YAZARLAR

Serdar AHLATCI

ANLADIM! BU TOPLUM BÖYLE SEVİYOR…

Anladım, bu toplum cahil seviyor;

Hem kendisi Allah’ın ilk emrine meyilli değil hem de gönlünü ve desteğini o emri yerine getirmede zayıf olanlara veriyor. Kendisi diplomalı cahiller ordusuna dâhil olduğu gibi liderini/önderini de bu ordunun mensuplarından seçiyor. Teknoloji anlamında ve bilim dalında ileri gidemediğimiz gibi ahlaki anlamda da geri vitesinde ilerliyoruz. Okumadıkça, araştırmadıkça ve cehaletle mücadele etmedikçe cahil kalmaya ve cahil sevmeye devam ediyoruz.

Anladım, bu toplum müşrik seviyor;

Geçmiş dönemlerde ve özellikle cahiliyede insanların Allah’a şirk koştukları varlıkların sayısı günümüze göre oldukça kısıtlıydı. Peygamberimiz(sav) ilk emirle birlikte toplumu aydınlatmaya başlayınca şirk koşulan putlar zamanla ortadan kayboldu. Ve yine Peygamberimizin(sav) vefatından sonra maddesel putların yerini manevi putlar almaya başladı. Meseleye günümüz penceresinden baktığımızda Allah’a şirk koşulan şeylerdeki çeşitliliğin arttığını görüyoruz. Kısaca Allah’tan fazla sevdiklerimiz/korktuklarımız/öncelediklerimiz/önemsediklerimiz oldukça fazla. Yani şirk bataklığında boğuluyoruz ama farkında değiliz. Kendimiz şirk deryasında yol aldığımız için de sevdiklerimiz/baş tacı ettiklerimiz/desteklediklerimiz de müşrikler arasından oluyor.

Anladım, bu toplum haksız menfaat/hırsız seviyor;

Çevremizde bulunan ve maddi durumu iyi olanlar hakkında nereden ve nasıl kazandığına bakılmaksızın övücü ifadeler kullanılır; çok akıllı adam, gemisini yüzdürüyor, ekmediği yerden biçiyor vs. Bu psikolojinin en önemli nedenlerinden birisi, kendisi de öyle olmak istiyor. Hırsızlık derken sadece birisinin bir şeyini çalmaktan bahsetmiyoruz. Torpille işe girmek, aldatarak ticaret yapmak, çalıştığı mesainin hakkını vermemek kısaca Allah ve resulünün helal kazanç dairesinin dışında gelir ve menfaat elde etmek hırsızlık ve haksızlıktır. Toplumun büyük bir kesimi bu ilahi bilinç ve bilgiden yoksun olduğu için hem haksızlığı seviyor hem de bunu yapanlara karşı sempati besliyor…

Anladım, bu toplum zalim seviyor;

Tarihi yaşanmışlardan yol alarak günümüze gelmeye çalışalım. Nemrut zalimdi ve çoğunluğun desteği ve sevgisi vardı. Firavun zalimdi ve çoğunluk onun peşinden gidiyordu. Hitler zalimdi ve halkın büyük bir kesimi onu destekliyordu. Bir hafta önce Mısır’da seçimler yapıldı ve zalim olarak lanse edilen Sisi halkın yüzde doksanından fazlasının desteğini aldı. Bu örnekleri yüzlercesini/binlercesini sayarak çoğaltabiliriz. Günümüze geldiğimizde özellikle İslam coğrafyasında zalimlerin zulümlerine çokça şahit oluyoruz ve bu zalimlere desteğin devam ettiğini üzülerek gözlemliyoruz. Yani kısaca her dönem toplumların çoğunluğunun zalim sevici olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Anladım, bu toplum tağut seviyor;

Daha doğrusu toplumun çok büyük bir kesimi tağutun ne olduğunu bile bilmiyor. Yani kendisini iman yolundan alıkoyan kişi ve sistemlerin gerçek kimliğinden bihaber... Tağutu reddetmeden iman dairesine girilemeyeceğinin bilgisinden mahrum. Ve bu sevgi onu ebedi ateşler yurduna götürüyor farkında bile değil…

Anladım, bu toplum şeytan seviyor;

Bu o kadar açık bir gerçek ki… Toplumun çok büyük bir kesimi Allah’ın izinden ve O’nun gösterdiği istikametten gitmek yerine şeytanın yolunu takip ediyor ve onun önderliğinde bir yaşam sürüyor. Sözde Allah’ı sevdiğini söylüyor ama yaşamındaki tercihleri şeytanın yörüngesinde olduğunu gösteriyor. Kısaca şeytan sevici bir topluluğuz…

Anladım, bu toplum yobaz seviyor;

Dinin hakikatlerini anlatanların etrafında çok az kişi bulunurken, uydurulmuş dini anlatanların çevresinde çok büyük kalabalıklar olduğunu görüyoruz. Kur’an’ın anlamını okuyun, onu idrak ederek yaşayın, yaşamınızı Kur’an hükümlerine göre belirleyin diyenlerin bir avuç insan bulmakta zorlandığı, siz bu Kur’an’ı anlayamazsınız, öyleyse birilerine tabi olmalısınız diyenlerin ise yığınlarca insan bulduğu zamanlardan geçiyoruz. Dolayısıyla Allah’ın indirdiği dinin alıcısı/sevicisi/takipçisi azken, masallarla beslenmiş dinin talibi oldukça fazla… Yani kısaca bu toplum yobaz/uydurucu/hikâyeci/din istismarcısı seviyor…

Anladım, bu toplum aşırı dünya seviyor;

Dünya tarihine baktığımızda illaki her dönemde dünya seviciler vardır ama günümüzde bu oranın en zirvelerde olduğunu görüyoruz. Her şeyin en iyisine sahip olma, en lüksünü yaşama, hep daha fazlasını isteme, sonsuz ve sınırsız hayaller peşindesürüklenmenin en ihtişamlı dönemlerindeyiz. Kısaca bu toplum, Allah’tan, Peygamberden, Kur’an’dan daha fazla dünyayı seviyor…

Anladım, bu toplum yalan ve iftira seviyor;

Yalan ve iftiralar gerçeklerden daha fazla rağbet görüyor. Toplumu en güzel şekilde uyutma ve uyuşturma mekanizması. Ve her zaman tüm bunlara İslami bir kılıf bulunuyor. Özellikle yalan neredeyse hayatımızın tamamını kaplamış durumda. En basit meselelerde ve gereksiz durumlarda bile yalana başvuruyoruz. Hakikaten toplum olarak İslam’dan haberimiz yok. Peygamberimizin yalan konusundaki hassasiyetinden ve şiddetli uyarılarından bihaber yaşıyoruz. Oysa Peygamberimiz ne demişti: ‘’Müslüman yalan konuşmaz’’

Anladım, bu toplum aldatma ve aldatılmayı seviyor;

Herkes birbirini aldatmanın, alt etmenin, ezmenin, hakkını gasp etmenin peşine düşmüş durumda. Ve bunu büyük bir hazla yapıyor. Ve toplumun çok büyük bir kesimi Peygamberimizin ‘’Bizi aldatan bizden değildir’’ uyarısını ciddiye almadan ve O’ndan olmama riskini göze alarak yaşamını umursuzca ve duyarsızca sürdürüyor.

Anladım, bu toplum haramı çok seviyor;

Haramlar neredeyse hayatımızın tamamını kaplamış durumda. Evlerimizde, sokaklarımızda, işyerlerimizde, okullarımızda, bilgisayarlarımızda, telefonlarımızda ve tüm hayal dünyamızda… Haramsız nefes alamaz/yaşayamaz hale gelmişiz. Haramlarla bu kadar iç içe olmamızın başlıca sebebi İslamı bilmiyor oluşumuz, tevhid inancından yoksun yaşayışımız ve ahiret inancında samimiyetsiz duruşumuz.

Anladım, bu toplum gücü ve güçlüyü seviyor;

Bunun en büyük göstergesi güç ve güçlünün etrafındaki kalabalıklar. Çoğunluklar güç ve güçlünün çevresinde yer almanın mücadelesini veriyor. Ve bunların da çok büyük bir kesiminin dünyevi anlamda menfaat beklentileri var.

Not: Bu toplum derken sadece ülkemizi değil bütün İslam coğrafyasını kasdediyoruz. Ayrıca yine bu toplum derken insanların çoğunluğunun davranışlarından yansıyanları anlatmaya çalışıyoruz.

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle