكُونُوا كَالَّذٖينَ تَفَرَّقُوا وَاخْتَلَفُوا مِنْ بَعْدِ مَا جَٓاءَهُمُ الْبَيِّنَاتُؕ وَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ عَظٖيمٌۙ “Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra ayrılığa düşüp ihtilaf edenler gibi olmayın. İşte onlar, evet onlar için büyük bir azab vardır.” (Âl-i İmrân sûresi, 105)

Yine eller vardır. Hiçbir taşın altına girmeye yanaşmaz. Nice taşlar, kayalar, dağlar kaldırılır. O pamuk eller arazi olmuş, ortalarda yoktur. Ara ki bulasın. Israrla o elleri arar gözleriniz, ama yok. Sıkıntıya gelemez bu eller. Fakat dağlar gibi taşları taşımaktan yorgun ve bitap düştüğü için ayağı sürçenleri, tökezleyenleri görmeye görsün bu eller. Hemen ovuşturma vaziyetine girerler. Yakasına sarılır, tokatlamaya yeltenirler. Utanmaz eller. Taşın altına sokmaya gelince kayıp olan bu eller, yakaya sarılmaya gelince aslanpençesi kesilirler… Ayetteki ifadesi ile; اَتَأْمُرُونَ النَّاسَ بِالْبِرِّ وَتَنْسَوْنَ اَنْفُسَكُمْ وَاَنْتُمْ تَتْلُونَ الْكِتَابَؕ اَفَلَا تَعْقِلُونَ “ Sizler kitabı okuduğunuz halde insanlara iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz? Aklınızı kullanmıyor musunuz?” (Bakara sûresi, 44)

Ali açıl, Hacı Kemal gibi eller de vardır. Âmîdir, okumamış yazmamıştır amma tutması gereken yeri bilen eller. Bu eller pamuk değil, nasır tutmuştur. Elbette ki, her yarım kalmış yükün altına girdiği için. Her hayırlı teşebbüsün ucundan tuttuğu için. Her yükü ağıra, el attığı için. Her yolda kalmışın kolundan tutup kaldırdığı için. Her dermanı tükenmişe derman kattığı için. Öpülesi ellerdir o eller. Rabbimizin ifadesi ile; وَلْتَكُنْ مِنْكُمْ اُمَّةٌ يَدْعُونَ اِلَى الْخَيْرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِؕ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ “Sizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden bir topluluk bulunsun.” (Âl-i İmrân sûresi, 104)

Acınası eller de var. Vuracağı yeri bilmez, duracağı yeri bilmez. Kabarmış bir koltuğun elleridir bunlar. Sürekli tokat halinde gezer. Hiçbir şey bulamazsa, havayı tokatlar, suya yumruk atar. El ele vermişler zincirine girip, diğer ellerle birleşemez bu eller. Aksine birleşmiş elleri çözüp ayırır, kırıp koparır. Kırıp koparacağı başkalarının eli tükenirse, bu kez kendi kardeşine yönelir, onu kırar, ona vurur.

Bu dünya var oldukça var olacak… Öpülesi eller de vardır vardır. Vuracağı yeri de bilir, duracağı yeri de. Dostu da tanır, düşmanı da. Yalnız dosta değil, düşmana bile rahmettir o eller. Yara sarar, ayıp, kusur örter. Kimseye kötü deyip dışarda bırakmaz. Acır herkese peygamberler gibi, bir ananın elleri gibi, okşayacak yetim, yaşını silecek öksüz, sıvazlayacak kırık yürek arar. Yıkılmışları yapar, dağılmışları toplar, yarımı tamamlar, tamamı kucaklar, ayrılanı birleştirir, gidenin peşinden gider, birleşeni sıklaştırır. Kuran onları şöyle tarif eder; وَالْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بَعْضُهُمْ اَوْلِيَٓاءُ بَعْضٍۘ يَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ ‘’Mü’minlerin bu yöndeki nitelikleri ise şöyle anlatılır: “İnanan erkekler ve kadınlar, birbirlerinin velileridir. İyiliği emrederler, kötülükten menederler” (Tevbe sûresi, 71)

Ama Allah’ın yaratığı bazı eller de vardır ki… Her önüne gelenden kendine bir şeyler ister. Hiç işe girişmez, hep beleşe girişir. Sürekli istemek için açılır. Almaya bayılır, vermekten nefret eder. Bu ellerin bildiği tek dua “Rabbena hep bana”dır. Böyle elleri bin kez de doldursanız, bin birinciyi ister. Hapsini de kendi cebine boşaltır. Başka elleri de görmek gibi bir derdi yoktur. Bencil eller bu eller. Bin iyilik yapar sırtınızda taşırsınız, bir de bırakınca başlar kızıp, bağırmaya… Vefasız, iyilik bilmez, takdir etme özelliği olmayan eller…

Ama eller de vardır Hz. Ebu Bekir, Hz. Ebu Talha gibi hep verirler. İddialı değildir, fakat kararlıdır. O elleri herkes ortalarda görmez. Muhatabının gözüne sokulmaz. Alkışı hak edeni alkışlamaktan çekinmez, fakat kendisi alkış istemez. Verirken görünmemek için köşe bucak saklanır. O eller, bir Allah’tan ister, başkasından istemektense taş kesilmeyi tercih eder. Fedakâr ellerdir o eller.

Eller vardır Hz. Osman gibi Sürekli duaya durur. Peygamberinin ellerinden bir hisse kapmıştır. Dostlarına değil sade, düşmanlarına bile duaya durur. Sevdiği güllerin dikenleri tarafından kanatılınca, gülü kökünden sökmeye kalkışmak gibi bir cinayet işlemez bu eller. Aksine, gülünü sevdiği için, kendini kanatsa da, dikenini de sever. İçinde hayır olan bir yüreğe bağlı eller bunlar. İçinde umut ve sevgi olan bir yüreğe bağlı eller. Hiçbir şey yapmazsa hadisteki şu güzel ifade ile; “Kişi değiştirmeye güç yetiremiyeceği bir münkeri (sakıncalı eylemi) görünce, Allah’a o eylemi münkir olduğunu, yani asla hoşlanmadığını bildirmesi, onu kurtarmaya yeter.” (Taberani).

Aziz müminler!

Maruf, iyilik ile münkerin, kötülüğün, güzel ile çirkinin, ıslah ile ifsadın, iman ile nifakın birbirine karıştığı bu zor dönemde ifa edilmeyi bekleyen yığınla HİZMET var. Bugün toplumlar çapında yaşanan büyük dejenerasyonları tamir etmek, fesada uğramış toplumları yeniden kıvamına sokmak, insana bir kere daha ahsen-i takvime mazhariyetini hatırlatmak, salih eller olmayı gerektiriyor. Şunu unutmamak gerekir ki mevcut hastalıkların reçetesi Kur’ân’dır, Sünnet-i Seniyye’dir, Raşit Halifelerin hayat tarzıdır, sahabe-i kiramın yolu, birlik-berberlik sabır ve duadır… Mevcut tablonun çok iyi okunarak bu mübarek kaynaklardan zamana ve çağın getirdiği hastalıklara uygun devalar üretmek Allah davasını kendi hayatı bilen, sefaletler yaşasa da davam deyip elini taşın altına koymak büyük vazifelerdendir. Halihazırda yaşanan tahrip ve ifsadın tesirinde kalmadan, şartların ağırlığı altında ezilmeden, engellere takılmadan vazifeye devam etmek gerekir. Zira siz Allah’ı kullarına sevdirirseniz O da sizi sever ve size sahip çıkar. Siz Resûlüllah’ın davasına sahip çıkarsanız, öbür tarafta O’nun Livau’l-hamd’inin (Hamd sancağı) altında kendinize yer hazırlamış olursunuz.

Muhterem Müslümanlar!

Ramazan-ı şerife yaklaşmışken, bu mübarek günlerde, yapmamız gereken hizmetlere odaklanalım, Rabbimizin katında müstecâb olur ümidiyle Gazze, Doğu Türkistan, Anadolu’daki ve dünyadaki tüm mazlumlara Cenâb-ı Haktan, yardım isteyelim.

Kur’an; “Sen af ve kolaylık yolunu tut; iyiliği emret ve cahillerden yüz çevir.” (A’râf sûresi, 199) Ellerinize bakın, kendinizi tanıyın! Nerede iş yapıyor o eller… Zira onlar, sizin aynanızdır. Allah’ım! Ellerimizi bırakma, bizi boş ellerle yanına alma, bizi eli iyilikte, gönlü hayırlarla dolu insanlarla beraber eyle!

Derleyen

Erdal ATAK

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
หนัง JAV UNCENSOREDหนังAV JAV JAPANXXX หนังโป๊ญี่ปุ่น หนังXXX หนังหนังav ดูหนังโป๊ญี่ปุ่น หนังxญี่ปุ่นหนังAV JAV หนังโป๊ญี่ปุ่น หนัง JAV CENSOREDtürk ifşatürk pornoหนังavหนัง JAV CENSOREDหนัAV JAV JAPANXXX หนังป๊ญี่ปุ่น หนังXXX หนัง Rate R HD

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

maltepe evden eve nakliyat

ensest porno