VAAZ

Vaaz: İsraf, Tüketirken Tükenmeyelim

'İsraf, Tüketirken Tükenmeyelim' konulu vaazı siz değerli okuyucularımız için hazırladık.

İSRAF: TÜKETİRKEN TÜKENMEYELİM

اَعُوذُ بِاللَّهِ مِـنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيــمِ بِسْــــمِ اللَّهِ الرَّحْمَـنِ الرَّحِيـم

Değerli Müminler,
günümüz insanını etkisi altına alan ve hastalığa dönüşen “israf” veya modern bir tabirle söyleyecek olursak “tüketim”, dünyamızı, insanlığı ve hatta tüm mahlukatı etkiler hale gelmiştir. İnsanın dünya ahiret tükenmesine götüren bu hastalık, nesillerin ahlaki olarak yozlaşmasından, hava, su, enerji, ekmek gibi ihtiyaçların heder olmasına, zaman ve sağlık gibi nimetlerin de elimizden uçup gitmesine sebep olmaktadır.
İnsanın hayatını devam ettirmesi için ihtiyacı olmayan pek çok istekleri, temel (zaruri) ihtiyacı imiş gibi algılanması neticesinde, hem bizatihi insanın nefsinin hem de hayatın idamesi için gerekli ihtiyaçların yok olmasına, mahvolmasına; yani sarf ederken sınırsız ve ilkesiz tüketimimiz hem kendimizin hem de bize emanet edilen değer ve nimetlerin tükenmesine yol açıyor. Bir insana günde üç dilim ekmek yetecekse o dilimleri bir öğünde yemesi israfın alametidir. Günde 4.9 milyon ekmek israf ediliyor. Evimizde üç takım elbise var ve bizim on yıl ihtiyacımıza yetecekse, bizim bir takım elbise daha almamız ne ile açıklanacak... Bir odayı aydınlatmak için eskiden bir kaç mum yeterken şimdilerde odalarımızı yüz mumluk ampüllerle aydınlatıyoruz. 8-10 ampüllük avizeleri ise hiç bahse konu etmeyelim... İstatistiklere göre günde altı saat televizyon seyreden, üç saat intenette gezinen ve sadece günde bir dakika, yılda da altı saat kitap okuyan bir milletiz. Zamanın kıymeti nedir bizim için?
Bu örnekler tüketirken tükenmişliğimizin alameti değil midir?

Aziz Cemaatim,
İşte insanın kendisini ve kendisine emanet edilen değerleri acımasızca tüketmesi, harcaması israftır. İsraf, mal ve imkanları meşru olmayan amaç ve ölçülerde saçıp savurmak, dengesiz ve ilkesiz harcama yapmak, haddi aşmak anlamlarına gelir. Kuran’ı Kerim’e göre; İnsanın yaptığı harcamalarda elini sıkması cimrilik, ortasını bulması iktisat, aşırıya gitmeside israftır.
وَلَا تَجْعَلْ يَدَكَ مَغْلُولَةً اِلٰى عُنُقِكَ وَلَا تَبْسُطْهَا كُلَّ الْبَسْطِ فَتَقْعُدَ مَلُومًا مَحْسُورًا

“Elini bağlayıp boynuna asma (cimrilik yapma!) Ama onu büsbütün de açma (israf etme!). Sonra kınanır ve hasret çeker hale düşersin.” (İsra, 17/29)
وَالَّذ۪ينَ اِذَآ اَنْفَقُوا لَمْ يُسْرِفُوا وَلَمْ يَقْتُرُوا وَكَانَ بَيْنَ ذٰلِكَ قَوَامًا

“Onlar, harcadıklarında ne israf ne de cimrilik edenlerdir. Onların harcamaları, bu ikisi arası dengeli bir harcamadır.” (Furkan, 25/67)
يَا بَن۪يٓ اٰدَمَ خُذُوا ز۪ينَتَكُمْ عِنْدَ كُلِّ مَسْجِدٍ وَكُلُوا وَاشْرَبُوا وَلَا تُسْرِفُواۚ اِنَّهُ لَا يُحِبُّ الْمُسْرِف۪ينَ۟
“Ey Ademoğulları! Her mescitde ziynetinizi takının (güzel ve temiz giyinin). Yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü o, israf edenleri sevmez.” (Araf, 7/31)

Kıymetli Müminler,
İsrafı insan ve insana ait değerlerin insafsızca tüketilmesi ile sahip olduğu imkanların ve kendisine emanet edilen nimetlerin düşüncesizce harcanması olmak üzere ikiye ayırabiliriz. Yani “insanın tükenmişliği” anlatacağım iki noktada cerayan etmektedir.

1. İNSAN VE INSANA AIT DEĞERLERIN ISRAFI
Allah’ın (cc) hayat adına bize sunduğu imkanları, bizler baki hayatımız için bir fırsat bilmeliyiz. Cennet karşılığı nefislerimizi ve mallarımızı sermaye yapabilmeliyiz. (Tevbe, 9/111) اِنَّ اللّٰهَ اشْتَرٰى مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ اَنْفُسَهُمْ وَاَمْوَالَهُمْ بِاَنَّ لَهُمُ الْجَنَّةَۜ
Mesele; bu sermayeyi emanet veren Allah’ın, emir ve yasakları doğrultusunda harcıyor muyuz? Bu harcamayı yaparken sınırı aşmamız söz konusu mu?
İnsanın Rabbinden gelen mesajları görmek istememesi, Allah’ın ayetlerine inanmaktan ictinab etmesi Kuran’da israf olarak anlatılıyor.
قَالَ رَبِّ لِمَ حَشَرْتَن۪يٓ اَعْمٰى وَقَدْ كُنْتُ بَص۪يرًا قَالَ كَذٰلِكَ اَتَتْكَ اٰيَاتُنَا فَنَس۪يتَهَاۚ وَكَذٰلِكَ الْيَوْمَ تُنْسٰى وَكَذٰلِكَ نَجْز۪ي مَنْ اَسْرَفَ وَلَمْ يُؤْمِنْ بِاٰيَاتِ رَبِّه۪ۜ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَشَدُّ وَاَبْقٰى

O da şöyle der: “Rabbim! Dünyada gören bir kimse olduğum halde, niçin beni kör olarak haşrettin?” Allah “Evet, öyle. Ayetlerimiz sana geldi de sen onları unuttun. Aynı şekilde bugün de sen unutuluyorsun”, der. İsraf eden ve Rabbi’nin ayetlerine inanmayanları işte böyle cezalandırırız. Şüphesiz ahiret azabı daha şiddetli ve daha kalıcıdır. (Taha, 20/15-127)
ثُمَّ صَدَقْنَاهُمُ الْوَعْدَ فَاَنْجَيْنَاهُمْ وَمَنْ نَشَآءُ وَاَهْلَكْنَا الْمُسْرِف۪ينَ
“Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Kendilerini ve dilediğimiz (başka) kimseleri kurtardık. Müsrifleri ise helak ettik.” (Enbiya, 21/9)
قَالُوا طَآئِرُكُمْ مَعَكُمْۜ اَئِنْ ذُكِّرْتُمْۜ بَلْ اَنْتُمْ قَوْمٌ مُسْرِفُونَ

Elçiler de: “Uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size öğüt verildiği için mi uğursuzluğa uğruyorsunuz? Hayır, siz aşırı giden bir kavimsiniz,” dediler. (Yasin, 36/19)

Bu ayetlerdeki israf, Allah’ın mesajını tanımayarak, elçilerin uyarılarına olumlu karşılık vermeyip, onları reddederek ölçüsüz ve dilediği gibi yaşayarak inanç israfına giren ve ahiret namına kendilerini tüketenler anlamına gelmektedir.
Yine Kuran Firavun’u ele alarak ahlaki davranmada ve hukuk tanımamada insanlara yapılan zulmü israf olarak değerlendiriyor.
وَلَقَدْ نَجَّيْنَا بَن۪يٓ اِسْرَآء۪يلَ مِنَ الْعَذَابِ الْمُه۪ينِۙ مِنْ فِرْعَوْنَۜ اِنَّهُ كَانَ عَالِيًا مِنَ الْمُسْرِف۪ينَ

“Andolsun, İsrailoğullarını, o alçaltıcı azaptan; Firavun’dan kurtardık. Çünkü o, haddi aşanlardan bir zorba idi. (Duhan, 44/30,31)
وَلَا تُط۪يعُوٓا اَمْرَ الْمُسْرِف۪ينَۙ اَلَّذ۪ينَ يُفْسِدُونَ فِي الْاَرْضِ وَلَا يُصْلِحُونَ

“Yeryüzünde ıslaha çalışmayıp fesat çıkaran haddi aşmışların emrine itaat etmeyin.” (Şuara, 26/151,152)

2. İNSANIN SAHIP OLDUĞU IMKANLARIN VE KENDISINE EMANET EDILEN NIMETLERIN ISRAFI

Allah Rasulu (sav)’in نعمتان مغبون فيهما كثير من الناس، الصحة والفراغ
“İki nimet vardır ki, insanların çoğu bunlarda aldanmıştır. Sağlık ve boş vakit.”(Buhari, Rikak,1; Tirmizi, Zühd,1) hadiside insanın yerinde ve ölçülü kullanmadığında tükeneceği nimetleri anlatır. Bu nimetler ile beraber ömür ve gençliğimizin hesabıda bizden sorulacak. Bu konu ayrı bir vaaz konusu olduğu için bununla iktifa edelim.
Ancak üzerinde durulması gereken ekmek, su, enerji gibi bir başka kardeşimizin hakkını ilgilendiren hatta gelecek nesillerimizin hakkına girmenin söz konusu olduğu, bizlere nimet olarak verilen imkanlarında israf edilmemesi gerekiyor. Bununda yeri gelmişken bir iki tanesine vurgu yapalım.

Değerli Kardeşlerim,
Yerini bulmayan bir tuğla parçası, yırtılıp atılan bir kâğıt, hayvanın yemesi gerekirken çevreye atıp saçtığımız meyve kabuğu vs. bir israftır. Dünyada gıda israfı ciddi boyutlara ulaşmıştır. Gıda üretiminin üçte biri israf edilmektedir. Oysa israfın dörtte bir oranında azaltılmasıyla yetersiz beslenen 842 milyon insanın gıda ihtiyacı karşılanabilmektedir. Ecdadımız sofrada ufalanan ekmek parçalarını atmazlar, bayatlayan parça ekmekleri de sulu yemeklerde tüketirler, çöpe ekmek atmazlardı.
أن رسول الله مر بسعد وهو يتوضأ فقال: "ما هزا السرف"? فقال:"أفى الوضوء إسراف" ؟ قال: "نعم،وإن كنت على نهر جار"
Hazreti Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Sa’d (r.a.)-ın abdest alırken yanına uğradı. Ve Ona: “Bu israf nedir?” dedi. Sa’d (r.a.): “Abdestte israfa olur mu?” dediğinde, Efendimiz (a.s.) şöyle cevap verdi: “Evet. Akan bir ırmağın kenarında da olsan, israftan sakın.”( İbni Mace, Taharet, 48/425)

Muhterem Müminler! Vaazımızı; Allah’ın, kendilerini tüketen “kullara” “ümit” kaynağı olacak ayeti kerimesi ve o müminlerin sınırı aşmalarında nasıl dua edeceklerini talim buyurduğu ayeti zikrederek bitirelim.
قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذ۪ينَ اَسْرَفُوا عَلٰىٓ اَنْفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِنْ رَحْمَةِ اللّٰهِۜ

“Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin” (Zümer, 39/53)
وَمَا كَانَ قَوْلَهُمْ اِلَّآ اَنْ قَالُوا رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَاِسْرَافَنَا ف۪يٓ اَمْرِنَا وَثَبِّتْ اَقْدَامَنَا وَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِر۪ينَ

“Onların sözleri ancak: "Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı sağlam tut. Kâfir topluma karşı bize yardım et." demekten ibaretti.” (Ali İmran, 3/147)

KAYNAKLAR:

Prof.Dr. H. Kâmil YILMAZ, “İsraf Duyarlılığı ya da Tüketim Ahlakı ” Diyanet Dergisi.
Dr. Muhlis AKAR, “Tüketirken Tükenmek ya da Yoksullaşmak(Makale)”
MUHİTTİN SARMUSAK, “İsraf ve Tasarruf Bilinci(Vaaz)”
Hatice KIZALOĞLU, “Tüketirken Tükenmek”, Semarkant Dergisi.
Yard.Doç.Dr. Rıza SAM, “Tüketirken Tükenmek: Reklam ve İnsanlar”
http://www.trthaber.com/haber/gundem/avrupada-yuzde-21-turkiyede-10-binde-1-72919.html
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı “Türkiye Okuma Kültürü Haritası” Araştırması.
http://www.ekmekisrafetme.com/

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle