YAZARLAR

Serdar AHLATCI

ŞEYTAN İSLAM COĞRAFYASINDA

Tarihin en karanlık dönemlerini yaşıyor İslam coğrafyası… En koyu buhranlarında yol alıyor… En sert iklimlerini nefesleniyor… En derin uçurumlarından aşağıya yuvarlanıyor… Ve en kahredici olanı ise, bu musibet zincirinin farkında bile değiller. Hemen hemen her gün ya sokaklarında, ya ülkelerinde ya da diğer İslam topraklarında yaşanan bu felaketlerin sebebini sorgulayamayacak kadar hipnotize olmuş vaziyetteler.

Hiçbir dönemde bu kadar kan akmamıştı belki de… Hiçbir zaman bu kadar gözyaşı toprakla buluşmamıştı… O kadar gaflet ve uyku halindeler ki, üstlerini tamamen kapatmış şeytani sis bulutlarını göremeyecek kadar basiretleri bağlanmış. Öyle bir perde inmiş ki gözlerine ve gönüllerine burunlarının ucunda yaşananları bile görmeyecek haldeler.

Tarihin hiçbir bölümünde kardeşlik hiç bu kadar ayaklar altına alınmamış ve düşmanlıklar bu safhaya yükselmemişti…

Ve yine hiçbir dönemde dış güçler bu kadar etkin olmamıştı. Kendi iç bozuklukları yetmiyormuş gibi dışarıdan müdahale eden dış güçler işleri daha da bozuyor ve içinden çıkılmaz hale sürüklüyorlar. Buna zemin hazırlayanlar da yine sözde Müslümanlar…

Şeytanın elini kolunu sallayarak dolaştığı ülkeler sözde İslam devletleri… Şu soruyu kendini Müslüman olarak gören herkes kendine sorsun; Birden bire değil de parçalana parçalana, bölüne bölüne, azar azar helak oluyoruz, farkında mıyız?

Oysa Müslümanlar kendi rotalarını kendileri çizmeliler. Yani yaşamlarını, ideallerini, geleceklerini Kur’an ve sünnete göre planlamalıdırlar.

Oysa şuan bireysel ve kitlesel manada manzara aynen şöyle;

Rabbimiz(cc) bize akletmez misiniz? diyor, bizler gerçekten akletmiyor ve şeytanın akıl hocalığını kabul ederek onun peşinden sürükleniyoruz.

Rabbimiz(cc) düşünmez misiniz? diyor, bizler kesinlikle düşünmüyor ve bizler için en kötüsünü düşünen şeytanın yolundan mutlu mesut ilerliyoruz.

Rabbimiz(cc) tefekkür etmez misiniz? diyor, bizler kesinlikle tefekkür etmiyor ve onun yerine şeytanın telkinlerine göre hareket ediyoruz.

Rabbimiz(cc) benim indirdiğime uyun dedikçe bizler içimizden seçtiğimiz insanların bizleri felaketlere sürükleyen hükümlerine uyuyoruz.

Rabbimiz(cc) şirklerden uzak durun, yalnızca bana kulluk edin ve yalnızca benden isteyin dedikçe bizler belki de yüzlerce şirki kalbimizde ve hayatımızda yaşatıyoruz.

Rabbimiz(cc) ihtiyaç sahiplerine verin/infak edin dedikçe bizlerin bir bölümü ihtişamlı yaşamlarını sürdürürken, diğerleri açlık/susuzluktan ölüyor.

Rabbimiz(cc) bütün inananlar kardeştir dedikçe bizler kardeşlik hukukuna riayet etmeyip öfke ve düşmanlık yolundan gidiyoruz.

Rabbimiz(cc) en çok beni ve resulumü sevin, bize itaat edin ve benim yolumda cihad edin dedikçe bizler beşeri sevgileri bu sevgilerin önüne geçirip, dünyevi şeylere itaat edip ve sadece dünyalıklar yolunda mücadele ediyoruz…

Ve bunca itaatsizliğin devamında da gerek bireysel olarak ve gerekse kitlesel olarak yukarda saydığımız olumsuzluklardan kurtulamıyoruz. Ve hatta battıkça batıyoruz…

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle