YAZARLAR

İbrahim Hakkı

Cennet Kapılarının Anahtarları Anne-Babalarımız

Akıp giden zaman içerisinde kıymetini bilemediğimiz nice değerler vardır. Elimizden çıkıp gidince ne kadar kıymetli olduğunun farkına vardığımız fakat artık elde edemeyeceğimiz hazineler… Onlar bizlerin varlık sebebi ve sahip olduğumuz her türlü güzelliğin tohumlarını atıp hasat mevsimine kadar bakımını yapan, hasadını bize bırakarak geriye çekilen fedakarlık timsali anne-babalarımızdır.

Dünyada sevgi ve saygıya, şefkat ve merhamete, hürmet ve hizmet edilmeye en fazla layık olan değerli iki varlıktır onlar. Onları razı eden Allah'ı razı etmiş olur. Onlara karşı hürmette kusur edip saygısızlık gösterenler de Allah'a karşı saygısızlık etmiş olurlar. Bu iki değerli varlık, çocukları için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan, yemeyip yediren, giymeyip giydiren, gerektiğinde çocukları için canlarını dahi feda edebilen anne ve babalardır. Anne babalarının kıymetini bilip, onları Allah'ın rahmetine ulaşmaya vesile sayanlar, hem bu dünyada hem de ahiret hayatında büyük mükâfatlarla karşılaşacaklardır. Onların varlıklarını kendilerine yük olarak görüp onlara karşı bıkkınlık gösterenler ise bir gün mutlaka yaptıklarının karşılığını bulacaklardır.

Allah (cc) anne babaya o kadar önem vermiştir ki, Allah'a ibadetten sonra anne babaya iyi davranmayı emretmiş, Allah’a şirk koşmaktan sonra da günah olarak anne babaya karşı itaatsizliği zikretmiş ve onlara ‘öf’ bile demeyi yasaklamıştır. Yüce Rabbimiz İsra suresinde şöyle buyurmuştur: "Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine "of!" bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle. Şefkatle, tevazu ile onlara kol kanat ger ve şöyle dua et: “Ya Rabbî, onlar küçüklüğümde nasıl beni ihtimamla yetiştirdilerse, ona mükâfat olarak Sen de onlara merhamet buyur!”

Allah (c.c), inanmasalar dahi anne baba ile iyi geçinip makul bir tarzda onlara sahip çıkmayı emretmiştir. Sevgili Peygamberimiz de anne babaya karşı kötü muameleyi büyük günahlardan saymıştır. Ayrıca Rasulullah (s.a.v.) “Ebeveynin her ikisinin veya sadece birinin yaşlılığına ulaştığı halde cennete giremeyenin burnu sürtünsün” buyurarak anne babaya iyi muamelede bulunmanın ne büyük bir kazanç ve bu fırsatı kaçırmanın da ne büyük bir zarar olduğunu haber vermiştir.

Bize düşen anne ve babalarımızın bizler için ne büyük fedakârlıkta bulunduğunu hiçbir zaman hatırdan çıkarmadan, onları razı etmenin Allah'ı razı etmek olduğunu, onlara karşı yapılan kötü muamelelerin de Allah'a karşı yapılmış sayılacağını bilerek onları baş tacı etmek ve Allah'ın huzuruna "nankör bir kul" olarak çıkmamaya gayret göstermektir. Hazreti Rasulullah (s.a.v.)’ın şu tavsiyesi bizlere rehber olsun: "Rabbin rızası anne ve babanın rızasında, Rabbin dargınlığı da anne ve babanın dargınlığındadır.”

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle