YAZARLAR

Kadir GÜNEŞ

Her Günah Küfre Giden Bir Adımdır

Yaşadığımız ahir zamanda günahların çoğaldığı, küfrün arttığı, hatta günahların peşimizde dolaştığı bir dönemde yaşıyoruz. İman bir kor gibidir, elimizde tuttuğumuzda elimiz yanıyor. Yere bırakınca ise imanımız elden gidiyor. Böylesi zor bir dönemden geçiyoruz. Hele ki gençliğin ahlaken çöküntüde olduğu bir zaman olduğunu düşünecek olursak,gerçekten günahlardan kaçmak daha da zor hale geliyor. Çünkü attığımız her adımda yeni bir günah, peşimizden kovalarcasına bizi takip ediyor. Bazen peşimizdeki o günah bizi o kadar çok sıkıştırıyor ki, ondan kurtulmak imkansız hale geliyor. Ama asıl mesele, bu günahlar karşısındaki tavrımız ve sonrasındaki davranışımızdır. Bu davranışlar bizim günahlara karşı sevgi veya nefretimizi ortaya koyuyor. Bazen işlediğimiz bir günah karşısında vicdanen o kadar rahatsız oluruz ki, keşke bu günahı işlemeseydim deriz. Ama bazende işlediğimiz bu günahlar sanki normal bir şey yapmış gibi davrandığımız olabilir. Oysa her günah kalpte siyah bir nokta oluşturur. Biz bu siyah noktayı tövbe ile anında silmezsek bu noktaların birleşimlerinde, daha büyük bir hale gelecek ve bütün kalbimizi bu noktalar kaplayacaktır. Daha sonrada Allah muhafaza, küfre kadar gidebilecek bir yola girmiş oluruz. Ama daha ilk noktanın kalbe girmesiyle onun panzehiri olan tövbe ile silinmez ise normal bir şeymiş gibi hayatımızı devam edip hem dünyamızı hemde ahiret hayatımızı berbat ederiz. Hele ki günahların kolay ulaşılabildiği teknolojik çağımızı düşünecek olursak, insanın kendini bu siyah noktalara karşı muhafaza etmesi daha da zor olacaktır. Ama imkansız değildir. Eğer dilimizde sürekli tevbe ve istiğfar olursa, Allah’ta bizi günahlara gidebilecek yollardan alıkoyar. Ama biz Allah’a bir adım gitmezken, onun bize gelmesini beklememiz yanlış olur. Çünkü kul, Allah’a bir adım atmalı ki Allah ta kuluna on adım atacağını kutsi hadislerde vaad ediyor. Bizi bu kadar çok seven bir rabbe karşı nankörlük etmemek ve hayatımız boyunca hal ve hareketlerimize dikkat etmemiz gerekiyor. Bu durum en çok gündelik hayatta normal konuşmalarımızda bile ağzımızdan gayri ihtiyari günah olan sözler telaffuz edebiliyoruz.

Mesela İnsanlar kendi aralarında konuşurken bile yalan beyan ve günah olacak her türlü şeyleri konuşabiliyor. Bazen şaka yaparız ama bu şaklarımız içinde yalan ifadeler olabiliyor.Oysa ’’ Şaka dahi olsa yalan söylemeyin’ diyen bir peygambere sahibiz. Şakalarımız içinde dahi yalanın yeri olmaması gerekiyor. Aksi taktirde bizde dil alışkanlığı yapar ve ondan sonraki hayatımızıda yalan söyleyerek devam edebiliriz. Çünkü yalanın küçüğü veya büyüğü olmaz.

Eğer insan küçük zannetiği bir yalan söylediği vakit, onun ortaya çıkmaması için başka bir yalan söyleyerek üzerini kapatmaya çalışır ama o yalanı da ortaya çıkacağı vakit bu sefer başka bir yalana ihtiyaç duyacaktır. Böylelikle içinden çıkılmaz bir hal alıp akabinda küfre gidecek ifadeler kullanır. Bu yüzden en başta doğrulardan konuşmalı ve şüphe uyandıracak ifadelerden kaçınmalıyız.

İslamda tek kurtuluş doğruluktadır. Allah’ında en sevmediği şeylerden biri yalan olduğunu düşünecek olursak, bu yalan ve günahlardan akrepten veya yılandan kaçar gibi kaçmalıyız.

Diğer en büyük hatalarımızdan birisi de ‘herkes yapıyor ‘ cümlesidir. Çoğunlukla başkalarından gördüğümüz bir davranışı normalmiş gibi kendimizin de yapmasıdır. Bu bazen faizli bir eşya olduğu gibi bazen de bir ticarette yapılan aldatma olabiliyor. Başkasında gördüğümüz yanlış bir durumu islamda mubah gibi yanlış bir algı içine girip kendimizde o yanlışlık bataklığında ilerleyebiliyoruz. Onun için başkası yapıyor değil de kuran ve sünnete bunun yeri nedir? diye bakmamız lazım. Eğer gündelik işlerimizi de kuran ve sünnet endeksli yapmazsak yanlış davranışlardan kurtulamayız. Bu durumda da küfre bir basamak daha atmış oluruz. O yüzden şüpheli her türlü işten kaçınmak lazım ve yaptığımız her işimizde vicdanan rahat olmamız gerekiyor.

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle