YAZARLAR

Serdar AHLATCI

ÖLÜMSÜZ MÜYÜZ?

Kendimizi öyle bir kaptırırız ki hayatın akışına, yarın ölebileceğimiz ihtimalini aklımızın ucuna dahi getirmeyiz. Yıllar, on yıllar sonrasına yapılan planlar ve kurulan hayaller… Ve bu uğurda ruhumuza sirayet eden boğucu iklimler. Gerçekleşmeyen her hayalin sonunda hayal kırıklıkların zirve yaptığı zaman dilimleri… Ve çoğu zaman, olmadı, yapamadım, başaramadım serzeniş ve çırpınışları… Kendi kendini yiyip bitiren insan manzaraları…

Ölümsüzlük duygusu şeytanın ruhumuza sessizce fısıldadığı ve sürekli üflediği manevi duygularımızı tarumar eden iğrenç bir melodi aslında… Şeytan bu melodiyi her söylediğinde ruhumuzu okşuyormuş gibi görünse de maneviyatımızı öldürüyor.

Aslında tüm bunların ana kaynağı, yarın gitme ihtimalimiz olan ahirete olan inancımızın zayıf olması ya da hiç olmaması… Kendimizi ölüm gerçeğinden uzak tutmamızın tezahürü… Çevremizde yaşananlara ibret nazariyesiyle bakmadığımızdan dolayı oluşan gaflet manzaraları… Dünyanın sahte aydınlıklarına dalıp kabrin karanlıklarını göremeyişimiz…

Ne çok değerlerimizi ayaklar altına alırız bu ölümsüzlük duygusu yüzünden. Ebediyet anlamında nelerden vazgeçeriz. Varsa yoksa dünyevi gelecek, dünyevi beklentiler, varsa yoksa rahat ve huzurlu bir yaşam sürme arzusu… Toplumun büyük bir kesimi cennet güzelliklerine odaklanmayan bir hayatın peşinden sürüklenip giderler. Ne çok kayıplar verir insanoğlu, doğumla başlayıp ölümle sonuçlanan imtihan süreci içerisinde…

Şeytan en çok da bu silahıyla bizi kendisine esir alır ve daha sonraki süreçte her daim bu duyguyu canlı tutmanın mücadelesini verir. Çünkü bu duyguyu kalbinde büyüten ve besleyenler Allah(cc)’ın rızasını akıllarına getirmez ve o istikamete asla yönelmezler. Tam da şeytanın istediği gibi… Şeytanın ölümsüzlük duygusu rolünde üzerimize yüklediği bir misyondur bu.

Hedeflerimizin birçoğunu gerçekleştirmiş olsak bile, şeytan önümüze yeni yeni hedefler sunar ve bu gösterdiklerini cazip bir şekilde hayalimizde canlandırır. Bizler de bu yöne meyilli olduğumuzdan hemencecik kendimizi kaptırırız. Yüce kitabımız Kur’an’da dünya hayatının geçici ve aldatıcı olduğu birçok ayette anlatılmasına rağmen, bizler o kitabı hakkıyla okuyup anlamadığımızdan bu uyarılar sadece o sayfalarda kalıyor.

Ölümsüzlük duygusu insana neler yaptırır neler. Bazen bakarsın ki, Allah(cc)’ın men ettiği neler varsa yapar bu duygusu uğruna… Yalan konuşur, işinde hile yapar, adaletten şaşar, hırsızlık yapar, insanları hiç çekinmeden üzer. Hiç kimseyi düşünmeden sadece kendi dünyasının güzelliklerine odaklanır. ‘’Biz’’ duygusunu rafa kaldırıp yalnızca kendi ‘’Ben’’lerinin peşine düşer.

Ölümsüzlük duygusu insanı masum görünümlü vahşilere dönüştürür. Kuzu görünümlü kurt gibi… Sevecen davranan zalimler gibi… Kendi ölümsüzlüğüne inanmış ve o uğurda her türlü mücadeleyi göze almış olduğundan hedefine engel teşkil edecek önüne kim çıkarsa çıksın adeta ezip geçmek ister. Önüne çıkacak küçük büyük ne varsa yıkıp parçalamak ister. Zaten başka türlü böyle ahmakça isteğin peşinden gidilmez.

Aklı ermeye başladığından itibaren bu duygu, insanın kalbinde filizlenmeye başlar. Yıllar ve yaşlar ilerledikçe daha da belirginleşir daha da azgınlaşır bu lanet düşünce. Ve hatta insanlar yaşlandığında bu bağlılıkları zirvelerde dolaşır. Nitekim bu konuya işaret eden sözlerin de Efendimiz(sav) bizlere şöyle sesleniyor: ‘’İnsanda iki şey yaşlanmaz; yaşama arzusu ve mal sevgisi’’

Her ne kadar ölümsüzlük duygusu kalbini esir alsa da, her ne kadar sonsuza kadar bu şekilde yaşayacağın hissiyle dolu olursan ol, her ne kadar kendini bu şekilde avutursan avut, Yüce Rabbimiz(cc) Kur’an’ın da şöyle buyuruyor: ‘’De ki: Kendisinden kaçmakta olduğunuz ölüm, mutlaka size erişecektir.’’ (Cum’a, 8)

Dünya da olduğunuz dönem de her istediğinizi elde ettiniz; zenginsiniz, makam sahibisiniz, güçlüsünüz… Hiç fark etmez bak Rabbimiz(cc) ne buyuruyor: ‘’Nerede olursanız ölüm size ulaşır, sağlam burçlarda olsanız bile’’ (Nisa, 78)

Sözün özüne dönecek olursak, bu ayetleri okuyup da hala ölümsüzlük duygusunu gündeminde tutanların vah aklına, vay haline…

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle