YAZARLAR

Serdar AHLATCI

MÜŞRİKLER

Daha doğrusu müşrik olduğunun farkında olmayan müşrikler…

Günümüz müşrikleriyle Mekke müşrikleri biraz farklı. Onlar bilerek ve isteyerek kendi yapmış oldukları putları Allah(cc)’a ortak koşuyorlardı, günümüz müşriklerinin ortak koştuğu putları ise alenen değil daha soyut şeyler. Mesela paraya tapıyorlar ama Mekke müşriklerininki gibi değil. Mesela kendilerinden güçlü insanlara boyun eğiyorlar ama Mekke müşriklerininkinden farklı. Makama tanrı önemi atfediyorlar ama Mekkeliler gibi değil. Daha günümüz argümanlarıyla süslü ve daha modern gelişmelere uygun. Tapmıyormuş gibi görünüyorlar ama işin özüne indiğimizde durum cahiliyeninkiyle neredeyse birebir örtüşüyor. Kısaca neredeyse Allah(cc)’tan öncelemedikleri bir şey yok gibi… Yaşamlarında oluşturdukları sevgi havuzunda neredeyse Allah(cc) yok gibi. Sevgi besledikleri birçok şey Allah(cc) sevgisi ve O(cc)’nun için yaşamın önüne geçmiş olduğundan bunun Kur’ani tarifi müşrikliktir.

Mesela adam diyor ki, kendimi çocuklarımın geleceğine adadım. Ve hatta bazen öyle ileri gidiyorlar ki, çocuklarının geleceğini halledip torunlarınkini de sonuçlandırıp öyle ölmek istiyorlar. Ya da ölümsüzmüş gibi yüzyıllar sonrasını hayal ediyorlar. Çocukları için planladığı yaşam öyle bir hal almış ki, hayatında Allah(cc) için yaşamdan eser görünmüyor.

Genç kardeşlerimizde görünen müşriklik vakaları… Erkek olsun bayan olsun karşı cinsten birine ilgi duymaya başladığı andan itibaren iş raydan çıkıyor. Sevgi aşka dönüşmeye başlayınca diğer tüm sevgiler tarih oluyor ve bu kişi tüm sevgisini sevdiğine yönlendiriyor. Ve devamında da artık ona göre yaşamını sürdürüyor. En tehlikelisi ise; Onun için ölürüm, ona canım feda gibi tehlikeli sözler ortaya dökülüyor. Haberler de çokça gördüğümüz bir manzarayı hatırlayın; sevgilisi kendisini terk etti diye intihar edenler görürüz. Oysaki Allah(cc) için olmayan tüm ölümlerin sahipleri müşrik olarak toprağın altına gider. Allah(cc) için feda edilmeyecek canlar murdar olarak girer kabir kapısından içeri. Buradan şu yorumlar da yapılmasın; karşı cinsten birini sevemez miyiz? Tabii ki sevebilirsin, tabii ki ilgi gösterebilir, üzerine titreyebilirsin. Ama tüm bunlar beşeri çizgide olmalı ve asla Allah(cc) sevgisinin ve İslami yaşamın önüne geçmemelidir.

Günümüzün en popüler şirklerinden birisi de, gönül ve oy verdiği partiye ve daha da ileri aşamada ise o parti liderine beslediği aşırı sevgi. Kendisi gibi ölümlü olan birisine beslenen bu sevgi hem anlamsız hem de yarın ölebileceği için hayal kırıklıkları içerir. Bir önceki paragrafta dile getirdiğimiz gibi burada da şu ifadeler çoklukla söylenir; ölümüne……, yoluna canımız feda….., vur de vuralım, öl de ölelim. Bu ve buna benzer aşırıya kaçan söz ve davranışların tamamına şirk içeren davranışlar diyebiliriz. Aynen tekrarlıyoruz; sadece Allah(cc)’a kulluk edilir, sadece O(cc)’ndan istenir ve sadece O(cc)’nun uğruna can feda edilir. Bu yapılanların herhangi biri bir beşer için düşünüldüğünde bu düşünce o kişiyi müşrik yapar. Bu meseleye ek olarak şunları da ilave edebiliriz; mesela tuttuğu takım için aynı düşünceleri besleyenler. Mesela sohbet ve programlarına gidip geldikleri cemaat, tarikat ve buna benzer grup ve o grubun başında bulunanlar için bu ifadeleri kullananlar. Mesela çok sevdiği sanatçı ve şarkıcılar için çıldıranlar, delirenler. Bunlara şunu hatırlatmakta fayda var; biraz önce hayranlıkla izlediğin sanatçı sahnede bayılıp veya ölüp gitse senin sevginde güme gidecek. Bu kadar bağlılık ve şirk içeren sevgi olur mu? Allah(cc)’tan başkasına bu denli beslediğin her sevgi seni bu ve ebedi dünyada hayal kırıklıklarına uğratır.

Bir de şu düşünceli insanlar var; emekli olayım hayatımı yaşayacağım veya şu istediklerim olsun gönlüme göre davranacağım ve buna benzer görüşler. Yani adam yine dünyayı yine rahatlığını yine heva ve heveslerini önceliyor. Yani hayatında ve bundan sonraki bölümlerde Allah(cc) için olabilecek hiçbir şey yok. Öyleyse bu kişilere nasıl müşrik gözüyle bakmayalım şimdi.

Aslında Allah(cc) En’am suresi 162. ayette Müslümanlığın sınırlarını çizmiş ve bunun dışında kalan tutum, düşünce ve davranışları Müslüman kategorisi dışında tutmuştur. İşte o ayet: ‘’ De ki: Benim namazım, (her türlü) ibadetim, hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin rabbi olan Allah içindir.’’ Şimdi bu ayete göre herkes kalbini yoklasın ve kendisini ona göre konumlandırsın.

Bu yetmediyse bir de şu ayeti hatırlatalım da her şey net bir şekilde ortaya çıksın ve anlaşılsın. Yüce Rabbimiz(cc) Tevbe suresi 24. ayette şöyle buyuruyor: ‘’ De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım-akrabanız, kazandığınız mallar, durgunluğa uğramasından endişe ettiğiniz ticaretiniz ve hoşlandığınız meskenler size Allah’tan ve peygamberinden ve O’nun yolunda cihattan daha sevimli ise, artık Allah buyruğunu (kıyameti) gerçekleştirinceye kadar bekleyin. Allah günaha saplanmış kimseleri hidayete erdirmez.’’

Anlaşılmayan bir nokta kaldı mı?

Kısaca eğer, sevgide, ilgide, fedada ve aslında tüm davranışlarda kim ve ne olursa olsun Allah(cc)’tan daha önceliğe sahipse bu kişi ibadetlerini yapsa ve Allah(cc)’a inandığını söylese bile müşrikler safında yerini almıştır.

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle