YAZARLAR

Murat Doruk

Yolcu

YOLCU
Gemimize hoş geldin ey yolcu!

Bugün çok şanslısın! Tebrik ederim.

Gemimize enerji kaynağı olarak kullandığımız bir kömür, eşyalarımızı taşıdığımız bir çanta, etini yiyerek beslendiğimiz bir hayvan, tadına doyamadığımız bir ot olarak değil insan olarak geldin.

Gemimizin bir sahibi ve bir de kaptanı var.

Gemiye binerken geminin sahibi yolculuğun daha iyi geçmesi için gerekli birçok organ, onları canlı yaşatacak bir hayat verecek. İstediğine istediği kadar vermekte serbesttir. Bir hak iddia etmeye kalkma, gassalın elindeki meyyit gibi takdir ne yönde olursa kabul et, isyana bırak en küçük bir itiraza bile fırsat verme.

Geminin kaptanı ve etrafındaki nurani halkayı görüyorsun. Onların yolundan da gidebilirsin, aksi yöne de gidebilirsin. Bu tamamen senin tasarrufunda. Ancak o halkaya dahil olabilmek için halkadakilerin yaşadıklarını yaşaman gerekecek.

Sefinemizin eğlenceli gözüken bölümleri var. Orada da insanlar var. Orada çile ve ızdırap yok keyif var görünür. Ancak yolculuk bitince onlara azap var. Yolculuk bitince inmem deme lüksü kimsede yok. Herkes inecek ve ne yaptıysa karşılığını bulacak.

Sen bazen özgürlüğünü kaybettiğini düşüneceksin. Bu zamanlarda özgür geçirdiğin zamanların değerini daha iyi anlamaya çalış.

Yaşadığın sıkıntılar seni bunaltabilir. Aldırma geçen sıkıntılar geçmiştir. Kurtulduğun için Elhamdülillah de. Gelecek olanlar ise hala gelmemiş olduğundan Ya Nasip deyip kısmetini bekle.

Bazı korkular ve endişeler seni bulabilir. Bunlara gereğinden fazla yüz verme, yoksa seni yutar, boğar. Aldırış etmezsen küçülür sen onu boğarsın.

Ey yolcu!

Garip, kimsesiz, yalnız kaldım diye endişelenme madem bu sefinenin bir sahibi var. O her şeyi görür. Yalnızların gurbetini giderir. Gurbette de kimseyi yalnız bırakmaz. Melekleri çoktur. Onları yalnız kalanlara yardımcı yollar.

Yaşadığın ızdıraplar sıkıntılar sonucunun ne olacağını bilmediğin musibetler seni meraklandırıp gereksiz kaygılara düşürmesin. Senden önce benzer sıkıntıları yaşayanların sonu dünyada sultanlık, ahirette cennetlikle hitama erdi. Yakınlarına değil sana vereceğim bu iman dürbünüyle uzaklara bak. Oraları yakın et. Rahatla.

Bu dürbünle güzel görür, güzel düşünürsün. Böylece hayatından da lezzetler alırsın. Yolculuğun keyfini sürersin.

Yolda yaşayacağın haksız olduğunu düşündüğün mağduriyetlerin verdiği acıyı abartma o nurani halkada yer bulanların tamamı benzeri sıkıntıları yaşayarak oraya dahil oldular. Mahkemelere düştüler, memleket memleket sürgünlere maruz kaldılar, hayattan ziyade ölümü tercih ettiler.

Aziz Yolcu!

Şunu söylemeden geçemeyeceğim. İstediğin an geminin diğer tarafında geçebilir, zevklere dalabilirsin. Bu çok kolay olur. Hapis ve mahkeme dahil, acı, işkence ve gurbet dahil tüm yaşadığın sıkıntılar yolun sonuna kadar hemencecik biter.

Sen zor olanı tercih et. Bak omuzlarına iki silah veriyorum. Biri sabır, biri tevekkül. Bunlarla tüm düşmanlarını alt edebilirsin.

Ey bu sefineye inayet sonucu binen aziz dost. Yolculuğun tadını çıkar. Sıkıntılı dönemlerin meyveleri bol olur. Bol bol meyve topla. Burada 1’ler 10, 10’lar 100, bazen 1000 olur.

Zorda kaldığın anlarda geminin sahibine ihlasla yalvar. Ondan iste. O seni hem duyar hem görür. Hem derdine anında dermanlar yetiştirir.

Aziz Yoldaş

Çok bunalıp sıkıldığında yolculuğun başını hatırla. Hiç kimseyle bu sefinede keyif süreceğine, rahat bir hayat yaşayacağına dair bir anlaşma imzalamadın. Üstelik yolun çileli, sıkıntılı ve ızdıraplarla dolu, gurbetleri barındıran, ayrılıklardan kopmayan bir yol olduğu en başta anlatıldı.

Ey Dost

Seninle aynı zamanda aynı gemide olup senden katbekat azap çeken ve hiç tanımadığın kardeşlerin olduğunun bilincinde kal.

Yolun ve bahtın açık, sabır ve tevekkülün sınırsız, şükür ve itimadın sürekli artacak seviyede olsun.

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle