ANALİZ

Cinnet hali Müslüman topluma yakışıyor mu

Cinnet hali Müslüman topluma yakışıyor mu. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'in feryadı.

İslam dini barış kardeşlik huzur güven ve en önemlisi emin olma emanette olma selamette olma dini. Müslüman bir ülke olarak bunları zirvede yaşamamız lazımken toplum olarak bulunduğumuz şu cinnet hali bizlere nereye gidiyoruz sorusunu sorduruyor. Diyanet İşleri Başkanımız Mehmet Görmez’in şu ifadeleri toplum mühendisliğinin çıkardığı sonuç raporu niteliğinde.

Ne demişti Görmez’ "Bize ne oldu ki vicdanımıza ve merhametimize sığınan bebeğin katili olduk. Bunun üzerinde hep birlikte düşünmeliyiz. Son günlerde yaşanan üzücü hadiseler ümmet olduğumuz bilincini ya yitirdiğimizi yada unuttuğumuzu hatırlatıyor. İslam dinine inan bir insan kendisinden emin olunduğunu ve komşusundan yakınından emin olması gerektiğini hayat şiarı edinir, ancak geldiğimiz şu noktaya bakılırsa emanet(selamat) yerini endişe korku ve şiddete bırakmış durumda. İslam ülkelerinde yaşanan acıların bir benzeri ülkemizde yaşanıyor insanlarımız gözlerini kırpmadan 10 aylık bebeği ve annesini katlediyor. Ve daha bir çok olay toplum olarak nereye gidiyoruz sorusunu sorduruyor.

Ülkelerinde yaşanan savaş nedeniyle ülkemize sığınan Suriyeli kardeşlerimize yönelik yapılan bu saldırılar toplum olarak cinnet hali içinde olduğumuzu gösterir nitelikte. 10 aylık Hıdır bebeği katletmeye götüren zihniyet, top yekün bir mahalle ahalisi ile Suriyelilerin kaldığı evi taslayıp yakmaya götüren zihniyet aynı.
Bu yaşanan hadiseler Diyanet işleri Başkanımız Mehmet Görmez’in yüreğini o kadar yakmış olmalı ki feryat ile dilinden bu cümleler döküldü. İslam aleminin dini lideri olarak Diyanet İşleri Başkanın 'bir bebek katili' olduk sözleri toplum olarak yaşadığımız cinnet halini gösterdi.

Toplumu cinnet halinden kurtaracak reçete ne

Toplum olarak yaşadığımız bu ağır travmalar biran önce kutsal değerlere dönmemizi insani değerleri tekrardan merkeze almamızı hatırlatıyor. Milletçe manevi değerlerimize zaman kaybetmeden ve tamamen kaybetmeden dönmeliyiz. Kuran-ı Kerim ışığında insan hayatının kutsiyetini ona atfedilen değerleri tekrar ona vermeliyiz. Ve bu sefer daha çok çalışmamız gerekiyor ki yaşanan bu travmaları atlatalım.

Şanlıurfa İnsanı Yardım Platformu Başkanı Osman Gerem ve sivil toplum kuruluşları vatandaşlarımızı sağduyuya çağırmış ve şu açıklamayı yapmıştı. Sığınmacılarla birkaç yıldır kardeşlik hukuku içerisinde yaşadıklarını, "İl olarak sığınmacı kardeşlerimiz ile evimizi, ekmeğimizi, sabrımızı, sevgimizi paylaştık. Gelen kardeşlerimize biz ensar, onlar da muhacir olmaya çalışırken maalesef şer güçleri rahat durmuyor, özellikle Suriyeliler üzerinden bir iç kargaşa, huzur buzucu olaylar çıkarılmak isteniyor." Deyip buna müsaade etmemeliyiz demişti.

Cuma hutbesinde bu konuyu gündeme alan Diyanet İşleri Başkanlığı toplumda kardeşliğin yeniden tahsisi için çalışma başlattığını ilan etmişti. Yaşanan bu hadiselerin önüne geçmek için bunu yapmamızın şart olduğunu milletimiz üzerine oynanan kirli oyunları bozmak adına sağduyuyu ve temkinli yaklaşımı elden bırakmamalıyız. Ve inşallah daha üzücü hadiseler yaşamadan bu travmaları atlatacağımızı umuyorum.

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle