YAZARLAR

Salih Tozanlı

“Muharrem” Ayının Önemi Nedir? Aşure Günü Nedir? Nasıl Değerlendirmeli?

Geçtiğimiz Çarşamba günü mübarek bir aya girdik; hicri takvime göre yeni bir yılın başlangıcı da olan Muharrem’e… Muharrem ayının aylar arasında farklı bir yeri var. Çünkü içinde ‘aşure’ gibi önemli bir günü barındırıyor. Bu kutlu ayda yapılacak ibadetlerin mükâfatı da büyük…

1 Muharrem, yani hicri yılbaşı. İslam’dan önce Arapların belli bir takvim ve tarih sistemleri yoktu. Zaman tespiti bazı büyük ve önemli olaylar esas alınarak yapılıyordu. Fakat İslamiyet’in kısa zamanda hızla yayılmasından sonra idari işleri düzenlemede yaşanan aksaklıklarla takvim ihtiyacı doğdu. Özellikle ticarette takvim eksikliğinden kaynaklanan bazı aksaklıklar yaşanıyordu. Bir defasında Hz. Ömer’e (ra) halifeliği döneminde bir borç senedi getirildi. Alacaklı ile borçlu, senedin tarihi hakkında anlaşmazlığa düşmüşlerdi. Alacaklı, kâğıdın üzerindeki ‘Şaban’ ayı yazısının bu yıla ait olduğunu söylerken, borçlu gelecek yıla ait olduğunu iddia ediyordu. Yaşanan buna benzer hadiseler üzerine Hz. Ömer danışma kurulunu topladı. Meseleyi onlara anlattı ve bir tarih tespitinin gerekli olduğunu söyledi. Takvim başlangıcı için çeşitli teklifler geldi. Bazıları Efendimiz’in (sas) vefatının tarih başlangıcı olmasını isterken, bazıları da peygamberlik vazifesinin kendisine verildiği günün esas alınmasını teklif etti. Hicretin tarih başlangıcı olması teklifi ise Hz. Ali’den (ra) gelmişti. Seçenekler gözden geçirildikten sonra oybirliğiyle kabul edilen teklif bu oldu. Bilindiği gibi Hicret, Rebiülevvel ayında gerçekleşmişti. Ancak Araplarda önceden beri Muharrem ayı sene başı olarak kabul edildiğinden, aradaki iki aylık farklılık dikkate alınmadı. Böylece 1 Muharrem 622 tarihi hicri birinci yılın başı oldu…

"MUHARREM" kelimesinin anlamı: Ziyade hürmetli olan demektir.Muharrem ayı "eşhuru-hurum Yani Allah katında haram olan aylardandır. Ayrıca Muharrem ayı hicri yılbaşı , yani senenin ilk ayıdır.
Bütün Müslümanların özellikle ibadet ve zikir ehli olan Müslümanların hicri takvimin ne olduğunu bilmesi ve bu hususta gafil olmamaları gerekir. Çünkü dini hayatımızda ve ibadetlerimizde bu hicri takvimin önemi çok büyüktür.

İnsanlar tarih içerisinde bazı mühim hadiseleri takvim başlangıcı olarak kabul edegelmiştir.Bugün hırstiyan batıya uyarak kullandığımız miladi tarihte güya hz.İsa aleyhisselamın doğum tarihini başlangıç kabul etmiştir.Milad doğum demektir.ancak Hz. İsa a.s 'ın miladı olarak kabul edilen tarihte büyük bir ihtimalle yanlıştır.Bu hususta çok çeşitli rivayetler vardır.

Efendimiz (s.a.v.)Efendimizin dünyayı şereflendirdiği senelerde ise,Mekkelilerin hafızasında yer etmiş olan fil hadisesi ki,ebrehe kabeye saldırdığında bir mucize olarak ebabil kuşları tarafından biçilmiş ekin tarlası gibi helak edilmesi konuşulmakta ve hadiseler bundan önce ve sonra olarak değerlendirilmekte ve bir nevi tarih başlangıcı olmakta idi.Efendimiz (s..v.)fil yılında 53.gün dünyayı şereflendirmiş onun 40.yılında peygamberlik gelmişti.

Peygamberimizin medine-i münevvereye hicrtinden sonra İslamiyet çok büyük gelişme göstermiş:Bu nurlu şehirden yayılan islam nuru bütün cihanı aydınlatmıştı.Bu bkımdan hicret hadisesi islam tarihinde dönüm noktası olmuştu.Efendimiz (s.a.v.)irtihalinden sonraki dönemlerde Müslümanlar kendilerine yeni bir takvim başlangıcı aradılar.

Hz.Ömer r.a. zamanında toplanan islam şurası,islam tarihindeki büyük ehemmiyetine binaen Hz.Ali k.v.nin teklifini kabul ederek hicret yılını başlangıç olarak kabul etti.Ay olarak da ilk islam muhacirlerinin ve Peygamber s.a.v.minde hicret ettiği ve kameri aylar içerisinde çok hususi bir yere sahip olan ,Muharrem ayı kabul edildi.

Sene olarak ise,kameri ay yılı dediğimiz 354 gün esasına dayanan,her sene 11 gün önce gelen yıl esası benimsendi.İbadet ve taatımızda da bu kameri yıl ve bununla ilgili aylar esastır.Kuranı Kerim ve hadisi şeriflerde hep bu aylardan bahsedilmektedir.Bununda çok büyük hikmeti vardır.Her sene 11 gün önce deldiği için hac,oru,kurban ve benzeri ibadetlerimiz zaman içerisinde her aya yayılmış,her mevsimde bu ibadetleri ywpmwnın zevki yaşanıyor.Tıpkı devamlı dönen dünyada her yerde ayrı vaktin yaşanması ve her an dünya üzerinde ezanı Muhammedinin devamlı okunması,beş vakit namazın kılınıp Allah secde edilmesi gibi.

Muharrem ayı Hürmet edilmesi icap eden bir ay olduğu Ayeti kermede "Allah katında yerlerin ve göklerin yaratıldığı günden beri ayların adedi 12 dir.Bunlardan dört tanesi haram aylardır." buyrulmuştur.Allah tarafından belirlenen kameri aylar Şunlardır:

1-Muharrem
2-Safer
3-Rebiü-levvel
4-Rebiül-ahir
5-Cemaziyel-evvel
6-Cemaziyel-Ahir
7-Recebi Şerif
8-Şabanı Şerif
9-Ramazanı şerif
10-Şevval
11-zilka'de
12-Zilhicce

Bu aylar içerisinden dördü;Recep,zilkade,zilhicce ve Muharrem ayı eşhuru-Hurum Yani Allah katında ziyade hürmet edilmesi gereken aylardır.Bu ayda yapılan iyilik ve ibadetin mükafatı ne kadar çok ise,kötülük ve isyanın cezası da bir o kadar ağır olacaktır.Bu aya cahiliyye devrinde de araplar çok hürmet gösterir,yolda babalarının katili ile bile karşılaşsalar ona ilişmeyip yürür giderlerdi.Bu ayda yapılacak bir çok ibadetlerle birlikte oruç tutmakta çok faziletlidir.Zira Rasülüllah Efendimiz (s.a.v.):
"Ramazan orucundan sonra oruçların en faziletlisi Allahın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur.Farz namazlardan sonra kılınan en faziletli namaz da gece namazıdır."buyurmuşlardır.(müslim tergıp c.2 sh.462)

Hz. Ali (K.V)de şöyle rivayet etmektedir:
"Ben Rasülüllah s.a.v.'in yanında otururken bir adam ona;
-Ya Rasülellah! Ramazan ayından sonra hangi ayda oruç tutmamı emredersiniz? deyince Rasülüllah (s.a.v.);"Ramazan ayından sonra oruç tutacaksan Muharrem ayından tut!Çünkü O' Allahın ayıdır.O Ayda bir gün vardır ki,Allah bir kavmin tevbesini o günde kabul etti.ve diğer bir kavmin tevbesini de o günde kabul edecektir."buyurdu.

Bu hadisi şerifteki müjdeye dikkat etmeliyiz.Cenabı Hak bir kavmin tevbesini kabul edecekse bizlerde topluluk olarak tevbelerimizi Cenabı Hakka arz edelim.Bizlere böyle mübarek günler veren Mevlamız,umulur ki,bu günlerdeki esrarının hürmetine af ve mağfiret ile muamelede bulunsun Ümmeti Muhammedin hidayetini ziyadeleştirip kıyamet sabahına kadar daim ve kam kılsın.

"Bu ayın ilk on günü oruç tutan kimsenin Cenbı Hak o sene ömrünü bereketlendirir,uzatır."

"Bu ay içerisinde;Perşembe,Cuma,Cumartesi günleri peşpeşe ouç tutulursa 900 senelik nafile sevabı verilir."

Muharrem ayının birinden onuna kadar 10 gün oruç tutmak ve 10.gün oruç tutmak ve 10.gün aşure pişirmek faziletli ibadetlerdendir.Bunu yerine getirenlerin Hz. hasan ve Hüseyin Efendilerimizle cennete girecekleri ümit edilir.

Bu 10 günlük orucu tutamayanlar,mümkünse 8,9 ve 10 günleri oruç tutmalıdır.Rasülüllah Efendimiz S.a.v. 9.cu günü seferde bulunuyorlardı.o bakımdan yalnız 10. gün oruç tutmuşlar ve "sağ olursak seneye 9.günü de tutarız" buyurmuşlardır.

Muharremin9. ve 10. günleri birer teşbih namazı kılınmalıdır.Yine 9. ve 10. geceleri teheccüd vaktinde rıza-i ilahi için 4 rekat namaz kılınır.Her rekatte 50 ihlası şerif okunur.Muharrem ayı, hicrî senenin birinci ayıdır. Bu ayın ilk gecesi, (bu akşam) akşam ile yatsı arasında Allâhü Teâlâ’nın rızâsı için iki rek’at namaz kılınır.

Namaza şöyle niyet edilir:

“Yâ Rabbi, bizi yetiştirmiş olduğun bu seneyi hakkımızda mübârek kılman; afv-ı ilâhine, feyz-i ilâhîne mazhar kılman; dünyevî ve uhrevî saâdetlere nâil eylemen için.” Allâhü Ekber.

Her iki rek’atte 7 Fâtiha-i Şerîfe, 7 Âyetü’l-Kürsî, 7 İhlâs-ı Şerif okunur. Namazdan sonra:

11 defa: “Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü yuhyî ve yümît, ve hüve hayyün lâ yemût, biyedihi’l-hayr, ve hüve alâ külli şey’in kadîr.”

11 İstiğfâr-ı Şerîf,

11 Salavât-ı Şerîfe okunup duâ yapılır.

Duâda, geçmiş senenin günâhlarının affı ve yeni seneye günahsız girmek için ilticâ edilir.

Muharremin birinci gecesi ayrıca şu şekilde niyet ederek bir Tesbîh Namazı kılınır:

“Yâ Rabbi, bu yeni senede beni mağfiret-i ilâhiyene, rızâ-yı ilâhîne ve hidâyet-i ilâhîyene mazhar eyle. Yeni açılan amel defterimi rızâ-yı ilâhîne muvâfık amel ile doldurmayı bana nasip eyle. Beni gadab-ı ilâhîne dûçâr edecek amellerden muhâfaza buyur.”

AŞURE GÜNÜ ORUCU BİR YILIN KEFARETİ

‘Allah’ın ayı Muharrem’ olarak bilinen Muharrem, İlahi bereket ve ihsanın bollaştığı bir ay. Bu ay, içinde önemli bir günü de barındırıyor. Muharrem’in 10. günü aşure günü olarak biliniyor. Bu kutlu ayın diğerleri arasında ayrı bir yeri olduğu gibi, aşure gününün de diğer günler içinde bereketli bir yeri var. Muharremin ilk on gününün Allah katındaki seçkin yerini ise Fecr Suresi’nin ikinci ayetinde geçen ‘On geceye yemin olsun’ ifadelerinden anlıyoruz…

Allah Resulü (sas) “Aşure günü peygamberlerin oruç tuttukları bir gündür. Siz de o gün oruç tutunuz.” buyurmuştur. Aşure, Yahudilerin de oruç tuttuğu, saygı gösterdiği bir gün. Peygamberimiz (sas), Medine’ye hicret edince Yahudilerin aşure günü oruç tuttuklarını gördü. Nedir bu diye sorduğunda, “Bu büyük, hayırlı bir gündür. Bugün, Allah’ın Musa’yı ve İsrailoğullarını düşmanlarından kurtardığı, Firavun’u ve adamlarını suda boğduğu, Musa’nın da buna şükür olarak oruç tutmuş olduğu bir gün. İşte biz bugün bunun için oruç tutuyoruz.” dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz, “Ben Musa’ya ve onun orucunu tutmaya, sizden daha yakın, daha layığım.” buyurdu.

Peygamberimiz (sas), aşure günü oruç tutmaya hem kendisi devam etti hem de bunu Müslümanlara tavsiye etti ve “Aşure günü orucu bir yılın kefaretidir. Sağ olursam gelecek yıl dokuzuncu gününü de inşaallah oruçlu geçireceğim. Dokuzuncu ve onuncu günü oruç tutup Yahudilere muhalefet ediniz.” buyurdu. Ramazan orucu farz kılınınca aşure günü oruç tutup tutmamakta Müslümanlar serbest bırakıldı. Efendimiz, “Aşure günü Allah’ın günlerinden bir gündür. O gün orucunu tutmak isteyen tutsun, bırakmak isteyen de bıraksın.” buyurdu. Muharrem, ileriki dönemde Sevgili Peygamberimiz’in (sas) ciğerparesi Hazreti Hüseyin (ra) Efendimiz’in bu ayda şehid edilmesiyle Müslümanlar için acı bir hatıranın yıldönümü de oldu.

YILI ORUÇLA TAÇLANDIRMAK NE BÜYÜK BEREKET…

“Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur.” hadis-i şerifi, bugünlerde tutulan orucun önemini ifade ediyor. Bu hadisin açıklamasını İmam-ı Gazali şöyle yapıyor: “Muharrem ayı hicri senenin başlangıcı. Böyle bir yılı oruç gibi hayırlı bir temele dayandırmak ne güzel olur. Bereketinin devamı daha fazla ümit edilir.” Tabii bu özel günde biraz dikkat etmek gerekiyor. Zira gerek Yahudilere benzememek, gerekse orucu tam aşure gününe denk getirmemek için, Muharrem’in dokuzuncu, onuncu ve on birinci günlerinde oruç tutulması tavsiye ediliyor. Ya da onuncu günün önüne ya da arkasına birer gün eklenmesi gerekiyor. Bugünde oruçtan başka hayır, hasenat ve sadaka gibi güzel âdetler de yaşatılmalı. Herkes, bugünlerin faziletini bildiren hadiseleri hatırlayarak ailesine, akraba ve komşularına ihsanda bulunursa şüphesiz sevabını kat kat alır. Peygamberimiz, müminin aile efradına aşure gününde her zamankinden daha çok (fazla külfete girmeden, aile bütçesini zorlamadan) ikramda bulunmasını tavsiye ediyor. Bir hadiste şöyle buyuruyor: “Her kim aşure gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder.”

“HİCRET” BASİT BİR GÖÇ DEĞİLDİR

Prof. Dr. Orhan Çeker (İlahiyatçı): “Hicret’in Efendimiz’in hayatında olduğu gibi, İslam ümmetinin hayatında da önemi büyük. Çünkü İslam inkılâbının bir dönüm noktası olmuştur. Hicret basit bir göç hadisesi değil, İslam’ı kurtarma taktiği ve onu daha geniş kitlelere yayma idealinden kaynaklanmıştı. Hicretle Müslümanların hayatlarının kurtulması İslamiyet’in de kurtulmasına vesile oldu. Yeni bir çevrede, yeni bir dostluk ve kardeşlik muhitinde yeni müminlerle kısa zamanda güçlenme imkânına kavuşuldu. Bu kutlu olayın takvim için başlangıç sayılması Hz. Ömer tarafından uygulandı.

Bizlerde bu gün hicret duygu ve düşüncesi ile rabbimizin haram kıldıklarından helal kıldıklarına hicret etmeli, manevi dünyamızı her türlü dünyevi kirlerden uzak tutmaya çalışmalıyız.

ON PEYGAMBERE ON İKRAM

Bugüne ‘aşure’ denmesinin sebebi, Muharrem ayının onuncu gününe denk gelmesi. Allah (cc) aşure gününde, on peygamberine on değişik ikram ve ihsanda bulunuyor:

1.Allah, Hz. Musa’ya bu günde mucize ihsan etmiş, denizi yararak Firavun ile ordusunu sulara gömmüştür.
2.Cudi Dağı’nın üzerine Hz. Nuh gemisini demirledi.
3.Balığın karnından Hz. Yunus, bu günde kurtuldu.
4.Hz. Âdem’in tövbesi kabul edildi.
5.Hz. İsa, aşure günü dünyaya geldi ve o gün semaya yükseldi.
6.Kardeşlerinin attığı kuyudan Hz. Yusuf bu günde çıkarıldı.
7.Hz. Davud’un tövbesi kabul edildi.
8.Hz. İbrahim’in oğlu Hz. İsmail doğdu.
9.Hz. Yusuf’un hasretinden dolayı gözleri kapanan Hz. Yakub görmeye başladı.
10.Hz. Eyyûb, hastalığından o gün şifaya kavuştu

Yazarın önceki yazıları

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle