ANALİZ

Dindarlık Sadece Başörtüsü mü? Örtününce dindar mı oluyoruz?

İslam aleminin son yüzyılda yaşadığı sıkıntılar, çektiği çileler müminlerin uğradığı haksızlıklar islamın adını kullanıp yaşatılan vahametler müslümanı islamdan soğutur cinsten

İslam aleminin son yüzyılda yaşadığı sıkıntılar, çektiği çileler müminlerin uğradığı haksızlıklar islamın adını kullanıp yaşatılan vahametler müslümanı islamdan soğutur cinsten. Bu durum İnsana Dindarlık Sadece Başörtüsü mü? Örtününce dindar mı oluyoruz? yoksa imanın hakikatleri mi daha önemli sorularını sorduruyor.

Yaşanan bu durumu analiz etmek gerekirse öncelikle iki örneği bir araya getirip değerlendirelim istedim....

İlk örneğimiz Bedirhaber.com'un paylaştığı bir hikaye. Hikayede şöyle deniliyor. Otobüsle seyahat yaparken akşam namazı vakti girmişti. Bir dolu otobüste kimsenin namaz molası için sesi çıkmıyordu. Bir petrol istasyonuna yaklaşırken fırsat bu fırsat deyip
"Kaptan namaz için mola verecek misiniz?" diye sordum.
"Tamam 5 dakika şurada duralım kılın." dedi.
Ben koştura koştura namazımı kılıp mescidden çıkınca "başka kimse inmedi mı ?" dedim muavine.
Muavin "hocam bir sen müslümanmışsin koca otobüste " dedi gülerek.

Bu hikayeyi ilk duyduğumda biraz duraksadım şaşırdım inanmak istemedim önce, sonra kendi kedime dedim ki yolculukta bazı farzların ileri veya geriye alınması (Cem-i Tehir veya Cem-i Eğhir) diye kolaylık var dinimizde belki otobüstekiler böyle yapmıştır diye hüsnü zanda bulundum. lakin bahse konu olan vakit akşam olunca yine duraksadım ve bu kuralların bütün mezheplerde aynı olmadığını düşünerek hüsnü-zanım da tereddüte düştüm. Böyle düşününce üzüldüm dedim ki %99 müslüman olan ülkemde otobüs dolusu insan namaz vaktini dikkate almamış.

Sonra Bedirhaber'de AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Öznur Çalık, umre ziyareti sonrası başörtüsü taktı. haberini okuyunca Öznur Hanım adına çok sevindim ve Rabbim pişmanlık ve yılgınlık vermesin dedim.

Bu iki konuyu bir araya getirip düşününce ve otobüsteki onca başörtülü kadının bulunmasına rağmen namaza olan duyarsızlığı hatırlayınca şu soru aklıma balyoz gibi indi. Dindarlık Sadece Başörtüsü mü? Örtününce dindar mı oluyoruz? diye. Öznur Hanımı tenzih ederim ama kapanmasına duyduğum mutluluğu ve örnek olacağı gençleri düşününce yazımda kendisinden bahsettim. Ümit ediyorum ki oda bu durumdan hoşnut olur.

Genç nesillerimize baktığımda müslüman ama dini kaidelerin hiçbirinden haberdar olmayışı, büyüklerimiz genç sınıfının üstünde olan herkesin iman ve kur-an hakikatlerine, Allah(cc) emirlerine, farzaa-i kebaire duyduğu arzunun azalması ihmalkarane davranması benim gibi bir çok müslümanı üzmüştür.

İslam dini Yüce Mevlanın farz ve yasakları, Kuran-ı Kerim, Hazreti Peygamber efendimiz onun sünnet-i seniyesi ve güzel ahlakıdır.
Böyle bir güzelliği olan dinimizden uzaklaşmamızın bir çok temel meselesi var. Bunları her bir mümin rahatlıkla görebilmektedir. Bunların başında İslam aleminde yaşanan onca hadiseye artık duyarsız kalışımız, Dünyada ve memleketimizde müslümanları mecbur bıraktıkları gayri ahlaki durumlar, zulüm kan, gözyaşı, imanı taşıyan insanların ürpermeyişi, aile içinde yaşanan vahşetler ve daha nice hadiseleri bir araya getirdiğinizde kalplerin körelmesine imani hakikatleri yaşamamaya yetiyor. Müminler olarak bunca hadise ile yaşamaya devam ettiğimiz müddetçe de, değil bir otobüste 50 kişi olmak camiide yüzlerce olsak yine körelen kalplerle nafile dolanır dururuz. Rabbim tüm müminleri böyle bir nafilelikten korusun.

Öncelikle yapmamız gereken Dini emir ve yasaklara uymak efendimizin sünneti seniyesine sarılmak ve güzel ahlakı bir birimize hatırlatmak. Toplum olarak herkes biribirine rahmet etmeli ki rahmete nail olsun. Dini farzları birbirimize hatırlatarak farzların ehemmiyetine bir daha dikkat çekmemiz lazım.

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle