ANALİZ

Kuran kursu hocalarına altın tavsiyeler

Sizin en hayırlılarınız Kur’an’ı öğrenen ve öğretenlerinizdir beyanı doğrultusunda Kur’an Kursu öğreticiliği vazifesini ifa eden kardeşlerimiz kendileri de farkında oldukları gibi sırtlarında bir yumurta küfesi taşıyorlar. Bu kadar önemli bir vazifeye atanmış veya aday olan insanlar yaptıkları veya yapacakları vazifenin önemini sırat köprüsünden geçiyormuşcasına zerrelerinde hissetmezlerse yaptıkları iş nimetten öte bir yük olacaktır muhakkak.
Bu vazifenin ehemmiyetine binaen birkaç cümle söylemek isteriz ; son yıllarda Kur’an Kursu öğreticiliği hem bu işi yapmak isteyenlerce hem halk nezdinde “kolay ulaşılır meslek “ olarak algılanıyor. Son yapılan yeterlilik sınavlarına on binlerce kişinin katıldığını göz önüne alırsak ve bunların yarısını bayan olarak düşünürsek neredeyse elif -be bilenin sınava girdiğini söylemek abartı olmayacaktır. Sınavı geçenlerin ise az sayıda olması da işin ayrı bir vahim boyutu.
Konuya misal olması açısından bir hatıramı aktarmak isterim. Kur’an Kursu öğreticiliği yaptığım geçtiğimiz yıllarda Halk eğitim bünyesinde verdiğimiz Arapça kursuna devam eden 50- 55 yaşlarında bir hanım “ Hocam ben önlisans ilahiyat okuyorum ama Arapça’dan geçemiyorum bir türlü, geçersem Kur’an kursu hocası olacağım ne de olmasa kolay olunuyor, böylece yarım kalmış sigortamı tamamlayıp emekli olacağım” deyince teyzecim 20 sene aralıksız din eğitimi aldım anca bu basit(!) mesleğe ulaştım ne diyeyim ALLAH cc yolunuzu açık etsin.” diyebildim.
Cay-ı dikkat başka bir durum şu ki son yıllarda Kur’an öğreticilerimizin bir çoğu güncel meselelerden bihaber olarak yaşandığı gibi en basit ilmihal bilgilerini bile tekrar etmekten imtina ediyoruz. Mesai mefhumu ile hareket ediyoruz çoğumuz. Kur’an kurslarında ihtiyaç odaklı sistemin güzel yönleri olmasına rağmen her şeyin ders ücretine indirgenmesi , yapılan ek programlar kadar para alınması hizmet bilincini baltaladı. Rıza-ı İlahi için yapılması gereken irşad faaliyetleri, ek programın tamamlanması ve boşluk doldurma maksadıyla yapılıyor ekseriyetle.
“Okuyun, üniversite eğitiminize davam edin, kurslara katılın kendinizi geliştirin.” dediğimizde “ Zaten kadroya geçtim ne gerek var okumaya “ okuyanlarla aramda 40 -50 liralık fark var, vaizler bile bizden az maaş alıyor, uğraşamam, kafamı yoramam “ diyen çarpık zihniyetli ve her şeyi paraya indirgemiş görevliler de az değil kurumda. Artık hangi kabiliyetlerine binaen bu kurumda çalışıyorlar bilmiyorum. Bu tip insanları, bayansa ve bekarsa eğitimli ve maaşlı bir eş arayan bir eş bulma, evliyse mesaiyi çarçabuk bitirip aldığı parayla çocuklarına iyi bir anne (!) olma, erkekse boşta kalmama adına imamlık yapma amacıyla görev yapan insanlar olarak algılıyoruz kusura bakmasınlar.​
Şerefli bir vazifeyi omuzlamış insanlar olarak mesaimizin dışında günde en az iki saatimizi –ki bu yetersiz bir vakittir- ilme irfana ayırmıyorsak din görevlisi sıfatıyla ve etiketiyle ortada dolaşmaya haya etmeliyiz. Bu görevi lise mezunundan tutun da doktorasını yapmış insanlara kadar geniş bir alanda ifa eden insanların arasındaki eğitim ve kalite farkını en aza indirmek için başkanlığımız göreve atanmış ve atanacak olanları sıkı bir denetimden geçirmeli ve akabinde de yeterliliği az olanlara kurum içinde eğitim imkanları sunmalıdır. Bu kişiler fahri veya vekil çalışıyorlarsa kendilerini geliştirene kadar bir daha tercih edilmemelidirler.
Kur’an Kursu öğreticileri Kur’an’ın hadimleri olarak;
Kur’an’ı herkesten iyi bilmeli en basitinden hangi ayet nerededir, surelerin ana konusu nedir neden bahseder , surenin ismi ne manaya gelir bilmelidir. Örneğin abdest ve teyemmüm ayeti, orucun farz olduğunu bildiren ayet, son inen ayet, zekatın kimlere verileceğinin bildirildiği ayet, secde ayetleri, hangi surenin kaçıncı ayetleridir, kaçımız biliriz ve bilmiyorsak öğrenmeye gayret eder miyiz ? Eğer bilmiyorsak bu işin vazifelileri olarak Allah Teala sorar Resul aleyhisselam davacı olur bizden. Bir KKÖ eğer hafız değilse en azından 30. Cüzü ezberlemeli, hafız ise ezberini sürekli tekrar etmeli, haftada en az bir sohbet yapabilmeli, teyzelerin haftalık 41 yasin toplantılarında yalan yanlış okunan ayetleri düzeltebilmeli, bundan çekinmemeli, müdahale edebilmelidir.En az 5-6 ayda bir defa ilmihal bilgilerini tazelemeli, farz ibadetleri dikkatlice yaptığı gibi nafile ibadetlerde de öğrencilerinden ve halktan önde olmalıdır. Herhangi dini bir meselede de akıllara ilk gelen insan olmalıdır. Kılığı kıyafeti ashab hanımlarını hatırlatır mahiyette olup dikkat çeken süslü ve alımlı kıyafetlerle kendilerini nazar-ı dikkate vermemelidirler. Her konuda donanımlı olup asrın fitnelerine ve günahlarına karşı kalakn olacak bir vazifeyi nasıl en güzel surette ifa ederimin derdine düşmelidirler.
Hoca; Hocanın dediğini yap yaptığını yapma yanlış kanaatini yerle bir edebilecek kapasitede ve sorumlulukta olmalıdır.
Göreve başlamadan evvel yapılan yeterlilik mülakatlarında ise kişinin sadece Kur’an okumasına, sesine bakılmamalı ahlak, giyim kuşam, oturup kalkma, konuşma tarzı, uslubu, ferdi ve ictimai ilişkileri, saygısı, edebi adabı da göz önüne alınmalıdır.

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle