YAZARLAR

Mustafa Solmaz

İslam Medeniyeti

İslam kültür,medeniyet ve uygarlığı;Kur’an ve Sünnet merkezli İslam düşüncesinin ete kemiğe bürünmüş halidir.Bir nevi Kur’ani ve Nebevi ilkelerin mücessem halidir. Kur’an’ın rehberliğinde Hz.Peygamber sahasında oluşan toplum İslam toplumu,onların mücessem kıldıkları yer ise şehirdir.Çünkü toplum,uygarlık ve medeniyet kendini şehirde gösterir.Unsurlarını ve içeriklerini şehre yansıtır.Bu bakımdan İslam şehirlerinin kendine has mizacı,görüntü ve unsurları vardır. Hepsinden önemlisi İslam şehirleri güvenli ve fıtrata uygundur. Zira müminlerin en büyük özelliklerinden biri olan güvenilir olma telakkisi mahalle,köy gibi toplumsal yaşamın hakim olduğu unsurlarda kendini göstermiş;sokaktaki insanlar ve komşular birbirlerine güvenmişlerdir.Sadece selam verip almak bile karşılıklı güveni temin etmeye yetmekteydi. Oysa bugün en yakınımızdaki Müslüman kardeşimize güvenmeye çalışırken bile aklımızdan ‘acaba!’ diye geçiriyoruz. Birbirimize güvenmeye ne kadar muhtacız…Fıtrata uygun derken de yerleşim yerlerinin kurulmasında ferahlık,huzur ve münzevi hayata uygunluk ve özellikle de mahrem unsurlara dikkat edilmiş,evlerin ve meskenlerin kapı ve pencerelerinin mümkün olduğunca karşı karşıya gelecek şekilde yapılmamasına özen gösterilmiştir. Bu da İslam medeniyetinde insanların özel hayatına gösterilen saygının bir neticesidir.Misafir için veya tüm ailenin birarada yaşaması için evlerin çok odalı yapılması gibi daha birçok unsur sayılabilir.

İslam Medeniyeti’nin temel iki kaynağı Kur’an ve Sünnet’tir.1.Kur’an:İslam Medeniyeti’nin en temel kaynağıdır.Nitekim denebilir ki;İslam Medeniyeti,tahrif ve bozulmaya uğramamış tek ilahi kitap olan Kur’an’a dayanması yönüyle medeniyetler arasında özel bir yere sahiptir.Kur’an,özellikle Medine döneminde yani ilk İslam toplumunda uygulanan siyasi,kültürel,ekonomik,sosyal,askeri,hukuki ve ahlaki prensiblerin ana kaynağıdır.Müslümanlar her alanda ihtiyaç duydukları temel ilkeleri onda arayıp bulmuşlar ve uygulamaya çalışmışlardır.İslamiyet,Arap yarımadası dışında yayılınca Kur’an’ın medeniyete temel teşkil eden prensip ve ilkeleri geniş bölgelerde uygulama alanı ve yayılma imkanı bulmuştur.Mescit,vakıf,zaviye,tekke,kervansaray,ahilik gibi İslam medeniyetinin dini,sosyal ve toplumsal fayda arz eden kurum ve kuruluşlarının ortaya çıkıp toplumda yaygınlaşması ve maddi/manevi ihtiyaçları gidermesinde Kur’an’ın bu kurumların verdiği hizmetleri emir ve teşvik etmesinin önemli bir rolü vardır.Kur’an’ı rehber edinen Müslümanlar birçok hayır kurumu,dernek vs.kurmuşlar ve sadece İslam alemine değil insanlığa vakfetmişlerdir. Çünkü İslam medeniyet anlayışı ‘Yaratılanı Yaratan’dan ötürü sevmeye’ ve bu çerçevede insana hizmet etmeye dayanır.Çünkü değer verilen insanın bedeni değil Allah’ın ona bahşetmiş olduğu ruhtur.İnsan onu nasıl kullanırsa kullansın.Bu kul ile Allah arasındadır. Ancak insanı; dininden, milletinden, ırkından, kimlik ve mezhebinden dolayı öteleyip ona hor ve hakir davranmak,yardım eli uzatmamak ne İslami ne de hiçbir din anlayışı ile bağdaşmaz.Hele ki Müslümanlar böyle davranırsa belki de İslam’a en çok zararı onlar verir.Nitekim devlet eli ve özel girişimler vesilesiyle hayır ve yardım dernekleri ile yurtdışında milyonlarca insana ulaşarak onlara giyecek,yiyecek,içecek ve mesken sağlayan kurumlarımız insanlığa en büyük hizmeti sağlamış olmaktadırlar.Tedavi imkanı olmayan ülkelere ve insanlara yardım malzemesi ve hekimler gönderilerek sağlık alanında da önemli hizmetlerde bulunulmaktadır.Bu bile oradaki insanları etkileyip onların hidayetine vesile oluyorsa ülkemiz,devletimiz ve milletimiz için en büyük kazançtır.Allah bu kurumların sayısını arttırsın.Onlara hizmetlerinde muvaffakiyetler nasip etsin.Hizmetlerini engellemek isteyenlere de fırsat vermesin. İslam’ın bu engin anlayışını görenler ya bu hizmetlere engel olmak istiyorlar ya da bu hizmetleri basın ve medya yoluyla küçük göstermek istiyorlar.Ancak milletimizin azim ve yardımseverliğini engellemeye Allah’ın izniyle kimsenin gücü yetmez.

Kur’an’ın, medeniyeti,üreten bilime,ilime,tecrübeye,araştırmaya,aklı kullanmaya teşviki Müslümanlar için muharrik unsur olmuş,hamle ruhu vermiştir. Müslümanların Kur’an’ın temel prensipleri doğrultusunda oluşan tevhid, vahdet ve buna bağlı olarak ahiret anlayışı, hayata bakışlarını, ahlak anlayışlarını, karakter yapılarını şekilllendirmiş, bu nitelik ve kazanımlar da, ürettikleri medeniyetin unsurlarına yansımıştır.

2.Sünnet:İslam medeniytinin ikinci kaynağıdır.Hal ve hareketleri ile Müslümanlara en iyi örnek olan HZ.Peygamber (sav),Kur’an’ın medeniyete dair ilkelerinin ilk uygulayıcısı ve öğreticisi olmuştur.O’nu rol model alan nesil,onun anlayışını takip etmiş ve uygulamaya çalışmıştır.O’nun öğretilerinden uzaklaşıldığı zaman ise toplum ve medeniyette bozulmalar meydana gelmiştir.Nitekim Mehmet Akif’in ‘Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar’ ifadesi O’nun yolundan uzaklaşanların kurmuş oldukları insanlık,ahlak ve faziletlerden yoksun (sözde) medeniyetleri ifade eder.O’nun idari,ekonomik,sosyal,kültürel faaliyetlerini gerçekleştirdiği Medine şehri de İslam medeniyetinin ilk merkezidir. Hz.Peygamber’in sünneti korunarak ve uygulanarak nesilden nesile aktarılmıştır.Şimdi ise ona sahip çıkmak bize düşer.Bu,hem dini hem de tarihi mirasa sahip çıkmak demektir.Aksi halde vebali de büyüktür.Hz.Peygamber döneminden itibaren İslam toplumlarının düşünce ve eylemleri Kur’an ve Sünnet etrafında şekillenmiş,medeniyet sahasında yeni oluşum ve yorumlar için de başvuru ve denetim aracı olmuştur.Kur’an ve Sünnet’e aykırı unsurlar medeniyet ve toplumdan uzak tutulmuştur.Kur’an ve Sünnet Müslümanların bilincini,dünya görüşünü,anlama ve algılama kıvamını belirlemiştir.

İslam medeniyetinin tüm kurum,kuruluş,vakıf,dernek vs.leri ayet ve hadislerin yönlendirdiği ve yol gösterdiği kurumsal haldir.İslam medeniyetinin mücessem haline gelen yapıların teorisi,Kur’an ve Sünnet’tir.İslam medeniyetine kaynaklık eden ve bu medeniyetin gelişmesine,yayılmasına vesile olan diğer unsurlar da sanat ve mimari yapılar ile Emevi Devleti’nin sonunda başlayıp Abbasi Devleti’nde yoğunlaşan tercüme faaliyetleridir.

Mustafa SOLMAZ/Sakarya Üniversitesi İLAHİYAT FAKÜLTESİ
İletişim:TWİTTER:@solmaz0002

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle