YAZARLAR

Mustafa Solmaz

Toplumsal Birlik Ve Kardeşliğin İlacı: Cemaatle Namaz (I)

Birkaç yazı sürecek bu konuda önce cemaatle namazın dinimizdeki yeri, önemi vurgulanıp örneklendirilerek ardından da toplumsal fonksiyonuna vurgu yapmak istiyorum.

Minarelerden yankılanan ezan sesi, namaz vaktini haber vermenin de ötesinde Müslümanların hep birlikte Allah’a (c.c) yönelmesinin, zikretmesinin ve tesbih etmesinin de vaktinin geldiğini haber verir. Zira namaz hem tekbir hem tesbih hem tefekkür hem de tezekkürdür. Müslümanlar bunları topluca yaptığında kabulü ve sevabı daha büyük olur. Namaza büyük önem veren dinimiz aynı zamanda cemaatle namaza da bir o kadar önem vermektedir. Cüneyd-i Bağdadi Hz.lerinin 30 yıl namazlarını aksatmadan cemaatle kıldığı, hatta imamın ilk tekbirini dahi kaçırmadığı söylenir. Bunun gibi daha nice önemli şahsiyetlerin davranışına bakarsak cemaatle namazın önemini daha iyi anlayabiliriz. Nitekim Hz. Peygamberimiz (s.a.v)’in ‘Cemaatle kılınan namaz, ayrı kılınan namazdan 27 derece üstündür.’ hadisi bize en iyi örnektir.

Her ibadette olduğu gibi cemaatle namaz hususunda da şeytanın vesvesesi kişiye musallat olur. Namazdan alıkoyamadığı Müslümanı cemaatten alıkoymaya çalışır.’Şimdi işine bak. Sonra kendin kılarsın.’ türünden vehimler hepimize gelir. Bu tür vehimlere karşı koymak zor olsa da imkânsız değil. Oysa namazın cemaatle kılınması dinimizde farz değilse de neredeyse bu hükme yakındır. Hanefi ve Maliki’lerde müekked sünnet; Şafi’lerde ise farzı kifaye kabul edilir. Ahmet b. Hanbel ise farz-ı ayn olarak görür. Hz. Peygamber hastalık durumunda bile cemaati bırakmamıştır. Yine Nisa/102.ayette de savaşta dahi cemaatin bırakılmamasının gerektiği vurgulanıyor. Cemaatle namazın önemine vurgu yapan birçok hadis vardır. Mesela Efendimiz (s.a.v)’in ’Vallahi içimden öyle geliyor ki, bir adama cemaate namaz kıldırmasını emredeyim, sonra da o cemaate gitmeyen bir takım adamlara gideyim, onlar hakkında emir vereyim de,odun demetleri ile evlerini,üzerlerine cayır cayır yaksınlar.Bunlardan biri yağlı bir kemik bulacağını bilse,namaza mutlaka gelirdi.’buyurduğu hadis belki de bu konuda en dikkat çekici hadistir.Zira bu hadisi yorumlayan ilahiyatçı bir hocamız şöyle diyor;’cemaat terkedildiğinde öyle büyük ebedi kayıplar vardır ki,gelip geçici mal ve can onun yanında hiç hükmündedir.Basit bir dünya menfaati dağıtılan yere gittiğimiz şu dünyada her biri trilyonlara değer sevaba erişeceğimiz cemaatle namaza gitmemek ne büyük kayıptır. Günahların böylesine hücum ettiği bir asırda sevaba ne kadar çok ihtiyacımız olduğu apaçık değil mi?’

Cemaatle namaza katılmamak için birçok bahane öne sürebiliyoruz. Oysa savaşta bile cemaatle namaz terk edilmiyorsa, günlük hayatımızda nasıl olur da cemaatle namazı bırakabiliriz ki? Cemaatle namazı hangi bahane engelleyebilir? İbn Abbas’ın rivayet ettiği ‘Kim müezzinin sesini işitir de, o kimseyi müezzinin davetine uymaktan alıkoyan önemli bir engel yoksa onun tek başına kıldığı namaz kabul olmaz.’ hadisi de cemaatle namaz da ısrarcı olmamız gerektiğinin altını çiziyor. Sahabe,’kişiyi cemaatle namazdan ne alıkoyabilir?’ diye sorduklarında O (s.a.v) şöyle buyurdu: ’korku ve hastalık.’ Buna bağlı olarak fıkıh açısından cemaatle namaza engel teşkil eden durumlar şunlardır; aşırı yağmur, şiddetli rüzgar, şiddetli sıcak-soğuk, canına ya da malına saldıracak düşman korkusu, aşırı karanlık hava, fakir borçlunun yakalanıp hapsedilmekten korkması, kör olmak, yürüyemeyen felçli, ayağı kesik olmak,sefer halindeki yolcu,yerine bırakacak kimse bulamayan hasta bakıcı.Abdesti sıkışık olanlar da mazurlu görülerek cemaate katılmayabilir. Cemaatle namaz; sadece yaşlılara, emeklilere ya da çok rahat bir işte çalışanlara özgü sanılmamalıdır. Cemaatle namaz, namaz kılması üzerine farz olan herkes için, yukarıdaki şartlar hariç hangi şartlarda ve ortamda bulunursa bulunsun, ne olursa olsun kişilerin yapması gereken bir vazifedir.

Cemaatle namazın hikmetleri, adabı ve toplumsal rolü ileriki yazılarımda olacaktır. Bu yazı dizisini kaçırmamanızı öneririm. En içten sevgi, saygı ve muhabbetlerimle. Fi-emanillah (Allah’a emanet olun.)

MUSTAFA SOLMAZ
SAKARYA ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle