YAZARLAR

Emekli Müftü Mehmet Gündoğdu

Ramazan Bayramı

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla,
Allah’a hamd, Resulüne salat, selam olsun.

Ramazan Bayramı

Üç aylar (Recep, Şaban ve Ramazan) diye bilinen manevi mevsimin sonuna gelmiş ve tamamlamış bulunuyoruz.

Evveli rahmet ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş vesilesi olan;

Ramazan ayında yaptığımız, ibadetlerimizin, oruçlarımızın, namazlarımızın, zekat ve fitrelerimizin, sadakalarımızın verdiği manevi huzur ve mutluluğun sevincini yaşıyoruz.

I-Bayram

A-Tanım

Bayram; Farsça bir kelime olup, azeri lehçesinde "berzem" kelimesinin bozulmuş şekli ile dilimize geçmiştir.

Arapçada "ıyd" denir. Bir araya gelme. Bir araya gelerek toplu sevinç yaşama manasına gelir.

B-Ramazan Bayramı’nın Mahiyeti

1-Sevinç günüdür

Peygamber efendimiz; Ramazan Bayramına يوم فطر (İftar günü, fitre günü, yaşam günü) diye isimlendirmiştir.

Onun için, Ramazan Bayramı bir aylık orucun toplu bir iftarıdır.

Günlük orucun iftarında yaşanan manevi sevinç, sekinet, huzur ve mutluluk; bir aylık orucun iftarı olan Ramazan Bayramında da yaşanır.

Esasen Ramazan ayı, cennete uzatılmış, cennetin “reyyan”(Oruçluların cennete gireceği kapı) kapısına dayanmış otuz basamaklı bir merdivendir.

İşte Bayram sabahı müminler, sahurlarla, iftarlarla, teravihlerle, oruçlarla, sadaka-zekat-fitrelerle merdivenin son basamağından cennete ulaşmanın sevincini yaşıyorlar.

2- Hizmet içi eğitim kursunun mezuniyet törenidir

Ramazan Ayı müslümanlar için bir aylık hizmet içi eğitim kursudur.

Bu kursta verilen eğitimin hedefi;

1-Kur'an merkezli müslümanlık,

2-İbadet merkezli özel hayat,

3-Paylaşma merkezli sosyal hayattır.

Ramazan Bayramı, İşte bu kursta verilen eğitimi başarı ile bitirmenin mezuniyet törenidir.

3- Ramazan Bayramı tatil günleri değildir

Ramazan ayında, af ve mağfirete nail olan müminlerin bu sevincini ve manevi derinliğini, şair dizelerine şöyle yansıtmıştır.

“Mevla bizi affede,
Gör ne güzel Bayram ola.
Cürm-ü hatalar gide,
Bayram o bayram ola” (Avarlı Efe Hazretleri)

İşte bunun için bayram ediyoruz.

Ramazan Bayramının bu manevi deriliğini yaşayamayanlar, bu manevi deriliğini fark edemeyenler ancak "şeker bayramı"diye isimlendirirler.

Bayram günleri, tatil günleri olmaktan öte, manevi derinliği olan, aile bağlarının güçlendiği, toplumsal birlikteliğin ve toplumsal barışın ve sevinçlerin yaşandığı günlerdir.

II-Ramazan Bayramı etkinlikleri

1-Öncelikle, sosyal barış güçlendirilmeli

Bu bayram vesilesi ile, dargınlar barışmalı, barıştırılmalı.

Yüce Rabbimiz;

اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَةٌ فَاَصْلِحُوا بَيْنَ اَخَوَيْكُمْ وَاتَّقُوا االلّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ۟
"Mü'minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah'a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin".(Hucurat/10)

Bu ayette dargınları barıştırma görevini üçüncü şahıslara vermiştir.

Peygamber efendimiz de(s.av.);

“Bir mü’minin, din kardeşini üç günden fazla terkedip küs durması helâl değildir. Üç gün geçmişse, onunla karşılaşıp selâm versin. Eğer selâmını alırsa, her ikisi de sevapta ortak olurlar. Yok eğer selâmını almazsa, almayan günaha girmiş olur. Selâm veren ise küs durmaktan çıkmış olur.” buyurmaktadır.(Ebû Dâvûd, Edeb 47)

Esasen Müslüman;
başta Allah ile,
kendisi ile,
toplum ile,
ve bütün varlıklar ile,
barışık insan demektir.

2-Bayram sevinçini Aile bireyleri, anne-baba ve akrabalar, komşular ve dostlarla paylaşmalı

Bayramın sevincini, eşimiz çocuklarımız aile büyüklerimiz ile paylaşalım.

Allah(c.c), Kur’an-ı Kerim’de;

وَاعْبُدُوا االلّٰهَ وَلَا تُشْرِكُوا بِه۪ شَيْـٔاً وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَاناً وَبِذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَالْجَارِ ذِي الْقُرْبٰى وَالْجَارِ الْجُنُبِ وَالصَّاحِبِ بِالْجَنْبِ وَابْنِ السَّب۪يلِۙ وَمَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْۜ اِنَّ االلّٰهَ لَا يُحِبُّ مَنْ كَانَ مُخْتَالاً فَخُوراًۙ

"Allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın.

Ana babaya,

akrabaya,

yetimlere,

yoksullara,

yakın komşuya,

uzak komşuya,

yanınızdaki arkadaşa,(dostlarınıza)

yolcuya,(mültecilere)

elinizin altındakilere(memurlarınıza , işçilerinize)

"İYİLİK" edin. Şüphesiz, Allah kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez. "(Nisa/36) buyurmaktadır.

Dolayısı ile bu Bayram; Sevdiklerimiz ile buluşma günleridir.

Aile bireylerinden başka aile büyükleri, akrabalar, komşular, dostlar hatırlanmalı.

Çevremizde yaşayan insanları, özellikle yoksulları, yetimleri öksüzleri fark edelim.

Dostlarımız , arkadaşlarımız ile bayram sevincini paylaşalım.

Zira sevgili Peygamberimiz (sav) efendimiz;

“Sizden biriniz, kendisi için arzu edip istediği şeyi, din kardeşi için de arzu edip istemedikçe, gerçek anlamda iman etmiş olmaz.” buyurmaktadır. (Buhari, iman/7)

3-Fakirlere, öksüzlere, yetimlere, yoksullara şefkat elimizi uzatmalı

Zekat, fitre ve sadakalarımızla onların da bayram sevincini yaşamalarını sağlayalım.

Allah Rasulü(sav);

الْمُسْلِمُ أَخُو الْمُسْلِمِ، لاَ يَظْلِمُهُ وَلاَ يُسْلِمُهُ، وَمَنْ كَانَ فِي حَاجَةِ أَخِيهِ كَانَ االلَّهُ فِي حَاجَتِهِ، وَمَنْ فَرَّجَ عَنْ مُسْلِمٍ كُرْبَةً فَرَّجَ اللَّهُ عَنْهُ كُرْبَةً مِنْ كُرُبَاتِ يَوْمِ الْقِيَامَةِ، وَمَنْ سَتَرَ مُسْلِمًا سَتَرَهُ االلَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ‏

"Müslüman Müslümanın kardeşidir ona zulmetmez; onu düşmana teslim etmez. Kim bir Müslüman kardeşinin ihtiyacını giderirse, Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim bir Müslümanın sıkıntısını giderirse, Allah da kıyamette onun bir sıkıntısını giderir. Kim de bir Müslümanın ayıbını örterse, Allah da kıyamette onun bir ayıbını örter."
(Buhârî, Mezâlim 3)buyururlar.

4-Hastalar ziyaret edilmeli.

Onların yalnızlıklarını bayram vesilesiyle giderelim.

Efendimiz (as);

"Hasta ziyaretinde bulunan kimse ziyaretten dönünceye kadar cennet meyvaları arasındadır."(bahçesindedir) (Müslim-Tirmizi) buyuruyorlar.

5-Ölmüşlerimiz, geçmişlerimize de dua etmeliyiz.

Bu, hayırlı ahfad (ölmüşlerin dünyaya kalan yakınları) olmanın vasfıdır.

Rasulullah (sav);

"İnsanoğlu ölünce (salih) ameli kesilir. Ancak üç amel (in sevabı) kesilmez (sevap yazılmaya devam eder): Sadaka-i câriye (kamuya yararlı devam eden sadaka), faydalanılan bir ilim ve arkasında kendisine dua edecek hayırlı bir evlat bırakmak."(Müslim, Vasiyyet, 14)buyurdular.

Şayet imkan varsa mezarlıklar ziyaret edilerek oralarda ölmüşlerimize dua edilmeli, mezarlıklardan ibret amalıyız. Bizimde varacağımız son durak, kara toprak olduğunu hatırlayıp, ona göre hayatımızı dizayn etmeliyiz.

Allah Resulü (s.a.v), Bazen Bakî' mezarlığına gider oradaki mevtaları ziyaret eder ve şöyle derdi:

"Ey mü'minler yurdunun sâkinleri! Selâm size! Bizler de inşallah sizlere kavuşacağız. Allah Teâlâ'dan bizim ve sizin için âfiyet, ahiretle ilgili korku ve sıkıntılardan selâmet ve korunma dilerim."(Müslim, Sahih, Cenaiz, 102)

III-Ramazan getirir bayram götürür olmasın

Ramazan ayında mümin ruhlar yaptıkları hızlandırılmış yoğun ibadetlerle manevi yükseliş trendine girmişlerdir.

Oruçla özgürleşme, aydınlanma, arınma, daha fazla dindarlaşma moduna girmişlerdir.

Şimdi Ramazan ayında kazandığımız güzellikleri, bayramdan sonra bırakarak yeniden gerisin geriye dönmek;

لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ ف۪ٓي اَحْسَنِ تَقْو۪يمٍۘ
“Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık” (Tin/4) ayetin de ifade edilen (Ahsen-i Takvim) şerefli ve yüksek makamından;

,ثُمَّ رَدَدْنَاهُ اَسْفَلَ سَافِل۪ينَۙ
“Sonra onu, aşağıların aşağısına indirdik”Tin/5) (Esfel-i Safilin)’e iniş, yeniden gerisin geriye dönüş demektir.

Kullukta devamlılık esastır.

Zira Kur’an-ı Kerim’de ;

وَلَا تَكُونُوا كَالَّت۪ي نَقَضَتْ غَزْلَهَا مِنْ بَعْدِ قُوَّةٍ اَنْكَاثاًۜ

“İpliğini iyice eğirip büktükten sonra (tekrar) çözüp bozan kadın gibi olmayın” (Nahl/92).

Bu Ayet-i Kerimede ibadetlerde devamlığın önemini ne kadar veciz bir şekilde ifade etmiştir.

IV-Ramazan Bayramı Tebriği

Evveli rahmet ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş vesilesi olan;

Ramazan ayında yaptığımız, ibadetlerimizin, oruçlarımızın, namazlarımızın, zekat ve

fitrelerimizin, sadakalarımızın verdiği manevi huzur ve mutluluğun sevincini, bir aylık

orucun iftarı olan Ramazan Bayramında da yaşıyoruz.

Ayrıca bugün , tuttuğumuz oruçlarla yaptığımız diğer ibadetlerle manevi ağırlıklarımız olan hatalarımızdan ve günahlarımızdan, arınmış olmanın, sevincini yaşıyor ve bayramını yapıyoruz.

Bu manevi huzur-mutluluğun ve Sevinç’in, aile hayatımıza ve sosyal hayatımıza da yansıması, ve devamlı olması dileklerimizle;

Şehit ailelerimizin , öksüzlerimizin, yetimlerimizin, kimsesizlerin, yaşlılarımızın, gençlerimizin, çocuklarımızın, ve tüm Halkımızın Ramazan Bayramını tebrik ediyor;

Bu mübarek günün hakkımızda, milletimiz hakkında ve İslam Alemi hakkında hayırlara vesile olmasını yüce Allah’tan niyaz ediyoruz.
Vesselam.

Yorumlar

Mesajınız başarıyla eklendi. Yeni yorum yazın.

Daha eskileri yükle