YAZARLAR

Mustafa Solmaz

Toplumsal Birlik Ve Kardeşliğin İlacı: Cemaatle Namaz (III)

İki haftadır cemaatle namazın dinimizdeki yeri,önemi ve ailedeki rolüne ayetler ve hadisler ışığında değindim. Son olarak bu yazımda ise cemaatle namazda dikkat edilmesi gereken çok önemli hususlara ve cemaatle namazın toplumsal rolüne kısaca değineceğim.

İslam ilmihallerinde belirtildiği üzere sırasıyla; fıkhen namaz hükümlerini en iyi bilen,Kur’an’ı daha güzel okuyan,daha takvalı,yaşça büyük olan,ahlakça üstün, yakışıklı, sesi güzel,elbisesi temiz,insanlar arasında itibarı daha fazla olan imam olmalı.Zaten din görevlisi adayları da bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yapmış olduğu sıkı sınav ve mülakattan geçip görev alabilmektedir. Cahil kişinin, fasık (yani büyük günah işleyen ya da küçük günahta ısrar eden) kişinin imam olması dinimizce mekruhtur. Bir evde cemaat yapılacaksa durumu müsait olan ev sahibi ya da onun izin verdiği kişi imam olmalıdır. Cemaate yetişmek için koşarak gitmek mekruhtur.Cemaat ile imam arasında yüksek bir duvar var ve bu,imamın görülmesini/işitilmesini engelliyorsa bu durumda o imama uymak sahih değildir.Namazda imama uyan imamın sağında durur. Cemaat olacak kişi sayısı iki ya da daha fazla ise imamın arkasında durulur.Ancak; imamla namaza durmuş tek kişi imamın sağında saf tutmuş ise sonra gelen solunda daha sonra gelen de sağında saf tutmalıdır. Yani imama sonradan uyulan cemaatte sağ taraf her zaman soldan kişi sayısı olarak fazla olmalıdır. Cemaatin imamdan ileride durması caiz değildir.Bu hususta secde yeri değil ayak yeri esas alınmalıdır.Cemaatin topukları imamın ayak topuklarından ileride olmamalıdır. Cemaat; kıyam, rüku, secde gibi yapılması gereken rükünlerde imama uyarak hareket etmelidir. Fakat sözle yerine getirilmesi gereken kıraat rüknünde imama uyarak okumak yerine imamı dinlemek gerekir.(İmam-ı Azam ile Ebu Yusuf’a göre ayetler açıktan okunan namazlarda cemaatin okuması tahrimen –harama yakın-mekruh olduğu gibi, gizli okunan namazlarda da cemaatin okuması mekruhtur. İmam Şafi’ye göre,gizlice Kur’an okunan namazlarda imama uyan kimse,Fatiha’dan başka ayetler de okuyabilir. Kıraatın açıktan okunduğu namazlarda ise sadece Fatiha gizli okunabilir.)Cemaatle namazlarda saflar düzgün olmalı,iki el yan tarafta değil önde tutularak saflar sıklaştırılmalı ve kişilerin arasında açıklık bulunmamalıdır.İki ayak arası bir karıştan fazla açılmamalıdır.Cemaatten birinin saf dışında yalnız başına durup imama uyması mekruhtur.Cemaatle namazda imamdan önce rüku ve secdeye gitmek veya ondan önce rüku ve secdeden doğrulmak mekruhtur.Ön saflarda yer varken cami girişlerinde,kapı dibinde ya da insanların geçişine engel olacak yerlerde namaza durmak mekruhtur.
Cemaatle namaz;ibadetin yanı sıra dil, renk, ırk farketmeksizin bütün Müslümanların bir araya gelerek kardeşlik bağlarının da güçlenmesine vesile olur. Günümüzde namaz kılma oranlarının çok düşük olduğu,toplumsal birlik, beraberlik, kardeşlik ve milli-manevi değerlere zarar verilmeye çalışılan bir ortamda cemaatle kılınan namazın gerek önemi gerekse sevabı kardeşlik ve birlik adına/ahiret adına daha da önemli hale gelmiştir. Cemaatle namaz insanları birlik, dirlik, düzen ve huzur içinde tutar. Karşılıklı ve toplumsal sevgi,saygı ve kardeşlik bağlarını güçlendirir. Kalpleri birbirine ısıtır. Toplumsal birliğin arasına kin,nefret,düşmanlık ve nifak unsurlarının girmesine engel olur. Kur’an’daki ‘biz’ ifadeleriyle de bir açıdan cemaatle beraber olunmasına dikkat çekiliyor. Cemaatle namazı terk eden,toplumdan uzaklaşır.İnsanlar arasındaki sevgi, saygı ve hoşgörü bağları zayıflar.Yalnızlık vb. sebeplerle bunalıma, depresyona giren veya intihar eden insanların arttığı çağımızda namaz gibi bir kısım ibadetlerinin cemaatle yapılmasının emredilmesi de,bireylerin sosyalleşmesine, yalnızlık duygusundan kurtulmasına, kendi iç dünyası ve toplumla bütünleşmesine katkı sağlamaktadır. Cuma,bayram namazı;hac ve umre ibadetleri ise bu bütünleşmenin ve sosyalleşmenin boyutlarını genişletmekte ve onu adeta evrensel bir boyuta taşımaktadır. Cemaatle ibadet insanlar arasındaki güveni arttırır, ticareti ve alışverişi bereketlendirir. Toplumu huzur ve güven kaynağı yapar.O toplumdan herkes emin olur.Cemaatle ibadetin sağladığı bu tür hususlar vesilesiyle İslam’ın asıl ve gerçek etkisi, barış, esenlik, mutluluk, güven ve huzur veren yanı birey ve toplum üzerinde temaşa edilir ve kalbler ısınır.Temiz bireyden temiz toplum oluşur.Temiz toplumda da İslam gerçek anlamıyla hayata tatbik edilir. Saygılarımla. Fİ-EMANİLLAH

(TAZİYE: Ankara’daki hain terör saldırısında hayatını kaybedenlere ve Aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet;yakınlarına ve ülkemize sabr-ı cemil niyaz ederim)

MUSTAFA SOLMAZ
SAKARYA ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle