YAZARLAR

Gülistan Dertli

O'nunla Oku

Yaşıyoruz düşe kalka, öle yaşaya, güle ağlaya... Kimi hayatlar en yüce gayenin peşinde, kimileri uçurumların eşiğinde... fırtınalı bir denizde, sisin pusun ortasında rotasını kaybetmiş gemiler gibi kimisi... rüzgarda savrulan yönsüz, pusulasız yapraklar gibi sararıp solmuş kimisi de... bakıyorum da herkes bir arayışta batıl da olsa hak da olsa varacağı yer. Herkes bir çırpınışta... çırpındıkça batan da var batalıkta kalmış misali, kanatlarıyla maviliklerde süzülen de hür kuşlar emsali...
Neyi nerde arayacağımızı bilmiyoruz. Neyle doğruyu bulabiliriz? Nasıl çıkılır zorluklardan ya da maviliklerde süzülürken nasıl hakkı verilir doğru yolun? Zor değil cevabı aslında, hem de hiç değil? Düşünüp biraz yoklarsak zihnimizi ve kalbimizi, çok rahat bulabiliriz sorunun cevabını... dört kelime yetecek hayatımızı zorken kolay kılmaya... "OKU, YARADAN RABBİNİN ADIYLA"
Bir kitap var ortada okunmayı bekleyen... Bir kitap var ortada anlaşılması istenen. Süslü kılıflarda, yüksek raflarda, evin en güzel duvarında asılı dursun diye gönderilmedi Kur'ân. Gönlümüz onunla aydın olsun, kalbimiz ışığıyla nurlansın, hayatımız anlattığı doğru yolla hidayete ersin, dünya huzur bulsun diye Rabbimizden hediye. Karanlıkları aydınlatsın, zifiri karanlıkların içinde tevhid ışığı yolumuzu aydın etsin diye bir müjde. Kainatı anlamak için, Hakk'ı bulmak için, şeksiz-şüphesiz bir hayat için okunmayı bekleyen bir kitabımız var. Alemlerin anahtarlarını açan, insan olmanın sırlarını anlatan, cennet ve rıza-i ilahi yolunun hazinelerinin sandukçası, nurlu iklimlerin pusulası, imansızlık fırtınalarından sahil-i selamete çıkaran kutup yıldızı... okudukça bast-ı zaman, tayy-ı mekan yaşatan mucize. Rabbimiz'den EnGüzel(s.a.v.) ile gelen mektub.
Okudukça harf harf dolduracak sevap heybemizi bire on, yüz, bin ve daha fazlasını vererek. Okudukça yükseltecek ayetleri basamak basamak. Hangi kitabın sahibi okuruna basamak kılar cümlelerini kendine yükselsin diye okuyucu. Baş tacı edip o basamakları hayata tatbik etmekle gösterir okuyucu da saygısını. Ne güzel bir alışveriş... Sadece sevap yazılsın haneme diyerek okunmaz tabi, okunmamalı. Anlama çaba ve gayreti, idrak etme cehdi, hayata tatbik etme kararlığıyla ele alınır, dile dolanır.. Kur'an, anlamaya çabalarsan Onu açar sana kapılarını. Fatiha serinliğiyle ferahlar, Fetihlerle dünyanın cennete açılan kapılarını aralarsın. Gönlüne süzülür Kur'an. Diline pelesenk olur her an. Onu duymak, onu okumak, onu konuşmak, onu anlatmak istersin sadece. Kuran süzülür hayatına.. Bazen de satırlara. Dolaştıkça ayetlerin arasında, sen de şahit olursun kainat kitabına...

Yer şahit,
Gök şahit,
Taş, toprak ve bütün nebatat
Hatta tüm seyyarat.
Ne diyorlar kulak ver,
Kainatta var mı Allah'ın olmadığı yer?
Aslını unutan nefislere inat
Haykırıyor BİR olanı tüm zerrat.

Ezelden ebede tek olan,
İşlemiş adını nakış nakış.
Bak ne diyor KUR'AN;
"Ay ve güneştir insana ibret olan"
Önüne gelene şükretmez misin?
Hani nerde teşekkür, alkış?
Kaldır bak başını
Ay da güneş de yüzünü sana dönmüş
Sen görmedin diye onlarda Rabbini
Yıldızların ışığı sönmüş.

Başla yaradanın adıyla her işe
Kainatı oku O'nun ismiyle.
Al ki O'nun adını bir kez diline,
Senin adına olsun mahlukatın zikri de.
Vicdanınla bak galaksiye;
Hangi gezegen çıkmış
Yaradanın ona çizdiği rotadan?
Aklı yokken ve söz dinlerken tüm kainat
Sen nasıl çıkarsın yoldan?
Oysa ki rota belli
Pusulan elinde
Ve tek söylemen gereken kelime ALLAH !

Oku demiş sana
İlk emir oku
Kainatı oku
Bak bir novalara ne diyor sana
Ne diyor karadelikler
Ne diyor göktaşları
Ne diyor o kızgın güneş?
Uçsuz bucaksız bir evren,
İlahi bir tezle her an genişlemekte.

"Düşünmez misin ey insan,
Akletmez misin?" diyerek haykıran bir kitap
Kainatı okuyan bir kitap
Kainatı okurken Allah'ı bul diyen bir kitap
Bal arısında, karıncada, örümcekte
Hatta ana karnındaki ceninde
Rabbini gösteriyor her bir delille!

Kainat yüzünü bu denli O'na dönmüş
Sen kimsin ey insan
Güneş kadar mı var her gün zikrin !?
Bal arısı gibi vahiyle mi müjdelendin !?
Cürmün ne ki neyine güvendin!...

En küşüğüne dayanamazken ateşin
Yazın sıcağında güneşın ışınları bile yakarken tenini
Hiç düşünmez misin sonsuz cehennemi
Hiç düşünmez misin sonsuz terkedilişi
Sen onu terkedersin de o seni terketmez mi sandın
Onun terkedişi hizlandır unutma
Sen günahta diretirsen
Suçu, (haşa) Rabbinde bulma

O'nun ilk emri oku
O'nun tek emri oku
O'nun adıyla oku
O zaman seninle olur her bir can her bir doku...
Sen ki en eşrefi mahlukatın
Sen ki peygamberlerle müjdelendin...
Sen ki cennette rabbinle vuslatın...

Rabbin sana kulum demişken
Senin nedendir isyanın
Ağaçlar bile şükre dururken...
Rüzgar soluk soluk Allah'ı fısıldarken...
Dağlar O'nun emriyle bize direk olurken...
Volkanlar O'nun gazabıyla dile gelirken...
Yeryüzü O'nun sinirini depremleştirken
Neyine bu güven,
Hangi cennetle müjdelendin ki sen?

İnkarın ya da itaatsizliğin,
Neyse senin sebebi şu kibrinin
İbret al, bir bak şu toprağa
Ayaklar altında ezilir
Herkes, tüm dünya üstüne basar geçer.
Kibirden zerre var mı ki onda
Ademoğlunu beslemeye devam eder.
Topraktan yaratıldın,
Topraktan doyuyorsun
Rabbin ezileni sultan eder,
Bak toprağa olmasa açsın
Bak bir daha toprağa olmasa olmazdın!
Ve bir daha bak ki turaba
Seni, isyanına
Şükürsüzlüğüne rağmen
Yeniden bağrına basacak
Atınca seni üstünden dünya

Geldiğin yeri düşün...
Gideceğin yeri düşün...
Rabbinin merhameti
Yaradanın şefkati gelsin aklına
Vicdan sahibi ol...
Aç tüm kapılarını ruhunun
At tüm kibir kalıntılarını nefsinden olan
Gönül dünyanı ilahi bir nefhayla arıt...
Allah de huzura er artık...
Allah de sonsuzluğa er artık..
Allah de gerçek sevgiliyi bul artık...
Allah de nefis putunu yık artık
Allah de allah de ...
Ve...
Gözünün alabildiği her yeri onunla ışıt
Allah de
Ve...
Gözünün alamadığı her yeri onunla ışıt...
Onun aşığı varken karanlık işlemez artık...
Oku Yaradanın adıyla...
Kalmasın tek bir boşluk...
Oku Rabbinin adıyla
Aydınlansın sana sonsuzluk...

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle