YAZARLAR

Serdar AHLATCI

ZULMETMEYECEKSİN!

ZULMETMEYECEKSİN!

Allah(cc)’a canı gönülden inanıyorsan, ahirette hesap verecek olmanın bilincini yüreğinde taşıyorsan, başıboş yaratılmadığını düşünüyorsan, kul ve aciz olduğunu idrak edebiliyorsan ve ölümlü olduğunu hissediyorsan; ZULMETMEYECEKSİN!

Seninle aynı partide değil, aynı siyasi görüşü paylaşmıyor ve neden desteklemiyor diye, aynı tarikatın safları arasında yer almıyor ve aynı cemaatin havasını teneffüs etmiyor diye, aynı kitapları okumuyor ve aynı mezhebe uymuyor diye, aynı şekilsel kıyafetleri giymiyor, aynı dini ritüelleri yapmıyor ve hatta aynı inançları taşımıyorlar diye hiç kimseye; ZULMEMEYECEKSİN!

Seninle aynı ırka mensup değil diye, aynı renge sahip değil ve aynı soydan gelmiyor diye, aynı dili konuşmuyor ve aynı geleneklere uymuyor diye, aynı görüşleri taşımıyor, aynı hedeflere yürümüyor, aynı isteklerde bulunmuyor ve gelecek adına aynı hayalleri kurmuyor diye ve aynı kalıplara girmiyor diye hiç kimseye; ZULMETMEYECEKSİN!

Kendi hayallerini gerçekleştirmek ve kendi geleceğini pekiştirmek için başkalarının hayatına, gerçeklerine, geleceğine ve hayallerine; ZULMETMEYECEKSİN!

İnsanlar senden biraz uzaklaştı diye, sana olan sevgi ve muhabbetleri azaldı veya yok oldu diye, seninle karşı cephelerde yer alıyorlar diye, aranızdaki mesafeler günden güne açılıyor diye, seni istemiyorlar diye peşin hükümlerinle hareket edip fırtınalar kopararak ve nefsinin telkinlerine uyup canavarlaşarak hiç kimseye; ZULMETMEYECEKSİN!

Firavun’un Musa(as) ve arkadaşlarına yaptığı gibi, Nemrut’un İbrahim(as)’i ateşlere attığı gibi, Lutilerin Lut(as)’un semavi mücadelesine karşı çıktıkları gibi, Yusuf(as)’un acımasız kardeşleri gibi, Yunus(as)’u balığın karnına hapseden sürecin müsebbipleri gibi, dokuz yüz elli sene kendilerine hakikati anlatan Nuh(as)’u dinlemeyen asi kavmi gibi, İsa(as)’yı çarmıha germeye çalışan isyankârlar gibi, Peygamberimize(sav) zulüm ve işkenceler yapan müşrikler gibi ve diğer peygamberlere saldıran, hakaretler eden, yalan ve iftiralar atan ve hatta onları öldüren sapkın kavimler gibi; ZULMETMEYECEKSİN!

Ne kadar haksızlıklara uğrarsan uğra, ne kadar zulümlere maruz kalırsan kal, ne kadar üzüntüler yaşarsan yaşa, ne kadar kayıplarla karşılaşırsan karşılaş ve ne kadar incinirsen incin, eğer Müslüman olduğunu iddia ediyorsan incitmeyeceksin ve hiç kimseye asla; ZULMETMEYECEKSİN!

Aslında cüce olduğun halde seni sana dev aynasında gösterip büyüten ve besleyenlere aldanıp, şuur altında uyuyan şımarıklıkları uyandırıp, nefsinin şişirmelerini hakikat sanıp, şeytanın üfürmelerini arkana alıp da sakın ha kimseye; ZULMETMEYECEKSİN!

Eğer âlimsen cahillerine ve zenginsen fakirlerine, eğer güçlüysen güçsüzlerine ve büyüksen küçüklerine, eğer öğreticiysen öğrencilerine ve yöneticiysen yönettiklerine ve kısaca kendinden daha düşük olan kimselere asla; ZULMETMEYECEKSİN!

Kısaca, kim olursan ol, hangi makamlarda bulunursan bulun, hangi gücün sahibi olursan ol, ne kadar zengin olursan ol asla kimseye; ZULMETMEYECEKSİN!

Bu, insan olmanın gereğidir… Bu, İslami olmanın gereğidir…

Sözün özü, yaşamında ölçüleri kendin belirlemek ve dizginleri şeytanın eline vermek yerine, Kur’an ve sünnet ölçülerine göre yaşayarak ve müminler arasında kardeşlik hukukunu uygulayarak ve müslüman olmayanlarla da size zarar vermedikleri sürece barış içerisinde yaşayarak hiç kimseye kesinlikle; ZULMETMEYECEKSİN!

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle