YAZARLAR

Serdar AHLATCI

UYDURULMUŞ DİN VE UYDURANLAR

‘’Oku’ emriyle başlayıp günümüze kadar gelinen süreçte uydurulmak suretiyle dinin içine o kadar şey sokulmuş ki, neredeyse dinin özüne ulaşmak imkânsız hale gelmiş. Kimi iyi niyetiyle kimi ise tamamen şeytani amaçlarla uydurma ve dine ekleme isteklerini gerçekleştirmişler.

Şeytanın en büyük saldırılarını gerçekleştirdiği cephelerden birisi burasıdır. En etkili ve tehlikeli silahlarını bu cephede kullanır. Hele bir de bu işe gönüllü askerlerini yani avanelerini yanına toplamışsa…

Günümüzde öyle cemaat ve tarikatlar var ki, arsızca uydurmaya ve etrafında topladıkları saf niyetli insanları kandırmaya ve aynı zamanda da gelecek nesillerin din anlayışını derinden etkilemeye devam ediyorlar.

Özellikle Peygamber Efendimizin(sav) vefatından bir süre sonra bu faaliyetler başlamış, Hz. Osman(ra) dönemiyle birlikte artık fitne hareketleri filizlenmiş ve daha sonraki dönemlerde önü alınamaz hale gelmiştir.

Şunu asla unutmayalım; Nur’dan uzaklaşıldıkça karanlıklarla muhatap olmak kaçınılmazdır. Nur dediklerimiz ise Peygamberimizin(sav) size iki miras bırakıyorum onlara uyarsanız kurtulursunuz dediği Kur’an ve sünnettir.

Zaten uydurmaların ana çıkış yolu da burasıdır. Yani insanlar Kur’an ve sünnetten uzaklaştıkça atalarından ve çevrelerinden görmüş olduklarını yarım yamalak bilgileriyle harmanlayarak ortaya uydurulmuş yeni bir din çıkarıyorlar. Devamında gelen nesil ise bu öğrendiklerini din zannederek ve daha da geliştirip bir sonraki geleceklere aktarıyorlar.

Uydurulmuş din adeta ahtapot gibi sarmış dört bir yanımızı. Hangi dini ritüele yönelsek özünden daha çok uydurulmuşlarla sarıldığını görürüz.

Şimdi şöyle bir eleme yapsak; elimize bir Kur’an meali alsak ve anlamadığımız noktalarda tefsirlerden faydalansak ve yine Kur’an’la çelişmeyen hadis-i şerifleri de incelesek ve ondan sonra da günümüzde din diye yaşananlara bir baksak acaba ortaya nasıl bir manzara çıkar? Acaba din sanılanlardan geriye ne kalır?

Kendisini Müslüman olarak tarif eden ve tanımlayanlara düşen en büyük vazife öncelikle Kur’an ve sahih sünnete vakıf olmaktır. Bu kaynakları gereği gibi araştırıp hayatına yansıtanlar görecekler ki, asıl din Kur’an ve sahih sünnetin içerisinde olanlardır.

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle