YAZARLAR

Hasan As

Denge İnsanının Ruh Potresi

Denge zıtların çocuğudur. İster fizik âlemde isterse metafizik âlemde eşya zıtlarıyla ayakta durur, zıtlarıyla korunur ve zıtlarıyla varlıklarını devam ettirirler. Bu devam ettiriş, sadece eşyanın zıttıyla bilinmesi çerçevesine hapsedilecek kadar tek yönlü değildir. "Kompleks" manasını bütün giriftliği ile kucaklayan bir tablo ile karşı karşıyayız. Çözümünün tamamı, bu dünyada kimseye nasip olmayan; büyük çoğunluğu ahirete sarkan mudil ve karmaşık bilmecenin, harf harf kavgasını verme durumundayız. Ve denge insanı, işte böyle bir kavganın kahramanıdır.

Eteklerinde her iklimin baharını, her hal ve zamanda ve bütün mekanları içine almak şartıyla sürükleyemeyen insan denge insanı olamaz. Denge, izafiliğin bozguna uğradığı arena. "Olmak ya da olmamak" imbiğinden süzülebilen esirî vak'a. Cazibe-dafia; artı-eksi; ve daha şümullü bir ifade ile madde-antimadde ikiz kardeşlerinin emiştikleri, dolayısıyla kesiştikleri çizgi veya nokta. Çizgi, hedefe vardıran en kestirme ve en ke¬sin yol. Nokta, ummanlara sığmayan mânâları sırlı mahzenine sığdırabilen mihrak. Ancak bu mihraktan hareketle çizilen çiz¬gidir ki, muhteva olarak "Denge" manasını kucaklayabilir. Çizgisiz ve noktasız denge düşünülemez. (Nün velkalem) âyeti bu dengeyi resmeder.

Aklı, ihtiyatından bir konak mesafe önde yürüyen veya hissiliğini realite ile izale edemeyen hendesi kafa veya mistik ruh, denge insanının ruh portresini resmetmekten çok uzaktır. O bir akıl işi olduğu kadar gönül işidir de. Bu portrede hislerin renk cümbüşü kadar, realitenin net çizgileri de vardır. Mükemmel meyve, lüb ve kısırdan meydana gelir. Rahmaniyetin bütün cilveleri içinde ve dışında oynaşan meyve en mükemmel meyvedir ve o denge insanıdır. "Rahman" dedikten hemen sonra, "İnsanı yarattı" denmesinde bu sır saklıdır. Ve "İnsan" kelimesinin başındaki lam-ı tarif, bir bakıma varlığın hem çekirdeği hem de en mükemmel meyvesi olan 'Denge İnsanı'nı anlatmaktadır. Hz. Adem'de geçici olarak denge sarsılır. Çünkü o, Özünde insan cinsinin kaderini billurlaştırmaktadır. Sarsılma bundandır. Yoksa her nebi aynı zamanda denge insanıdır. Aksi hâlde içtimai dengeyi kurma ve koruması nasıl mümkün olabilir? Nebiler denge kurmak için gelen seçkinlerdir.

Sevgi dengedir. İzdüşümünde nefret vardır. Aşırılık hangi tarafa meylederse etsin dengedeki hassas ölçü bozulur ve iş aslına döner. Yerini nefrete terk eden sevgi veya aksi hep bu asla dönüştendir. "Sevdiğini bir dereceye kadar sev, belki bir gün düşmanın olur. Düşmanına da bir dereceye kadar düşmanlık yap, belki bir gün dostun ve sevgilin olur" prensibindeki sarsılmaz denge, söz konusu portrede silinmez bir çizgidir. Mevlana'nın şu sözü dengenin en çarpıcı misallerindendir. Mayası aşkla yoğrulmuş o büyük insan şöyle der: "Kendini öfke içinde gizleme. Sendeki bu güzellik gizlenecek güzelliklerden değildir." İşte sevgideki denge! Bir başka adıyla, "Rıza" arşına sıçrama. "Kahrın da hoş lütfün da hoş" avazesi. Veya elest bezminin vicdandaki yankısı. Yakıcı ve kavurucu; ama olgunlaşmanın tek şartı. Irgalanma; fakat ırakta kalmama. Ne müthiş imtihan. Başarabilen sadece denge insanı. Kamusta "Keşke" ye yer yok. Keşke sarsık insanların iltica kampı. Nesepsiz ve kaypak.

Cariyelerin efendilerini doğuracakları haber verilen sistem kadar karanlık ve vehamet dolu bir kelime "Keşke'nin halledeceği ve ettiği hiç bir şey yok. Ruhunu Helene'ye kaptıran Faust'un neticesiz çırpınışı. Ve denge insanı böyle bir duruma düşmekten müberra ve mualla. Çünkü onun ihtiyatı, her zaman hislerine ve aklına hâkim. İhtiyat dengenin sabit ibresi. Yanıltmayan mihrab. Topuğuna gelmese bile, hiçbir engele yukarıdan bakmama alışkanlığı, daha doğrusu ahlâkı. Bu da denge insanının ruh portresinden ayrı bir çizgi.

Hikmet mânâsında düşünce, o da sözde denge. Kelimelerin mahremiyetini koruma, yani iffet. Gevezelik onun izdüşümü. Yani, iffette tefrit. Bir mânâda şehvet. Söz dünyasında gayri meşruya kaymak. Tek sermayesi zarar. Yunus bu dengeyi ne güzel vecizelendirir:

Az söz erin yüküdür Çok söz hayvan yüküdür bilene bu söz yeter sende cevher var ise "Kim Allah'a ve âhiret gününe inanıyorsa, ya hayır söylesin ya da sussun" ifadesinde âbideleşen denge. Portreden bir çizgi de bu.
Ve kerem. Asalette denge. İzdüşümünde, selim fıtrata tiksinti verebilecek ne kadar kelime yığını varsa hepsi.

Kerem, insanlığın özü ve yaradılışındaki ayırıcı özellik. Diğer varlıklar isteseler de kerim olamazlar. Onlar için asalet söz konusu değildir de ondan. Veya bazı hayvanlarda olduğu gibi sadece fizikî durumlarıyla alâkalı bir seçkinlik söz konusudur ve onlar hakkında asalet hakikî mânâsının dışında bir mecaz ifadesi olarak kullanılır. Ama kerim olan insan, asaletin ta kendisidir. Kerem ve asalet hayatını takvadan alır. Takva, hayat gerçeklerini en mahrem köşelerine kadar tanıma ve kavramadır. O'ndan yine O'na sığınma, takvada doruk nokta. Denge insanı, Rahmaniyet burcunda bu noktayı yakalayan insandır.

Şahsiyet dengedir. İzdüşümünde zillet vardır. Ferdiyet, şahsiyet mertebesine sıçramalıdır ki insan bütünüyle kendisi olsun ve düal yasamadan kurtulsun. İzzet ve onur şahsiyetin payandalarıdır. Gurur ve kibir ise zillet fideliğidir. İnsan, izzeti kendisi gibilerin yanında aradığı müddetçe hep zillet zakkumu kemirmeye mecbur kalır. Şahsiyet meyvesi, izzeti Allah'ın yanında arayanlar tarafından devşirilir. Şahsiyet, denge insanının en mümeyyiz ve seçkin çizgilerinden biridir.

Kaderi kabul hürriyette dengedir. Cebri ve İtizalî düşünceler onun izdüşümünü meydana getirir. Kadere iman eden tevekkül semâsında pervaz eder. Tevekkül semâsı namütenahidir. Çünkü orada Ezelî ve Ebedî Zât'a teslimiyet söz konusudur. Başı Allah'a, O'nun nizamına bağlı olan hürdür. Denge insanının her türlü istibdada baş kaldırması bundandır. Tahakküm karşısında feveran asaletten gelir. Hürriyet onun için hayattır. Miskinlik ve anarşi ise esarettir. Biri maddî diğeri manevî sefalet getirir. Denge insanı bunların her ikisinden de çok uzaktır. Çünkü o kadere inanmaktadır. Bu iman onun gözbebeğidir. Dıştan siyah görünür. Fakat o, bütün aydınlığı oradan kucaklar ve bir ışık insanı olur.

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle