SENDİKA

TÜRKİYE’NİN SESSİZLİĞİ ZALİMLERİ CESARETLENDİRİYOR!

Diyanet Bir-Sen Genel Başkanı Hasan Türüt, Doğu Türkistan’da ve Filistin’de Müslümanlara yapılan zulmün kabul edilemeyeceğini belirterek, zulmü kınayan bir basın açıklaması yaptı. Türkiye, İsrail’i tanımaktan vazgeçmelidir.

Diyanet Bir-Sen Genel Başkanı Hasan Türüt, Doğu Türkistan’da ve Filistin’de Müslümanlara
yapılan zulmün kabul edilemeyeceğini belirterek, zulmü kınayan bir basın açıklaması yaptı.
Türkiye, İsrail’i tanımaktan vazgeçmelidir.

Büyük İsrail Devleti rüyasının, Yahudilerin ve onları destekleyen emperyalist devletlerin
Müslümanları yok saymasına neden olduğunu, bu nedenle Müslümanların çocuk, kadın, yaşlı
ve genç demeden katliamlara maruz kaldıklarını belirten Hasan Türüt, açıklamasında şu
ifadelere yer verdi.

“Osmanlı döneminde hiç kimse Müslümanlara yan gözle bakmaya bile cesaret edemiyordu.
Günümüz de Müslümanlar yerinden yurdundan ediliyor, asimile ediliyor, emperyalist güçler
adeta Müslümanları dünyadan silme planları yapıyor! Müslümanlar ise, katillerin,
sömürgecilerin peşine takılıyor, onların dostu olabilmek için birbiriyle yarışıyor!
Müslüman devletlere sesleniyorum: İsrail’in Mescid-i Aksa’yı basarak kutsal mekânlarımızı
ve Kur’an-ı Kerim’i yırtarak postalları altın da çiğnediğini, Filistin topraklarına Yahudi
vatandaşlarını yerleştirdiklerini unuttunuz mu?

Dünyanın gözleri önünde Filistin topraklarını işgal ederek Müslümanlara yaşama hakkı tanınmadığını görmüyor musunuz? İsrail’in
uluslararası hukuku çiğnediğini, çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden üzerlerine bomba yağdırdığını görmüyor muşunuz? İsrail, Filistinli Müslümanların üzerine bombalar yağdırırken, Yahudilerin sahilde şarap içerek dans edip vahşeti kutladığını unuttunuz mu? Son olarak ABD, Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyarak Müslümanlara açıkça mesaj vermedi mi?

Dolayısıyla İsrail, Müslümanların kutsal değerlerini ayaklar altına alarak hakaret ederken,
Müslümanların sessizliği canımızı acıtıyor!

Türkiye, Müslümanlara yapılan bu saldırılara karşı sadece kınama yoluyla cevap veremez,
zira İslam coğrafyasında yaşayan bütün Müslümanların umudu Türkiye’dir. O halde Türkiye
üzerine düşeni yapmalıdır. Müslümanların beklentisi bu yöndedir. Türkiye, İsrail’i tanımaktan
derhal vazgeçmelidir. Türkiye, Büyükelçiliğini Kudüs’e taşımalıdır. Bu yetmez! Ayrıca bütün
Hıristiyan âleminin kalbi olan Ayasofya derhal ibadete açılarak camii olarak kullanılmalıdır.
Türkiye ciddi olduğunu gösterirse ABD ve İsrail’i durdurabilecek tek ülkedir.

Müslümanların öteki acısı Doğu Türkistan’dır.
Doğu Türkistan’da Müslümanlar işkence görüyor, öldürülüyor, hapse atılıyor, Müslüman
kızları zorla Çinlilerle evlendirilerek asimile ediliyor. Hamile kadınlar işkence görüyor. Doğu
Türkistan’da yaşananlar insanlığın öldüğünü gösteriyor. Vicdan ve merhamet duyguları
tamamen yok olmuş! Çinliler, Müslümanların dini vecibelerini yerine getirmelerine izin
vermiyor. Çivili sopalarla linç edilen, vurularak öldürülen, evlerine girilip boğazları kesilerek
öldürülen Müslümanlar korku içinde yaşamaya çalışıyorlar. Korkularından konuşamıyorlar,
dış dünyayla ilişkileri kesilmiş durumda. Ve hâlâ bu katliamların devam ettiği haberleri
kamuoyuna yansımasına rağmen Türkiye’den ciddi bir hamle görülmüyor.

Bugün Doğu Türkistan’da soykırım yaşanmakta ve Müslümanlar işkence görmektedir.
Acımasız, gaddar ve zalim Çinliler dünyanın gözü önünde masum ve mazlum insanları
katlediyor. Çin devleti, insan hakları ve demokratik hak ve hukuku Müslüman olan
soydaşlarımızdan esirgiyor, her türlü demokratik hak ve hukuk sadece Çinlilere uygulanıyor.

Çin’de insan hakları ihlal edilmekte, demokrasi ayıbı yaşanmaktadır. Çin’in demokrasi
anlayışı zulümden ibarettir.

Doğu Türkistan’da yaşayan Müslüman kardeşlerimizin acılarını görmeliyiz. Müslümanlarının
camiye gitmesi, namaz kılması, oruç tutması, diğer ibadetleri ve kendi dillerinde konuşmaları
yasaklanmıştır. Bu bölgedeki Müslüman Türkler asimile edilmeye, yurtlarından atılmaya
çalışılmaktadır. Çin’in asimilasyonla nüfusunu çoğalttığı unutulmamalıdır.

Filistin ve Doğu Türkistan kırmızı çizgimiz olmalıdır!
Doğu Türkistan’da, Çin’in soy ve din kardeşliğimiz bulunan Uygurlara karşı yaptığı insanlık
dışı uygulamaları, İsrail’in Filistin’de Müslümanların üzerine bomba yağdırarak devlet terörü
estirmesini kesinlikle kabul etmiyor ve şiddetle kınıyorum.

Türkiye’nin Avrupa devletlerine karşı göstermiş olduğu kararlı dış politikasını Çin ve İsrail’e
karşı da göstermesini Müslümanlar bekliyor. Türkiye, bu zulmün sona ermesi için ne
gerekiyorsa yapmalıdır. Dünyanın, bu alçakça katliamları duyması ve görmesi için ciddi
çalışmalar yapılmalıdır. Dünya uyandırılmalıdır. Özellikle Müslüman ülkelerin uyanması için
Türkiye ne gerekiyorsa yapmalıdır. Çin’in ve İsrail’in zulmünü alkışlayamayız! Bu
katliamları sadece kınamakla yetinmek, bu katliamlara sessiz kalmaktır. Türkiye’nin sessizliği
zalimleri cesaretlendiriyor. Müslümanlara yapılan katliamlara seyirci kalınmamalı ve
Müslüman ülkeler acil olarak bir araya gelerek kararlı bir tutum sergilemelidir. Çin ve İsrail,
Müslümanların ciddiyetini anlamadan bu zulümlerden vazgeçmeyecektir.”

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle