YAZARLAR

Serdar AHLATCI

SİLEN VE SİLİNENLER…

Bu silinenler kulluk yolculuğumuzda attığımız her adımda ayağımızı geri geri kaydırır. Biz ilerlemeye çalıştıkça adeta birileri bizi geri geri çeker. Biz yükselmeye çalıştıkça kanatlarımızın yolunduğunu ve yükseleceğimiz yerde aşağı doğru çakılacağımızı hissederiz. Velhasıl hayatımızda silenler manevi birikimlerimizi sildiği müddetçe manevi âlemde ilerlememiz çok zor ve hatta imkânsız görünüyor. Bu minvalden hareketle hayatımızda silen ve silinenleri asgari düzeye indirmek ve hatta yok etmek mecburiyetindeyiz.

Sevap alanımıza yazılanlar kadar, günahlarımız dolayısıyla da yine sevap stoklarımızdan silinenler cennet yolculuğumuzda veya cehennem istikametinde belirleyici olacaktır. Ve hatta silinenlere dikkat etmediğimizde ahirette bir de bakmışız terazinin sevap bölümleri bomboş kalmış. Büyük umutlarla çıktığımız sonsuzluk yolculuğumuzun hüsranla sonuçlandığını görürüz. Her şeyin yolunda gittiğini düşündüğümüzde bir de bakıyoruz ki, elde avuçta hiçbir şey kalmamış. Sıfır noktası veya daha da aşağısı... Bakiyenin eksilerde görülmesi…

Şimdi sevap silicilere bir göz atalım;

Küfür;

Eğer hayat yolculuğumuzda küfür yolunu tercih etmişsek farkında olmasak da yenilgiyi baştan kabul etmişiz demektir. İmansız olarak ne kadar iyilik yaparsak yapalım ebedi hesap defterimize bir nokta bile sevap yazılmaz. Küfür ebedi saadetlere vesile olacakları toptan silicidir. Allah(cc) kâfirlere yaptıkları iyiliklerin karşılığını bu dünyada tastamam verir ve bu kişinin ahiret hesabına hiçbir alacağı kalmaz. İyilik adına her ne yaptıysa karşılığı burada fazlasıyla ödenmiştir. Birikim adına ne var ne yok hepsi silinmiştir.

Şirk;

Bir diğer etkili silici de şirktir. Kimisi bile bile kimisi de cahilliğinden kaynaklı bilinçsizce bu siliciyi kullanır. Allah(cc)’ın asla affetmeyeceği davranışlardan olan şirk bütün sevap birikimlerini adeta toptan siler. Siz çok şey kazandığınızı düşündüğünüzde bir de bakmışsınız ki, sevap hanesinde hiçbir şey kalmamış. Namaz kılarsınız, oruç tutarsınız, sadaka verirsiniz ve diğer salih amelleri yaparsınız fakat imanınızın içinde şirk olduğundan hesap defterine yazılmadan anında silinir. Bütün çalışmalarınız boşa gider. Peki bu siliciden nasıl kurtulunur diye bir soru sorduğumuzda yolumuzu aydınlatan ve sevaplarımızı korumaya alan cevap şöyle olacaktır; Eğer Rabbimizin(cc) bize gönderdiği Kur’an’ı hakkıyla okur, anlarsak, anladığımızla amel edersek ne şirke bulaşırız ne de sevaplarımızda bir eksilme olur. Tam tersi sevaplarımız katlandıkça katlanır. Rabbimizin(cc) bizi cahiliye karanlıklarından aydınlatsın diye gönderdiği Rasulüne (sav) itaat edersek şirk yanımıza yöremize yaklaşmaya cesaret edemeyeceğinden sevaplarımızıve dolayısıyla da cennetvari amellerimizi korumaya alırız. Kur’an ve sünneti bilen bir insan küfrü, şirki ayırt etme, tahkiki imanı elde etme noktasında en esaslı kaynaklardan bilgi sahibi olur ve şeytanın bu yöndeki telkinlerine kulak asmaz. Nefis ve şeytanın sevap silcileri harekete geçirme çabaları sonuçsuz kalır.

Haramlar;

Haramları işlemeye devam ettiğimiz müddetçe sevaplarımız bir bir silinir. Her haram bir sevabı alır götürür. Her haram bir sevabın üzerine kalem çekmektir. Her haram bir sevabın üstüne toprak örtmektir. Her haram Allah(cc)’ın sevgisinden adım adım uzaklaşmaktır. Her haram ilahi menzille araya barikatlar kurmaktır. Her haram cehenneme kendi elinle ateş taşımaktır. Her haram cennetten kısıp cehenneme yatırım yapmaktır. Her haram bir sevabı şeytanın mekânına hapsetmektir. Hele birde bu günahlar sürekli işleniyorsa bu kişinin kurtuluşu imkânsız hale gelir.

Gıybet;

Peygamber Efendimiz(sav) gıybetin nasıl bir sevap silici olduğunu bizlere mealen şöyle anlatıyor: ‘’Gıybet, insanın sevaplarının azalmasına, gıybetini yaptığı kimselerin günahlarının kendine verilmesine sebep olur.’’ Yani çifte kayıp, çifte hayal kırıklığı söz konusu… Hem onca emek vererek elde ettiğin sevapların gıybetini yaptığın kişiye gidiyor, hem de sevapların yetersiz kaldığında ise o kişinin günahlarından sana yazılıyor. Tam bir felaket… Kendi kendine kurşun sıkma ahmaklığı… Allah(cc) ve Rasulünün(sav) emir ve nehiylerine itaat etmemenin getirdiği son nokta. Ne kötü bir final senaryosu… Ne kötü bir final sahnesi…

Bazı diğer etkili siliciler ise şöyle;

Kul hakkı silicisi; Bu silici aslında toptan silicilerdendir. Çünkü Allah(cc)’ın huzuruna helalleşmeden böyle bir silici ile gidenlerin varacağı son durak kesinlikle cehennemdir.

Yalan silicisi; Peygamber Efendimizin(sav) buyurduğu gibi Müslüman asla yalan konuşmaz. Konuşursa yine başka bir ifadeye göre münafıklık alameti göstermiş ve hatta Allah(cc)’ın gerçeği bildiğini bilmesine rağmen O(cc)’nu aldatma girişiminde bulunduğundan daha önce biriktirdiği sevapları böyle etkili bir silici tehlikesiyle muhatap etmiştir.

Kumar, içki, faiz, iftira, zina ve diğer siliciler. Daha doğrusu kişiyi Rabbinden(cc) uzaklaştıran tüm faaliyetler bir sevap silicidir.

Silen ve silinenler o kadar çok ki, biz sadece en önemlilerini ele aldık.

Gafletimizin bize çıkardığı ağır faturalar; silenler ve silinenler…

Nefis ve şeytanın başarısının en bariz göstergesi; silenler ve silinenler…

Kendi düşen ağlamaz sözünün ahiretimize bakan yönü; silenler ve silinenler…

Aslında silinen sadece amellerimiz değil, silinen sonsuz geleceğimiz ve sınırsız nimetlerimiz. Bizim işimize yarayacak olan birikimler ahiret odaklı birikimlerdir. Öyleyse bu birikimlerimizi silmek yerine daha da artırmak ve Rabbimizin(cc) huzuruna yüzümüzün akıyla çıkmak istiyorsak, öncelikle nefsimizi frenlemeli, şeytanı etrafımızdan uzaklaştırmalı ve bizi Rabbimize(cc) yakınlaştıracak ve ebedi saadetlerle buluşturacak amellerle meşgul olmalıyız.

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle